‘Git Kürtçe öğren gel’ dedikten sonra

KHK ile ihraç edilen 25 yıllık öğretmen Mehmet Şirin Bulğa, Kürtçe öğrenmeden büyümüş bir öğretmen. Annesinin kendisine, “Evladım; Sen Kürtçe bilmiyorsun, ben de Türkçe bilmiyorum. Git Kürtçe öğren gel, öyle konuşalım” dedikten sonra anadilini öğrenmeye başlar.

11 Ocak 2018 Perşembe | Kültür-Sanat

MÜJDAT CAN / MA / VAN 


Siirt Merkez Endüstri Meslek Lisesi İç Mekan Tasarımı Öğretmenliği yaparken KHK ile 29 Ekim 2016 tarihinde ihraç edilen öğretmen Mehmet Şirin Bulğa, ikisi Kürtçe biri Türkçe olmak üzere 3 kitap yazdı.

Tevn yayınlarında çıkan Cêwîtiya Helbestan (Şiirlerin İkizliği) ve Dayîka Du Dil (Yüreği İkircikli Ana) kitapları Kürtçe, 1915 Ermeni Katliamı’nın özeleştirisini vererek kaleme aldığı Gerzevêlen Tanıklığı / Süleyman’ın Çığlığı adlı romanı ise Türkçe yayınlandı.  

 

1996’dan beri şiir yazıyor 

Yazarlığa lise yıllarında şiirler yazarak başladığını anlatan Bulğa, ”1996 yılında Eğitim-Sen Siirt Şube Sekreterliği görevini yürüttüğüm dönemde düzenlediğimiz şiir gecesine katılan Şair Şükrü Erbaş, benim panoda asılı şiirimi okudu ve bana ‘Yaz, korkma ve durma’ dedi. Ben de o günden beri şiir yazmaya devam ettim” diye konuştu.


 

‘Git Kürtçe öğren gel!’

Ankara’da okuduğu için Kürtçe öğrenmeden büyüdüğünü aktaran Bulğa, memleketine döndüğünde annesinin kendisine, “Evladım; Sen Kürtçe bilmiyorsun, ben de Türkçe bilmiyorum. Git Kürtçe öğren gel, öyle konuşalım” dedikten sonra anadilini öğrenmeye başladığını dile getirdi. Artık Kürtçe yazmaya başladığını vurgulayan Bulğa, “Cêwîtiya Helbestan (Şiirlerin İkizliği) adlı kitabını annesine verdiği “Kürtçeyi yazacak seviyede öğreneceğim” sözünün tutulması olarak ifade etti.

Yazar Bulğa, Kürtçeyi de kendi imkanları ile Ferheng (Kürtçe sözlük) sayesinde öğrendiğini kaydetti.

 

Gerzevêlen Tanıklığı

Yazar Bulğa’nın yayınlanan üç kitabından biri olan “Gerzevêlen Tanıklığı / Süleyman’ın Çığlığı” adlı romanını ise öldürülen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink ile Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’ye adadı. Roman’da Siirt’in Şirvan ilçesine bağlı Maden (Madan) Köyü’nde 1915 yılında yaşanan Ermeni Katliamı’nda kırıma uğrayan ve bir kısmının da kurtularak göç ettiği hikayeyi o dönemin tanığı olan Süleyman’ın tanıklığıyla anlattığını söyledi.

Bulğa, romanı o acılara tanıklık edenlerin torunları olarak, Kürdün özeleştirisini verme adına kaleme aldığını dile getirdi. 

Yazar Bulğa, ihraç edildikten sonra derlediği bu 3 kitabının da yazara düşen payını KESK’in ihraçlarla dayanışma fonuna aktarılacağını kaydetti. 




2310

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA