Piroğlu:Tek alternatif HDP’dir

Varolan sistemin yıkılması için tek alternatifin HDP olduğunu söyleyen Devrimci Parti Genel Başkanı Musa Piroğlu, "HDP ve HDP’nin temsil ettiği kavga bu ülkenin umududur. Bu umut bir kere büyüdü, yeşerdi. Geleceği biz kuracağız” dedi.

05 Mayıs 2018 Cumartesi | Haber


BİLAL SEÇKİN/MA/İSTANBUL


Varolan sistemin yıkılması için tek alternatifin HDP olduğunu söyleyen Devrimci Parti Genel Başkanı Musa Piroğlu, "HDP ve HDP’nin temsil ettiği kavga bu ülkenin umududur. Bu umut bir kere büyüdü, yeşerdi. Geleceği biz kuracağız” dedi. 

Devrimci Parti Genel Başkanı Musa Piroğlu, baskın seçim kararının alınmasının en önemli etkenlerinden birinin ekonomik sorunlar olduğunu dile getiren Piroğlu, "Dolar ve Euro fırlamış durumda. Bütün dünya ekonomi çevreleri, Türkiye’deki ekonomik sürecin taşınamaz ve götürülemez hale geldiği iddiasında. Bunun içeriye yansımaları da söz konusu. Bir yandan tüketimin daralması söz konusu iken diğer yandan da ciddi bir şekilde iflas sürecinin oluşması riski var. Yani bu ekonominin çok uzun götürülme şansı yok" diye konuştu.

 

Dış politikada da sıkıştı 

Dış politikalardaki yanlışlığın da AKP'yi baskın seçim yapmaya ittiğini söyleyen Piroğlu, şöyle devam etti: "AKP-MHP koalisyonu uzunca bir süredir Ortadoğu’da ABD ve Rusya arasındaki çatlakları oynayarak kendini var etmeye ve Kürt hareketinin kazanılmış haklarını yok etmeye çalışıyordu. Bizim iddiamız şudur ki, AKP’nin tarihsel çıkarlarıyla, ABD’nin bölgesel çıkarları çakışır duruma düştü. Türk devleti, Kürt halkına yönelik düşmanca siyaseti gereği, ABD’nin düşmanlarıyla yan yana geldi. Rusya ve İran’la çok ciddi bir işbirliği kurdu. Oysa ABD bölgede yeni bir bloklaşma yaratırken, bu bloklaşmayı İran’ı durdurma ekseninde kurmaya çalıştı. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri arkasında İsrail’le beraber Suriye’de yeni bir harita çizmeye ve yeni bir blok yaratmaya çalıştı. Ve bunu bütün Ortadoğu’ya hakim kılmaya çalışırken Türkiye’deki siyaset ABD için de katlanılamaz hale geldi. Son olarak NATO sekreterinin buraya gelmesinden sonra AKP, iki taraftan birinden olmaya zorlandı. Bu yanlışlar toplamının da AKP'yi yeni bir yönelime girmeye itti."


Seçimler önemli bir viraj

Seçimlerin hem AKP ve temsil ettiği güçler için hem de ezilen halklar, işçi sınıfı ve sosyalist hareketler için önemli bir viraj olduğuna dikkat çeken Piroğlu, seçimleri kaybetmenin Erdoğan için yok olmak anlamına geldiğini dile getirerek, sadece Saray'ın yok olması anlamına gelmediğini onunla birlikte hareket eden çıkar çevrelerinin de sorgulanmaya başlanacağını söyledi. 

Kurulan ittifaklar karşısında HDP’nin alternatif bir yol olduğunu söyleyen Piroğlu, ortada iki cephe olduğunu, bunlardan birinin bir tarafı Erdoğan tarzı otoriter renk, diğer tarafı sağ restorasyon rengi olduğunu; bunların karşısında ise bütün ötekileştirilenlerin sesi olan HDP'nin olduğunun altını çizdi. HDP'nin sistemin tek alternatifi olduğunu söyleyen Piroğlu, "Biz kapitalist sisteme, tekçi totaliter üniter, anti demokratik yapıya karşı alternatif tek gücüz. Doğal olarak da onların dışında kalmamız gerekiyordu öyle de oldu. Yeni seçenek de burada kurulacak” dedi.  

 

HDP’nin Meclis’e güçlü girmesi

AKP-MHP koalisyonunun halka vereceği tek şeyin cehennem olduğunu söyleyen Piroğlu, öncelikle bu cehennemi durdurmak için mücadeleyi adım adım yükseltmeye çalıştıklarını belirterek şöyle devam etti: “HDP’nin parlamentoya güçlü girmesi demek aslında halkın taleplerinin bu parlamentodan sonraki dönemde güçlü olması anlamına gelecek. HDP’nin parlamentoya güçlü girmesi demek, aslında faşizme halkın sandıkta verdiği bir cevap olacak. Yani tutuklanan belediye başkanı adaylarını, tutuklanan eş başkanları adaylarını, milletvekillerini, kapatılan binalara, yakılan insanlara, kentlere halkı cepheden çıplak bir cevabı haline gelecek. Biz buradayız bir yere de gitmiyoruz.” 

 

HDP’nin temsil ettiği kavga

AKP-MHP koalisyonunun ancak savaş ve baskıyı daha fazla tırmandırmaya çalışacağını kaydeden Piroğlu, "Kadınların yaşama hakkı kalmadı. Alevilerin hakları hiçbir şekilde görülmüyor. Kürt halkının AKP’nin temsil ettiği devlet katından alacağı hiçbir şey kalmamıştır. MHP ile ittifak halinde olsun ya da olmasın AKP’nin kendisi bir çeşit MHP haline gelmiştir. Ve bu yüzden MHP ile bu kadar rahat anlaşıyorlar. Savaş politikalarının tamamının destekçisidir. Neoliberal politikalarının tamamının uygulayıcısıdır. Yoksulluğun ve sefaletin büyütülmesinin temel sorumlusudur. Zenginin daha zengin olduğu yoksulun daha yoksul olduğu, savaşın daha fazla tırmandığı bir dönem yaşattılar. Ve geleceğe dair hiçbir işaret vermiyorlar. Basit bir şey vardır; yaptıkları yapacaklarının göstergesidir" şeklinde konuştu. 

 HDP ve HDP’nin temsil ettiği kavganın bu ülkenin umudu olduğunu vurgulayan Piroğlu, "En baskıcı dönemde de umuttur. En yumuşak dönemde de o yumuşaklığı derinleştirip halkın gerçek çözüme kavuşması için yürüteceği kavganın da umududur. Bu umut bir kere büyüdü, yeşerdi. Bu kadar ağır bir karanlığın içinden çıktı. Bundan sonra bizi kimse yıkamaz. Geleceği biz kuracağız” dedi. 

 

Sarayı ancak biz yıkarız

Türkiye’de bulunan sosyalist, işçi sınıfı ve yoksullara seslenen Piroğlu, şunları ifade etti: “Derdimiz sadece AKP hükümetinin Erdoğan’ın sarayın yıkılması değildir. Onu var eden ve Kürt halkının, yoksulların, işçi sınıfının sırtından kendini var eden sarayın temsil ettiği sistemin kendisinin yıkılmasıdır. Bunu yapabilecek yegâne güç bugün HDP’nin temsil ettiği en geniş demokratik güç ittifakıdır. Bu seçimde eğer sarayı devireceklerse en başta birkaç şeyi pişirebilmesi gerekiyor. Saray HDP’yi sandık dışında bırakmak için her şeyi yaptı ve yapmaya devam edecek. Burada biz olmazsak sarayı devirme şansları olmaz.”


525

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA