Ortak idealin yolcuları

Uzun yürüyüş adeta Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Demokratik Konfederalizm projesinin örneği. Enternasyonalistler teoride öğrendikleri Demokratik Konfederalizmin pratiğe dönüşmüş halini yaşamaktan oldukça mutlu.

15 Şubat 2018 Perşembe | Toplum-Yaşam

ERKAN GÜLBAHÇE


Enternasyonalistlerin Lüksemburg’dan başlayıp Metz, Lozan, Cenevre ve Strasbourg’a gerçekleştirilecek Uzun Yürüyüş ilk günkü coşku ve heyecanından bir şey kaybetmeden baş döndürücü bir hız ile devam ediyor. 

Yağmur, kar, doğa koşulları, hep birlikte spor salonu vb. yerlerde geceleme -dolayısıyla yatamama- yürüyüşe ayak uydurma zorunluluğu şüphesiz bedenen insanları yoruyor. Yürüyüşe katılanlar arasında 18’den 60’a kadar farklı yaşlardan ve halklardan insanlar var; hatta fiziki olarak böylesi bir yürüyüşe katılamayacak koşullarda olanlar da var. Yürüyüşçülerin giyim kuşamına bakıldığında ayakkabıları ya da elbiselerin yürüyüşe uygun olmadığı açıkça görülüyor. Günlük 20 ile 40 kilometre arası 10 gün üst üste yürümek, profesyonel yürüyüşçüleri bile zorlarken, bu yorgunluğu yürüyüşçülerin yüzünden görmek imkansız. Hatta verilen aralarda dahi hepsinin sloganlar eşliğinde halaya durduğuna şahitlik ediyorsunuz. 


İdeallerinden güç alıyorlar

Bunun nedenini sadece fiziki güce ya da egzersizlere bağlamak yeterli olmaz. Uzun Yürüyüşe katılanların motivasyonunun; uğrunda yürüdükleri ideallerde yattığı açıkça görülüyor. 17 ülkeden farklı halklar, siyasi akımlar, farklı düşüncelerden insanları bir araya getiren kuşkusuz mücadele verdikleri ideallerin dışında bir şey olamaz. Yürüyüşçülerle yaptığımız sohbetlerde “sizi buraya getiren neden nedir” diye sorduğumda “Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan” en belirleyici ve en çok verilen yanıt oluyor. 


Öcalan’ın projeleri çekim merkezi 

Enternasyonalistlerin birçoğu Öcalan’ın Demokratik Konfederalizm ve Jineoloji projelerini biz Kürtlerin birçoğundan daha iyi bildiğini söylemek yanlış olmaz sanırım. Abdullah Öcalan’ın fikir ve projelerini sadece okumamış, özümsemişler. Öcalan’ı kendilerine bir önder olarak görüyor ve Öcalan’ın bir an önce serbest bırakılması için burada olduklarını söylüyorlar. 



Rojava ivme kazandırdı

Çoğu Kürtleri ve Kürdistan mücadelesini uzun zaman önce duymuş. Ancak büyük bir bölümü Rojava devrimi ve Kobanê süreci ile tanıdıklarını belirtiyor. Açıklamalarına baktığımızda yakın Kürdistan tarihini Kobanê öncesi ve Kobanê sonrası diye ayırmak çok da yanlış bir belirleme olmayacak. Kobanê direnişi uluslararası dayanışmanın büyümesine büyük ivme kazandırdı. 


Lozan’da gerçek haykırılıyor

Bu yürüyüşü farklı kılan, yorgunluğu unutturan, insanların moral kaynaklarından biri de farklı dillerde atılan slogan, söylenen marşlar ve hep birlikte çekilen halaylar. Coğrafyaya bakıldığında Leman gölünün Alp dağlarında akan kar sularıyla oluştuğu belli oluyor. Bir anlamda Leman gölü Alplerin gözyaşları. Lozan denilince, Kürtlerin aklına acı gözyaşı ve hüzün gelir. Leman Gölü kenarına kurulu Lozan kenti Kürtlerin acılarında habersiz, Leman’ın tepesine dikilmiş Alplerin muhteşem görüntüsünü izliyor. Kürtler ise yüz yıl önceki bir hatanın düzeltilmesi için Leman gölüne paralel yürüyor ve emperyalistlerin yüz yıl önceki hatalarını yüzlerine haykırıyor.  



Anlaşmanız yok hükmünde

Farklı dillerde attıkları sloganlar Leman Gölü’nün berrak suyuna çarpıp Alp dağında yankılanınca, Lozan ve Cenevre’den duyuluyor. Kürtler ve enternasyonalistlerin Alp dağlarında yankılanan sloganları Lozan’dan 95 yıl önce imzalan anlaşmanın yok hükmünde olduğu ve verilen mücadele sonunda Kürtlerin kazanacağı bir kez daha haykırıyor… Cenevre’ye yankısının ise Birleşmiş Milletler’in Kürtler konusunda ölüm uykusunda uyandırma anlamı ifade ediyor. 


Dört kol birlikte yürüyor

Lüksemburg-Strasbourg yürüyüşünde slogansız hiçbir an geçmiyor. Lozan’da 127 kurum, kuruluş ve şahsiyetin de katılımıyla yürüyüşçülerin sayısının 1000’i aşmasıyla yürüş dört kol halinde sürüyor. Bir haftadan beri yollarda olmalarına rağmen en coşkulu ve en dirençli Enternasyonallerin grubu.


Provokatörlere anlamlı yanıt

Ancak yürüyüşün üç anı var ki sloganlar daha farklı yürüyüş daha coşkulu ve tüm eller havadaydı. Kortej yürüyüşü Fransa’nın Metz kentinden geçerken iki defa faşist Türk çetelerinin provokasyon girişimi oldu. O andan tibaren neredeyse bir saate kadar hep birlikte, “Biji Serok APO”, “Bijî YPG”, “Bijî YPJ” “Terörist Erdoğan”, “Bijî berxwedana Efrîne”  sloganları ile deyim yerindeyse Metz kentini inlettiler. 


Helikopterin düşüşü selamlandı

Talange kentinde yemek arasında Efrîn’de bir Türk helikopterinin düşürüldüğü anonsu yapılınca kıyamet koptu. Dakikalarca “Bijî YPG, “Bijî YPJ” sloganları atılırken eller masaya vurularak tempo tutuldu. Herkesin ayağa kalkarak alkışlar eşliğinde attığı slogan ve zılgıt sesleri muhteşem bir anı olarak belleğimden silinmeyecek. 


En çok atılan sloganlar

En çok atılan Kürtçe ve Türkçe sloganlar “Biji Serok APO/Yaşasın başkan Apo”, “Biji berxwedana Efrin’ê/Yaşasın Efrin direnişi”,  “Terörist Erdoğan”, “Her yer Efrin her yer direniş”, “Terörist Türkiye”. Yabancı dillerde atılan sloganlar ise şöyle: “Hoch die internasyonale solidarite/Yaşasın Uluslararası Dayanışma”, “Ivisca, la lwita del poble Kurd/Yaşasın Kürt Halkının Mücadelesi”, “Alerta Alerta, Antifixista/Yükselt yükselt anti-faşizmi”, “La Femme La Vie La Liberte/ Jin, jiyan, Azadi”, “Aba Regim Faixist an Turkei/ Faşist Türk Cumhuriyeti Yıkılsın”, “Sicimi Tutti Antifaşisti /Hepimiz antifaşistiz”.


2 bin 400 kilometreyle rekor Amele’de

Halay, moral, motivasyon denince akla gelen ilk kişi ise Amele Can. Kendi deyimiyle Avrupa’da gerçekleştirilen yürüyüşlerde 2 bin 400 km ile rekorunu elinde bulunduruyor. Bunu söylerken mutluluk ve gururu gözlerinden okunuyor. “Bu yürüyüşler bir amaç uğruna gerçekleşiyor. Bu amaca hizmet etmek en büyük mutluluğum” diyor. Yürüyüşün her anında gülüşü, sevinci gözbebeklerinde bir ışık gibi… Yürüyüşçülerle kol kola girerek slogan atıyor, şarkılar söylüyor. Yabancı dillerde söylenen şarkılarda Amele’nin eşlik etme anına tanıklık etme bir ayrıcalık. 



Yürüyüş arası halay

Yürüyüşün her anı dolu dolu geçiyor. En ufak bir boşlukta halaya geçiliyor. Tabi yine halay başı Amele. Enternasyonalistler kadar güzel halay çekmese de, Flamengo dansındaki hünerini de keşfetmiş olduk.. “Amele yürüyüşe 17 ülkeden farklı diller, kültürden insanlar katılmış, onlarla nasıl anlaşıyorsun” sorumuza “Ben yılların sanatçısıyım. Tiyatro yapan bir insanım. İnsanları iyi gözlemlerim, hareket dilini de iyi anlarım. Sanatçının dili olmaz. Sanatçı enternasyonalisttir. Ben enternasyonalistlerin gözünden onlar da benim mimik ve hareketlerimden anlıyorlar” diyor. 


Akşamları da boş geçmiyor 

Akşam dinlenme zamanlarında ise seminer ve paneller düzenleniyor. Farklı panel ve seminerlere tam kadro katılım sağlanıyor. Seminer ve paneller pür dikkat dinleniyor. En ufak bir seste şıştt diye bir uyarı duyuluyor. Enternasyonalistlerin panellerdeki dikkati görülünce; Kürt, Kürdistan ve dünya siyasetine neden bu kadar hakim olduklarını da anlamak mümkün. 



Öcalan projesinin minyatürü

Bu yürüyüş, adeta Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Demokratik Konfederalizm projesinin örneği. Sevgi, saygının olduğu, her şeyin ortaklaştırıldığı, her bireyin özgürce kendini ifade edebildiği bir ortam. Bir anlamda enternasyonalistlerin teoride öğrendikleri Demokratik Konfederalizmin pratiği dönüşmüş halini yaşamaktan mutlu oldukları görülüyor.    


Komünsüz olur mu!

Demokratik Konfederalizm projesi olur da komün hayatı olmaz mı? Yürüyüşçüler kurdukları 10 komün ile sorunları en aza indiriyor. Çalışmalarını ortaklaştırıyor. Komünlerde günlük toplantılarla ortaya çıkan sorunlar tartışılıyor ve bu sorunlara çözüm yolları tartışılıyor. Komün seçimleri yapılırken farklı kültür ve etnikteki insanlar aynı komüne verildi. Amaç kültür kaynaşması ve etkileşimi artırmak. 


İnsan zinciriyle bagajlar taşınıyor

Eylemcilerin ihtiyaçları için eşyalarını taşıyan bir kamyonet var. En arkada ise bir karavan, ihtiyaç ve hastalara müdahale için hazır tutuluyor. Akşam konaklayacakları yere vardıklarında eşyaları taşıyan kamyonet arabadan konaklama salonuna kadar kurulan insan zinciri ile taşınıyor. Gelenekselleşen eylem, taşıma sırasında Bajar’ın, Michel Jackson’ın parçasından Kürtçe’ye çevirdiği  “Din Bûye” parçası eşliğinde, tempo tutularak gerçekleşiyor. 

 

Müzik gece de devam ediyor!

Yürüyüş boyunca Kürtçe marşlar ve Rojava üzerine yapılan marşları yanı sıra İspanyolca, Fransızca ve Latin dillerinde marşlar çalınıyor, söyleniyor. Yürüyüşten sonra da müzik devam ediyor. Gece birlikte yatılan salonda 9. Senfoniyi aratmayacak ahenkte horlama ve buna eşlik eden üfleme sesleri cabası!...


Clara’dan yeni süprizler

Müzik denince ise enternasyonalistlerden Clara akla geliyor. Müzisyen olan Clara geçen sene “Oo Kurdistan” parçasını bestelemişti. Bu sene de boş durmayan Clara iki İspanyolca parça besteledi. “Öcalan için” ve “Yürüyoruz” olarak çevirebileceğim parçaların sözleri şöyle:

Bugün Kürt mücadelesi için yürüyoruz

Öcalan ve Sara için

Özgürlük için yürüyoruz

Yürüyelim Rojava direnişi için

Yürüyelim Rojava direnişi için

Sömürgeci güçlere karşı

Kürt ve Kürdistan’ın statüsü için

Tam motivasyonla yürüyelim

Dünya’nın her yerinden geldik

Ezilen halkların mücadelesini ortaklaştırmak için.


801

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA