‘Hayatım uzun bir göç yolculuğu gibi’

60 yıl önce evlenerek Riha’dan Amed’in Sûr ilçesine gelen ve o yıllardan bu yana Melikahmet Caddesi’ndeki evinde yaşayan, ancak sokağa çıkma yasakları nedeniyle Bağlar’a taşınmak zorunda kalan 81 yaşındaki Fatma Yaşar, 20 yıldır kağıt toplayıcılığı yapıyor.

17 Nisan 2018 Salı | Kadın

ESRA SOLİN DAL / MA/AMED


60  yıl önce evlenerek Riha’dan Amed’in Sûr ilçesine gelen ve o yıllardan bu yana Melikahmet Caddesi’ndeki evinde yaşayan, ancak sokağa çıkma yasakları nedeniyle Bağlar’a taşınmak zorunda kalan 81 yaşındaki Fatma Yaşar, 20 yıldır kağıt toplayıcılığı yapıyor. Neredeyse tüm yaşamı Sûr’da geçen Yaşar, yaşadığı yerlerin yakılıp yıkılmasına dayanacak gücü kalmadığı için taşındığını dile getirdi. 

  

‘Savaş hatıraları da yok etti’

Hayatını uzun bir göç yolculuğuna benzeten Yaşar, Sûr’da koca bir ömür geçirdiğini, her köşesinin hatıralarla dolu olduğunu ifade etti. Sûr’un kendisi için ne ifade ettiğini anlatan Yaşar, “Sûr’a yeni geldiğimiz zaman her yer araziydi. Şu gördüğünüz yapıların çoğu yoktu. Urfa Kapısı’ndan gelip Balıkçılarbaşı’na doğru gittiğinizde bir yanı Mardinkapı bir yanı Dağkapı’ya düşüyordu. Büyük postanenin bulunduğu yerlerin hepsi marul bahçeleriyle doluydu. Ali Paşa’dan tutun da Dört Ayaklı Minare, Hasırlı, Lalebey ve Aynalı Minare’nin oralarında Hristiyanlar, Süryaniler ve Ermeniler yaşıyordu. Dört Ayaklı Minare’nin arka tarafında ise birkaç Yahudi ailesi yaşıyordu. İlerleyen yıllarda onlar da gitti. Yoksulluk olsa bile kimsenin kimseye kini yoktu. Bizim evimiz Anzele Parkı’nın biraz aşağısındaydı. Orada yerin altından akan doğal bir dere vardı. Bütün mahalle o dereyi kullanırdı. Yaz geldi mi kadınlar kilimlerini, yünlerini, çamaşırlarını orada yıkardı, her şey çok güzeldi. Yıkımdan önce ara sıra komşularımı, evimi görmeye gittiğimde ferahlıyordum. Ama savaş ve yıkım geriye kalan hatıraları da yakıp yok etti. Herkes farklı bir yere göç etti” diye konuştu. 

 

Yaşına rağmen karton topluyor

Eşini ve oğlunu 2 buçuk yıl önce peş peşe kaybettikten sonra engelli oğluyla Bağlar’da kiralık bir eve taşınan Yaşar, ilerleyen yaşına rağen karton toplamayı sürdürüyor. Sabahın erken saatlerinden siteye gelerek esnafları tek tek dolaşan, topladığı kartonları küçük el arabası yardımıyla sitede bulunan bir boş alanda biriktiren Yaşar, akşam olduğunda kartonları fabrikaya götürüp satıyor, kazandıklarıyla hem kendinin hem de engelli oğlunun ihtiyaçlarını karşılıyor. 

 

‘Başkasının eline bakmaktansa...’

 Site esnafı tarafından sevilen Yaşar, “Kadın olarak ne iş yaparsanız yapın mutlaka negatif durumlara karşılaşırsınız. Hele yaşlıysanız insanlar artık işiniz bitti gözüyle bakıyor. Başkasının eline bakmaktansa el ayak tutuncaya kadar çalışmak ve kimseye muhtaç olmadan yaşamak bu dünyadaki tek dileğimdir” diyor. 



25

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA