Efrîn Kürtlerin birlik mayası olmuştur

Rauf KARAKOÇAN

13 Mart 2018 Salı | Forum

Faşist Türk devletinin Efrîn saldırısı dünyanın gündemindeki yerini korumaya devam ediyor. Efrîn işgalini birçok açıdan değerlendirmek ve tarihe mal etmek gerekir. Siyasi, askeri, diplomatik, ekonomik açıdan bölgeyi etkileyen, bölgenin geleceğini şekillendiren, mevcut sorunların çözümüne örnek teşkil edecek potansiyeli bağrında taşıyan bir savaşın içindeyiz. Efrîn sorunu Ortadoğu’nun minyatürü gibidir. Bir arada yaşama kültürünü edinmiş, toplumsal farklılıklar TC devletinin hedefindedir. Yayılmacı emelleri olan, Efrîn’in demografik yapısını değiştirmek isteyen faşist bir zihniyetin yol açacağı tehlikeleri görmek gerekir. Kendisine ait olmayan topraklara zorla el koyarak başkalarını yerleştirmek sonu ve zamanı belli olmayan düşmanlık tohumlarının ekilmesi anlamına gelecektir. Halkları birbirine düşman hale getirerek, kan üzerinden siyaset yapmak, siyasi geleceğini kitle kıyımları üzerine inşa etmek, insan kellesinden kaleler ören zihniyetin soy kütüğünden geldiklerini hatırda tutmalıyız.

Suriye’nin genelinde, görece en sakin bölge olan ve kendisini DAİŞ ve benzeri dış saldırılardan korumayı başarmış, hatta savaştan göç almış bir alandır. Savaş ortamında istikrarını korumayı başarmış ender bölgelerden biridir. Suriye savaşının ortasındaki barış adasıdır. Şimdi ise acımasız saldırı altında yakılıp yıkılmaktadır. Etnik temizlik yapılmaktadır. Hangi görüşten olursa olsun her Kürdün yüreğini sızlatan, vicdanını kanatan ağır bir bombardıman altındadır. TC sömürgeciliğinin Efrîn zulmünü izlemekle yetinen devletler bu duruşları ile Kürt halkına mesajlarını vermişlerdir. “Ortadoğu coğrafyasında Kürtlere yer yoktur. Kendi geleceklerini inşa edemezler. Parçalı yaşamak zorundadırlar. Ulusal birliğini yaratamazlar. Sömürge topluluğu olarak yaşamaya mahkûmdurlar. Başkaları tarafında kullanılmaya mecburdurlar.” Sömürgeci devlet zihniyeti ile genelde devlet aklı Kürtleri kendi çıkarları doğrultuşunda kullanmanın ötesine geçmediği hem tarihsel geçmişten ve hem de güncel olan Efrîn örneğinden anlamak mümkündür. Kapitalist sistemin yaklaşımı Kürtleri köle görmenin ötesine geçmemiştir.

Kürtler kendi kaderleri üzerinde söz söylemeye başladıklarında ise karşılarına kapitalist sistem dikilmektedir. Efrîn, kapitalist sistemin Kürt bakışını ortaya çıkarmıştır. Hal böyle iken bu zihniyete çanak tutarak siyaset yaptığını sanan kimi Kürt çevreler kapitalist sistemin değirmenine su taşımıştır. Ulusal birliğe gelmeyen, gelemeyenlerin Efrîn örneğinden ders almaları gerekmektedir. Kürde yaşam hakkı tanımayan, var olmayı kabullenmeyen düşmana karşı her kesimden birlik, dayanışma seslerine kulak kabartmak ve gereğini yerine getirmek gerekiyor. Kürtlere karşı ardı arkası gelmeyen katliamları durdurmak için Efrîn direniş ruhu esas alınmalıdır. Ulusal birlik konusunda sayısız girişimlerde bulunulmuştur. Birçok kesim rol üstlenmiş, görüşmeler yapılmış, protokoller hazırlanmış, taahhütlerde bulunulmuş olmasına rağmen her defasında sekteye uğramış ve istenen sonuç elde edilememiştir. Ulusal birlik bu gün sağlanamazsa ne zaman sağlanacaktır? Tüm Kürtler Efrîn direnişini sahiplenmek, faşist TC’nin zulmünü durdurmak, saldırılarını kınamak için gece gündüz ayakta, alanlara inmiş, yek vücut olmuşsa, siyaset kurumları bunun gerisinde olamaz, olmamalıdır.

Kürtler, Efrîn örneğinde görüldüğü gibi topyekûn imha edilme ile karşı karşıyadır. İşgal harekâtı sadece Efrîn ile sınırlı kalmayacağını bilmek gerekir. Sadece Kürt coğrafyası değil, Kürt insanının beynini işgal etme harekâtı da başlatılmıştır. Bunca kara propaganda, dezenformasyon ortamında sağlıklı düşünme yetisini kaybedenler, derisi kalınlaşmış duyarsız, duygusuz, hissiz bir şekilde Efrîn’i seyredenler, ulusal birliğe gelmeyenler tarih karşısında çok kötü bir sınav vermektedirler. Düşmanın yaratmak istediği toplum aptallaşmış toplumdur. Türkiye’de bunu görmek mümkündür. Sanki gözlerine mil çekilmiştir. Efrîn vahşetini görmek bir yana destek verenler cinnet hali yaşamaktadırlar. Savaşa destek veren sözde sanatçılardan tutalım insan müsveddesi birçok kesime kadar, sivillerin katledilmesinde, evlerinin yıkılmasına destek verecek kadar ahlaktan yoksundurlar. Yozlaşan, çürüyen kesimler toplumsallığını yitirmişlerdir. Toplumsallığını yitirenler de her şeyini yitirmişlerdir.

Üzerimize serpilen ölü toprağı atmak, silkinmek ve kendimize gelmemizin zamanıdır. Kürt halkı tarihinde en fazla birlik ruhuna ihtiyaç duyduğu bir dönemden geçmektedir. Halkın talepleri, beklentileri, Efrîn’i sahiplenmeleri, mücadele ruhu, eylemsel, düşünsel birlikleri aslında ulusal birliğin kendisi olmuştur. Kürt halkı kendi içinde önemli bir birlik yaratmıştır. Bu birliği daha da pekiştirmek, siyasal bir formasyona, ortak bir perspektife kavuşturmak için sorumlulukları olanlar, bu sorumluluklarını yerine getirmekle mükelleftir. Birileri ulusal birliğe gelmiyorsa “birlik oluşmaz” algısını yıkmak gerekir. Halkın talepleri birlikten yana ise bu talepler görmezden gelinemez. Halkın birlik istemi her zamankinden daha fazla açığa çıkmış bulunmaktadır. Dört parça Kürdistan, Avrupa’da ki halkımız Efrîn direnişine kenetlenmiştir. Böylesi bir dönemde ulusal birliğe gelmeyenler halkı temsil edemezler, meşruiyetleri yoktur.

Efrin halklarına karşı haksız, hukuksuz, vicdansız ve ahlaksız bir savaş yürütüldüğü dünya insanlığının malumudur. İşgal savaşına karşı sesiz kalmak bile TC ye destek anlamına geldiği bilinmelidir. İnsandan bitecek ne varsa harekete geçmelidir. Aklımızı ve vicdanımızı ayaklandırarak TC barbarlığını durdurmamız insanlık görevidir. Direniş odaklarımızı ulusal birlik potasında birleştirerek, demokratik ulus ruhunu geliştirerek başarıyı kesinleştirmek mümkündür. Unutmamalıyız ki zafer direnen ve mücadele eden halkların eseridir. Efrîn halkı bunu başarmıştır. Sonuç ne olursa olsun Efrîn direnişi ulusal birliğin mayası olmuştur.


334

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA