Rehin 550 avukattan yalnızca biri

Zindana sığmayan sesler... Son bir yılda 550'nin üzerinde avukat tutuklandı. Yine aynı sürede gözaltına alınan avukat sayısı ise 1500 küsur. Avukatlarla ilgili dosyaların hemen hepsinde kısıtlama kararı var, dosyaların içeriği bilinmiyor.

17 Nisan 2018 Salı | Forum

Hazırlayan: Zabel MİRKAN


Son bir yılda 550'nin üzerinde avukat tutuklandı. Yine aynı sürede gözaltına alınan avukat sayısı ise 1500 küsur. Avukatlarla ilgili dosyaların hemen hepsinde kısıtlama kararı var, dosyaların içeriği bilinmiyor. Savunma mesleğini icra edenlerden bazıları 15 Temmuz sonrası "yasadışı örgüt üyeliği" ve "yasadışı örgüt propagandası" iddiasıyla, bazıları ise sosyal medya paylaşımları, konuşmaları ve açıklamaları, müvekkillerinin duruşmalarında yaptıkları savunmalar nedeniyle tutuklandı. Avukatların tutuklu müvekkillerini savunması dahi suç addedildi. 

Selçuk Kozağaçlı tutuklu 550 avukattan yalnızca biri. Belki de en çok bilineni ve tanınanı. 2013 yılında, İstanbul'da düzenlenen operasyonu kapsamında gözaltına alınanlardan Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanı Selçuk Kozağaçlı da dahil 10 avukattan 9'u "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan tutuklanmıştı. O dönem 14 ay hapishanede kalan Kozağaçlı, mücadelesine içeriden devam etti. Çıktığında kaldığı yerden  devam etti. Tutuklanan öğrencilerin de avukatı oldu, devrimcilerin de, Kürtlerin de. Tıp öğrencileri KCK davasından yargılandığında avukatlardan biri yine Kozağaçlı’ydı. Kızılay’daki bir konuşmasında TAYAD’lıların gözaltına alınmasına şöyle tepki veriyordu: “Bu 10 kişiyi alın, bir 10 kişi daha gelir. O 10 kişiyi de alın bir 10 kişi daha gelir. İnsanları gözaltına alarak mücadeleyi bitiremezsiniz.”


2017’de yine tutuklandı

13 Kasım 2017’ye gelindiğinde ise genel başkanı olduğu derneği de KHK ile kapatılan Kozağaçlı yine tutuklandı. Soma davasında ailelerin avukatlığını yürüten Selçuk Kozağaçlı’ya savcılıkta, İzmir’deki bir evin çevresinde görülmesi soruldu. Kozağaçlı ise o evde Soma davasının duruşmaları sırasında bulunduğunu söyledi. Örgüt üyeliği suçlamalarına da yanıt veren Kozağaçlı, 2004 yılından beri kendisine yönelik bu suçlamanın yöneltildiğini hatırlattı. Kozağaçlı bu iddia için şöyle dedi: “Tamamı gerçek dışıdır. Hiçbir tarihte hiçbir örgüte üye olmadım. Şifaen veya gıyabımda kendi ismim dışında bir isimle çağrılmadım.” 

OHAL döneminden önce de tüm hukuksuzlukları ortaya seren Kozağaçlı, yaklaşık 5 aydır tutuklu. Bir süre tek kişilik hücrede tutulan ve saati dahi verilmeyen Kozağaçlı, hâlâ Silivri’de.


Mektup Adresi:

Selçuk Kozağaçlı

Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu - Silivri / İstanbul




Evcan 26 yıldır tutuklu!



Osman Evcan, 1959 Samsun doğumlu. Esnaf bir babanın oğlu. Samsun 19 Mayıs Lisesi’nde okurken Dev-Genç üyesi oldu ardından da Devrimci-Sol’a geçti. 1978’de okuldan atıldı. 1979’da tutuklanan Evcan, Samsun E-Tipi Kapalı İnfaz Kurumu’nda 5 ay kaldı ve 1980’de tekrar tutuklanıp Ordu E-Tipi Kapalı İnfaz Kurumu’na kondu. 12 Eylül darbesinde türlü işkencelere maruz kalan Evcan, 1984’te Samsun’a sevk edildi. 1985’te Bartın Özel Tip İnfaz Kurumu’na sevk edildi. Tek tip kıyafet direnişinde yer aldığı için genelde hücrede kaldı. 1987 Eylül’ünde Özal affıyla, 10 yıl süren tutsaklıktan sonra tahliye oldu. Ancak 1990 Ocak’ında tekrar tutuklandı ve Ankara Ulucanlar Hapishanesi’ne sevk edildi. DGM’de, örgüt üyeliğinden 7 yıl ceza aldı. 25 Kasım 1990’da firar eden Evcan Edirne sınırından Atina’ya geçti. Oradan da Suriye ve Lübnan’a. Beka bölgesindeki kamplarda askeri eğitim aldı. Eylül 1992’de, Ordu’da yakalandı ve tutuklandı.

26 yıldır hapishanede olan Evcan, 26 yıldır bağımsız bir tutsak olarak hapishanede. Bizler Evcan’ı “vegan mahkum” olarak tanıyoruz. Yaklaşık 16 yıl önce et yemeyi bırakan Evcan, 10 yıla yakın bir süredir ise hiçbir hayvansal ürün tüketmiyor. Ve bugünlerde, hapishanenin yemek dayatmasına karşı yine açlık grevinde. 2011’de “kendisine yeterli vegan yemek tahsis edilmediği” için Kırıkkale F Tipi’nde 43 gün açlık grevi yapan Evcan’ın durumu meclise taşınmış ve bu sayede 28 Mart 2012’de, ‘Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları Personelinin İaşe Yönetmeliği’ne vegan maddesi eklenmiş, Türkiye hapishanelerindeki tüm vegan-vejetaryenler, veganvejetaryen yemek hakkı kazanmıştı.


Bu işte bir kasıt var

Şu an Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan 59 yaşındaki vegan-anarşist tutsak, 26 Mart’tan beri yine açlık grevinde olduğunu duyurdu. Yeryüzüne Özgürlük’e mektup gönderen Evcan, hapishanede kendisine psikolojik baskı uygulandığını ve yiyeceklerinin beslenme şekline uygun olarak verilmediğini beyan ettiği mektubuna şöyle devam etti: “Şubat ayının sonlarında cezaevi mutfağından gelen yemeklerin çeşitli ve sağlıklı olmaya başladığını görünce tekrar yemeye başladım. Ancak Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan elime ulaşan cezaevi personeline soruşturma açılmayacağını belirten 2018/1274 no’lu yazıya 13 Mart’ta itiraz etmemle birlikte bana getirilen yemekler tekrardan yarım patates gibi şeylere döndü ve hatta 18-19 Mart’ta şiddetli mide ağrılarım yine başladı. Bu işte bir kasıt var! Hiçbir kötü muameleye itiraz etmememiz için bizi terbiye etmeye çalışıyorlar."


Mektup Adresi:

Osman Evcan

Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu - Silivri /İstanbul



125

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA