Erdoğan’ın hırsının bedelini ödüyoruz

Asker annesi B.G., Erdoğan’ın kendi hırsları için durduk yere çıkardığı savaşın piyonu olarak yoksul kardeş halkı birbirine kırdırdığını belirterek, herkesin sokağa dökülüp var gücüyle bu savaşa karşı durması gerektiğinin altını çizdi.

10 Şubat 2018 Cumartesi | Kadın

SELMA AKKAYA / PARİS


Efrîn direnişi devam ederken, işgalci Türk ordusu ve DAİŞ’ten devşirdiği çeteleri katliam yapmaya devam ediyor. Kürtlerin yüreğine her gün ateş düşerken, diğer taraftan egemenlerin kendi iktidarları uğruna cepheye sürdüğü zorunlu Türk askerlerinin ailelerinden bu savaşa karşı olanlar da var. 

Yüreği Kürtler için yanan, insanlık değerleri için bu saldırıyı kınayan bir asker annesiyle Paris’te görüştük.

Oğlunun can güvenliği için ismini vermediğimiz B.G., “Bu savaşın bir tarafı olmam mümkün değil. Elbette bu savaşa karşıyım. Özellikle de aynı coğrafyada kardeş olan iki halkın birbirine düşürülmesine karşıyım” diyor. 


Bu ülkeyi koruma savaşı değil

“Dünya hepimize yetecek kadar alana sahip. Zamanında Kürtler, örneğin 1. Dünya Savaşında “Biz Kürt’üz savaşmıyoruz” dediler mi? Birlikte ülkelerini korumak için savaştılar. Şimdi bu böyle bir savaş değil. Kendi ülkeni korumak için bir savaş olsa, örneğin Rusya’ya, Amerika’ya karşı ben de durmam, gider savaşırım. Peki bu savaş kimin” diyen B.G., “Bu sistemin savaşı, bu bir ülkeyi koruma savaşı değil” diyerek tepkisini dile getiriyor. 


Kardeşi kardeşe kırdırıyorlar

B.G., askerde olan çocuğu için endişeli olup olmadığını sorduğumuzda ise şu cevabı veriyor: “Endişeliyim bir taraftan. Asıl olarak da kabul edemiyorum. Bu savaşa karşı olmamın sebebi kardeşi kardeşe kırdırmalarıdır. Bu savaş, baştakilerin bir oyunu. İnsanların dikkatini başka şeye yönlendirerek, kendi isteklerini yerine getirmek istiyorlar. Zararı siviller, çocuklarımız ödüyor.” 


Peki siz neden gitmiyorsunuz?

YPG/YPJ savaşçılarının bedenlerinin teşhir edilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getiren B.G., “Birkaç gündür haberleri izleyemiyorum. Siviller bu savaşın bedelini ödüyor. Madem savaş kararları alıyorsunuz, peki siz neden gitmiyorsunuz? Sınıra gönderilenler yoksul çocukları. Hiçbirinin isteyerek orada olduğunu düşünmüyorum. Gidecekse Erdoğan ve AKP’liler savaş cephesine gitsin” diyor. 


Halk hipnoza girmiş koyun gibi

Halkın yüzde 99’unun savaşa karşı olmasına rağmen korkutulduğundan dolayı ses çıkaramadığını belirten B.G., şöyle konuştu: “Maalesef halkımız hipnoz altına girmiş koyun gibi korkuyor. Ses çıkarması durumunda tutuklanıyorlar. Sağlıklı koşullarda bir anket yapılsa ülkenin yüzde 99’u bu savaşı onaylamayacaktır. Ama korku ile durumu kabulleniyorlar. Kararları onlar veriyor. Halk adına onlar konuşuyor. Halk kendi isteklerini ifade edemiyor. Kilis’te yaşananlar tamamen provokasyon.” 


Erdoğan’ın hırsı için bir yarış

Herkesin durduk yere çıkarılan bu savaşa karşı çıkması gerektiğini söyleyen B.G., “Yaşananlara inanmıyoruz. Herkes biliyor, bugüne kadar Efrîn Türklere ne zarar verdi? Kendilerini korumak dışında yaptıkları bir şey yoktu. Halk inanmıyor. Savaşın durduk yere çıkarılması her şeyi gösteriyor. Erdoğan’ın egosu, kendini dünya lideri ilan etmesi için, kendi kişisel hırsı için çıkardığı bir yarıştır ve bedelini halk ödüyor. Madem teröre karşısınız, DAİŞ’e karşı mücadele ettik diyorsunuz, soruyorum; geçtiğimiz günlerde DAİŞ’in bir üst düzey sorumlusu Kocaeli’de yakalandı. Kocaeli’de üs kuruyorlar. Kocaeli’ye gelenleri neden göremiyorsunuz? Onlara karşı ne tür bir mücadele yürüttünüz?” diyerek tepki gösterdi.  


Sokağa dökülüp karşı çıkalım

B.G tüm annelere seslenerek, “Bu savaş durdurulmalı, sokağa dökülüp karşı çıkalım. Avrupa ve diğer ülkelerin kaybedecek bir şeyi yok. Savaşlar oldukça onlar silahlarını satıyor. Ölen onlardan değil. Bunun bedelini onlar ödemiyor, halklar ödüyor. Onlar silahlarını sattıkları için bu durumu seyretmekle yetiniyorlar” dedi.


672

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA