Efrîn direnişi halkların ve kadınların zaferi olacaktır

Zerin RUKEN

14 Şubat 2018 Çarşamba | Forum

Efrîn’de 25 gündür özgürlük direnişine ve hakikat gerçeğine tanıklık yapmaktayız. Bu direnişin yanında bütünlüklü durduğunu ortaya koyan Kürt halkı başta Avrupa’da, dört parça Kürdistan ve dünyanın her yerinde işgale karşı yürümektedir. DAİŞ’in elebaşı Erdoğan, yeni Osmanlıcılığı güncellemektedir. Yayılmacıdır, göçertmeyi, Efrîn halkının topraklarını ele geçirmeyi, saldırmayı ve tamamen kültürel ve fiziki soykırıma uğratıp, Türkleştirmeyi geliştirmektir. Bu kültürel ve fiziki soykırımı boşa çıkarmak için bugün başkaldırı temelinde halklar, kadınlar ayaktadır. Tarihte olduğu gibi bugünde! Kürtlere baş düşmanlık yapan TC AKP, MHP faşist devleti, milliyetçi dikta rejimine karşı Efrîn’deki direnişle, tam bir devrimci halk savaşıyla bozguna uğratmaktadır. Dünyanın her yerinde her şart ve koşul altında alanları hınca hınç kitlesellikle dolduran ve haykıran fedakar halkımızı, halklarımızı, kadınları, “Efrîn bizimdir, bırakmayız” diyen özgür gülüşlü çocukları selamlıyorum. Bu tutumun anlamını doğru okuyamayan uluslararası güçlere en büyük cevabı bu başkaldırıda her yaşta insanlarımız vermektedir. Günlerdir bu güçler büyük bir sessizlikle katliama ve soykırım politikasına, işgale suç ortaklığı yapılmaktadır. Uluslararası güçlerin açıklamaları kamuoyuna ‘kaygılıyız, endişeliyiz ’ötesini geçmemektedir. Bu açıklamalara Kürtlerin cevabı nettir. O da Direniş. “Efrîn bizimdir, kanımızın damlasıdır. Kurdistana rengindir, Star kenttir! Sonuna kadar direniş, zafer ve özgürlüktür” diyor! 

Efrîn direnişi; savaşan halk gerçekliği temelinde, bir halk savaşıdır. Özgücümüzle halkımızın işgale karşı, gösterdiği, özgür iradedir. Onurlu özgür bir kimliğin ve statünün duruşudur. Bugün Kürtler ve demokratik çevreler ulusal birlik ruhuyla alanlarda olması, çağın direniş ruhudur. Çağın Direnişi demokrasiye, kendi demokrasilerini kurmanın direnişidir. Bu direnişin zamanı şimdidir, şimdiyi ve anı kazanmanın çoktan geldiğini tüm hegemonik güçlere göstermektedir. Halkların başına bela olmuş diktatör Erdoğan’ın ve hegemonik ulus devletlerin erkek zihniyetli ve tüm Ortadoğu’yu da kapsayan dizayn politikalarını sonlandırmak için, büyük bir fedai ruhla alanlarda olmaya devam etmektedir. Bu ses milyonların büyük özlemi ve çığlığıdır. Soykırım dayatmalarına ve işgalci zihniyetlere karşı, özgürlüğün yürüyüşü olmaktadır. Zaferi garantileyenin esas gücün halkların direniş mücadelesi olduğudur. Bu direniş başarıyı müjdelemektedir. Ve bundandır ki faşizm kaybedecek halklar ve kadınlar kazanacaktır! Çünkü dünyanın neresinde bir adaletsizlik, kadına karşı kırım, baskı, egemenlikli, cinsiyetçi zihniyetlerin politikaları varsa, hep Kürtler ve halklar baş kaldırmıştır. Bu başkaldırıya öncülük eden YPJli kadınlar, Efrîn’in her yaş kademesinde olan halkımız dün Kobanê’de olduğu gibi, bugünde Efrîn’de özgürlük yürekleri olarak sel olup akmaktadır. Tarihe akan bu toplumsallığın direnişi Efrîn’de özgürlüğün ve çoklu toplumun akışıdır. Efrîn direnişi halkların özgürlük istemi ve mabedi olmuştur? Kimsenin gücü yetmeyecek bu mabetin özgürlük ibadetlerini boğmaya! Ne Erdoğan’ın faşist DAİŞ devleti, ne ABD’nin, ne de Rusya’nın kendine göre Kürt siyaseti ve kirli politikaları bu direnişin gücünü boğmaya yetmeyecektir. Soçi’de gelişen de nihayetinde budur. Uluslararası kirli planlar Efrîn ve Kürt halkının ve halkların direnişi karşısında tutmayacaktır. 


Direnişin öncülüğünü 

kadınlar yapmakta

Bugün Efrîn’de büyüyen mücadele, yeni özgür doğuşun demokratik yaşamıdır. Bu doğuşun tohumlarını Önder Apo yıllar önce Rojava ve Efrîn’de ekmiştir. Bu Apocu felsefenin doktrinidir. Bu felsefe artık kendini yönetmektedir. Kendi öz yönetimleri ekseninde ve gücüne dayanarak, Kuzey Suriye’de kimlik statüsünün mücadelesidir. Demokratik Kuzey Suriye’de örgütlenen, kendini savunabilen bir halk, halklar ve kadınlar vardır. Efrîn’de gelişen direniş, demokratik sistem ve çoklu toplumdur. Bugün bu direnişin öncülüğünü de çoklu toplum ve kadınlar yapmaktadır. Demokratik ulusun çoklu toplumu Efrîn etrafında daha fazla kenetlenerek direnişi büyütmeye devam edecektir. Ortadoğu’da model olmaya doğru ilerleyen Rojava Devrimi ve onun bir parçası olan Efrîn’deki Kürtlerin ve halkların devrim kazanımlarına tahammül etmeyen, faşist firavun Erdoğan ve çetesi, dünyanın gözü önünde bir halka soykırım temelinde saldırmaktadır. Bir milyonluk şehire, bir milyonluk ordusuyla işgal hareketi başlatmıştır. Bunun karşısında kahraman halkımızın soylu ve tarihi direnişleri her gün daha da büyümektedir. Özgürlük abidelerimiz olan başta Efrîn şehitlerimizi saygıyla anıyorum. Direnişin daha başında fedai eylem gerçekleştiren Avesta Xabur arkadaşın eylemi bir halka karşı geliştirilen soykırım imha ve inkar konseptine karşı, çağın direniş duruşu ve çizgisi olmuştur. Onurlu özgür kadın kimliği ve duruşudur. Özgürlüğün inşa ruhuyla, demokratik ulus paradigması ve mücadelesinin tüm Ortadoğu’da yaşayan halkların ütopyasını gerçekleştirmesinin kararlı ifadesi olmuştur. Özgür kadın, özgür Kürt olma mücadelesi ve çizgisidir. Bu asil duruşu anlamak ancak ve ancak Efrîn direnişini zaferle taçlandırmaktır. Bu duruş halkların görkemli sahiplenmesiyle gittikçe büyümektedir. Dört parça Kürdistan’da milyonların iradesi; bu işgalci, soykırımcı, talancı, diktatör, faşist, ruh hastası çete başı Erdoğan ve güruhlarına gereken cevabı vermektedir. Tekliğin zihniyeti karşısında, demokratik ulusun çoklu toplum sesi daha da kitlesellikle, derinlikle çok yönlü eylemselliklerle süreklilik kazanarak ilerlemektedir. Bu da çağın direnişini şimdiden zaferle sonuçlanacağını göstermektedir. 


Efrîn direnişi özgürlük iradesini temsil ediyor

Yine bu görkemli direnişle insanlık, bu faşist diktatör, DAİŞ’in elebaşı  olan Erdoğan’ın zulmünden kurtulacaktır. Kürdistan tarihinde de bilindiği gibi hegemonik ulus devlet güçleri soykırım ve komploların gerçekleşmesinde oynadıkları rol ve planların bizzat uygulayanları olmaları itibariyle kirli bir politikaya sahiptirler. Tıpkı Dersim’de, Zilan’da, dün Sur’da, Çizre’de, yaptıkları gibi. Bunların hiçbirini unutmadık. Tarih tekerrür edilmek istenmektedir. Önder Apo her zaman halkların kendi tarihini, genel tarihi ve Kürdistan tarihini, PKK tarihi ve kadının kaybediş tarihini bilmelerinin önemini değerlendirmiştir. Yine 21. yüzyılı kadınların özgürlük çağı olarak tespit etmiştir. Tarih, olmuş bitmiş olaylar dizisi olmadığından, güncel gelişmeleri hep tarih bilincinin hakimiyetiyle perspektiflendirmiştir. Her egemen hegemonik gücün çıkarları temelinde yürüttüğü bir Kürt siyaseti vardır. Rojava Devrimi’nin Ortadoğu ve dünya çapında yarattığı etkiler ve sistemin, bölgenin yeniden şekillenmesini, bununla birlikte kapitalist sistemin geleceğini günlük olarak da ilgilendiren gelişmelerin merkezinde olan ve etkili yönlendiren bir pozisyonda olmamız her gün daha da büyüyerek gelişmektedir. Doğrudan halkımız, kadınlar kendi adına artık söz sahibidir. Yine Ortadoğu’da; hareket olarak üçüncü çizgi duruşumuz stratejik pozisyon daha fazla kazanmıştır. Esasta da kazanacak olan demokratik modernite ve Önder Apo dur. Halkların özgürlük paradigması ve çizgisidir. Efrîn direnişi; halkımızın, halkların tutumu özgürlük ve demokrasi iradesini en güçlü bir şekilde temsil etmektedir. Bugün hangi güç, halkımızın meşru iradesini, kadın özgürlük projesini, ulusal haklarını demokratik ulus ve bölgesel özerklik temelinde kabul etmeyip soykırımla cevap verirse, Kürtler bulunduğu tüm parçalarda meşru hakkı olan direnişle kendini savunacaktır. Bunun somut ifadesi bugün Efrîn olmaktadır. Efrîn etrafında birleşen, tüm özgürlük dinamikleri ve halk gücümüzle karşılık bulmaktadır. Bugün Efrîn direnişi etrafında kenetlenen ve karşılık bulan özgür Kürt olmadaki ısrardır. Ulusal birlik ruhu ve duruşudur! Faşist Türk devleti, Kürt halkının kazanımlarını dağıtmak, boğmak, statü elde edilmesinin önünü almak için bütün gücüyle bir milyonluk ordusuyla Efrîn’e ve Rojava’ya işgal girişiminde bulunmaktadır. Soykırımcı TC devleti varlığını Kürtlere düşmanlık yapmaya, imha ve yok etmeye yatırmış, bir dikta rejiminin geleceğini sürdürmenin iktidarını buna dayandırmıştır. Dünyanın hiçbir hukuk ve insan hakları normunda olmayan bir suç işlenmektedir. Erdoğan çetesi sivil katliamlarla bir soykırımı gerçekleştirmektedir. Tüm gücünü Kürtlerin, halkların ve kadınların kazanımlarını ele geçirmeye Efrîn işgaline ve Rojava Devrimi’ni boğmaya yatırmıştır. Yani Türk devleti, varlığını, Kürt halkının yokluğu üzerine ne pahasına olursa olsun özgürlük iradesinin tasfiyesine, imhasına yatırmıştır. Bunun için DAİŞ’in çetebaşı Erdoğan Efrîn işgali ile girdiği savaşı varlık-yokluk meselesi olarak ifadelendirmektedir.

Bu işgal savaşı AKP faşizan hükümetinin temel siyasetinin sonu olacak ve tarihin çöp sepetinde bile yer bulamayacaktır. Dört parça Kürdistanlıların Efrîn etrafında sergiledikleri bu görkemli duruşu, özgür Kürtlüğün statüsünün kazanmasının önünü açacaktır. Ulusal birlik ruhuyla alanlarda olan dört parça Kürdistanda ki Kürtlere, halklara, savaş karşısında duran tüm halklara yönelim aynı temelde olmaktadır. Bu da Türk faşist zihniyetinin odaklandığı siyasetin soykırım olduğunu göstermektedir. Madem düşmanımız bu kadar açık soykırım yürüteceğini ve başka bir yol tanımayacağını ve bunun için her türlü silahı tüm dünyanın gözü önünde kullanacağım diyorsa, buna karşı sessizlik onaylamaktır. Bu sessiz duruş uluslararası güçlerin de bu planlara dahil olduklarını göstermektedir. 

Yine halkların da bunun karşısında gösterdikleri duruş, tek yol topyekün direnmektir. Bu direniş tutumu, Önderliğin özgürlüğü temelinde başarıya ulaştıracaktır. Bir süredir Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan merkezli başlatılan eylemsellik süreci 2018 yılı açısından mücadele duruşudur. 

Faşizm, başta kadınlar ve Kürt halkı olmak üzere direnen herkesi teslim almak istemektedir. Yıllardır bunu başaramadı. Direnen halkların, ezilenlerin iradelerini asla teslim alamamıştır. Yani toplumun faşizme teslim olması dayatılmaktadır. Devrime inanmaktan, mücadele etmekten, kendine güvenmekten, demokratik ulusun örgütlenmesi etrafında toplanmaktan vazgeçmesi için, işgal girişimiyle saldırı dayatılmaktadır. Dünyanın her yerindeki başta da Avrupa’daki direniş buna en büyük cevaptır. Efrîn direnişi en büyük cevaptır. Bugün Efrîn başta olmak üzere, toplum daha fazla devrim, demokrasi, özgürlük ve mücadele isteğiyle dolmuştur. Efrîn kazanımlarını sahiplenmesi de böyle okumak gerekir. Yıllardır Efrîn halkımız özgürlüğü için büyük bir emek verdi. Kuzey Suriye federasyonun bir parçası olarak kendini örgütledi ve öyle de kalacaktır. Bu direnişte kazanacak olan halkların mücadelesidir. Toplumsal devrim süreçlerinde toplumdaki her yaşta insanların katılması çok belirleyici sonuçları doğurmaktadır. Bugün Efrîn’de, bu anlamda bir devrimci halk savaşı ve savaşan halk gerçekliği temelinde mücadele olmaktadır. Faşizm yenilecek toplumsal devrim güçleri kazanacak iddiasıyla, Efrîn direnişi derinleşerek büyümektedir. 

 İşte Efrîn direnişi yeni tarih yazmaktadır. Nedir bu tarih “Özgürlük tarihi ve özgürlüğünü inşadır.” Bugün dünyanın dört tarafında uyanan kadın gerçekliği Avesta Xaburların devrimci çizgisiyle birleşerek milyonların iradesiyle Rojava Devrimi kazanacaktır demektedir. Yüzyılın uyanışının direnişinin kadınca olduğunu  Avesta Xabur, fedaice ve partileşmenin özünü herkese göstermiştir. Barin Kobanê’ye yapılanın hesabını; kadın renginde, dilinde, direngenliğinde yüzyılı şekillendirmeye çalışan tüm Kürdistanlı kadınlar olarak başarı temelinde yüklenerek soracağız. Öncülük iddiamızı geriletmeyecektir. Barin Kobanê’ye yapılan tüm kadınlara yapılmıştır. Erkek zihniyetinden ve vahşetinden hesabımız  Rojava Kürdistanın ve Efrînin özgürlüğü olacaktır. 

Yine Barin Kobanê’ye yapılanın; Ortadoğu’da uyanan, direnen, savaşan, örgütlenen, kurumsallaşan, toplumu yeniden şekillendiren kadın kimliğine, toprağına karşı bir saldırıdır. Soykırımdır, kadın iradesini yok etmeye yöneliktir. Tavrımızı kadın devrimiyle Kürdistan devrimine, Ortadoğu siyasetine daha etkili olarak gösterebilmenin zamanıdır diyoruz... İşte yeniden uyanan sosyalizm, enternasyonalizm ruhu Efrîn’de kazanacaktır. Tüm dünya ezilenlerinin gözü, kulağı Efrîn’dedir. YPG-YPJ-QSD ‘dedir.

Görüldüğü gibi bugün Efrîn’de yaşanan savaş ideolojik bir savaştır. Demokratik sosyalist güçlerle, kapitalist modernite güçleri arasında geçen bir savaştır. Bu özgürlük savaşının başını kadınlar çekiyor. Bundandır ki Barin Kobanêlere saldırılmış ve bedeni üzerinde katliam yapılmıştır. Kadınlardan korkan Erdoğan zihniyeti asla başarmayacaktır. Çünkü kadınlar kadınlar öz olarak, kültür olarak sosyalisttir, direngendir. Özgürlük tutkusu çok güçlü ve kararlıdır. Bu anlamda 21. yüzyılın kadınların özgürlük doğuşuna tanıklık etmesi demektir. Kazanan Efrîn olacaktır, kazanan Rojava olacaktır. Kazanan halkların özgürlük direnişi olacaktır. Kazanan Efrîn’in direniş mücadelesi, halkların ve kadınların zaferi olacaktır!


164

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA