Bağlama benim için miras

Berfin Aktay genç bir Kürt sanatçısı. Çocuk yaşta bağlamayla tanıştı. O günden sonra bir daha elinden düşürmedi. Babasından miras aldığı bağlamaya ilk günkü heyecanla bağlı olan Aktay, ‘’Babamın parmaklarını takip ederek bağlama çalmayı öğrendim’’ dedi.

12 Ocak 2018 Cuma | Kültür-Sanat

DENİZ İKE / ANF  /AMED


Berfin Aktay genç bir Kürt sanatçısı. Çocuk yaşta bağlamayla tanıştı. O günden sonra bir daha elinden düşürmedi. Babasından miras aldığı bağlamaya ilk günkü heyecanla bağlı olan Aktay, ‘’Babamın parmaklarını takip ederek bağlama çalmayı öğrendim’’ dedi.

Berfin Aktay, ilk konserini 6 yaşında babasıyla birlikte Nusaybin’de verdi. Daha sonra Amed ve diğer Kürdistan kentlerinde peş peşe konserler verir.

Babasının müzisyen olduğu için şanslı olduğunu belirten Aktay “Babam müzisyendi hem söz yazıyor hem de söylüyordu. Babamın sayesinde tanıştım müzikle. İlk şarkımı 5 yaşındayken çaldım. Babam elimi bağlamaya sürmeme izin vermiyordu. Ben de gizlice çalıyordum, bağlamayı’’ diyor.


Halktan kopuk sanat olmaz

Nusaybin’de Mitani Kültür ve Sanat Merkezi’nde eğitim aldığını söyleyen Aktay şunları söylüyor: “Bağlama benim için bir mirastır, babamdan kalan bir miras. Sadece babamın mirası olarak da değil tüm değerlerimizin mirası olarak görüyorum.” 

Sanatçının halktan kopuk olmaması gerektiğini dile getiren Aktay, “Kürt sanatçılar halkın sesi olmalı ve estetik korkusu da olmalı. Halktan, toplumdan kopuk bir sanatçı ya da sanat olmaz. Böyle olmasa kalıcı da olmaz yarına da kendini taşımaz” diye konuştu.


Kürtçe yazıyorum

Türkçe yaptığı bestelerin kalıcı olmadığını gördüğünü aktaran Aktay şunları aktardı: “17 yaşına kadar Türkçe yazıyordum ama bundan sonra Kürtçe yazıp, Kürtçe söylemeye başladım. Daha kalıcı ve halktan kopuk olmaması için. Hisleri Kürtçeydi ama Türkçeye çevirerek yazıyordum ama bunun iyi ve doğru olmadığına kanat getirdim. Yazdığım şiirler var ve bunların hepsi de Kürtçe. Bunları yazarken de yaşadığım coğrafyada yaşanan toplumsal nedenler var.’’


Feride, Rizgar…

Önümüzdeki dönem hazırlıklarıyla ilgili bilgi veren Aktay, ‘’Cumartesi Anneleri için yazdığım bir şiir vardı bu şiirde annelerimizin çektiği acılara dikkat çekmeye çalıştım. Rizgar için yazdığım bir şiir vardı. Rizgar Nusaybinli bir gençti ve çatışma dönemlerinde yaşamını yitirdi. Çocukluğumdan beri tanırdım Rizgar’ı. Onu yitirmek, beni çok etkiledi. Kendimi borçlu hissediyorum ona karşı.

Cizre bodrumlarında katledilen Feride için yaptım. Ama daha cesaret edemiyorum herkesle paylaşmaya. Feride’yi tam anlamıyla anlatamayacağım kaygısı yaşıyorum. Feride arkadaşımdı, çok yakın bir arkadaşımdı. En kısa sürede bu eserimi de çıkaracağım. Bu benim için önemli, onların borcumuzu ödemek için” diye konuştu.


161

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA