‘Tehlikeyi görmezden geliyorlar’

Sol Parti Milletvekili Cansu Özdemir, Amedsporlu Deniz Naki’ye yapılan silahlı saldırıya tepki göstererek, “Almanya bu saldırıdan sonra da bu tehlikeyi yeterince ciddiye almazsa, nice saldırılara maruz kalanlar olacak“ dedi.

10 Ocak 2018 Çarşamba | Haber

Sol Parti’nin Hamburg Eyalet Parlamentosu Milletvekili Cansu Özdemir, Amedspor Oyuncusu Deniz Naki‘nin silahlı saldırıya uğraması vesilesiyle ANF’ye değerlendirme yaptı.Naki’nin birçok kez Türkiye‘de saldırıya uğradığına ve sürekli hedef gösterildiğine dikkat çeken Özdemir, “Naki, dik duruşu, kimliği, barışa ve insan haklarına ilişkin yaptığı açıklamalarıyla Türk devletinin hedefindeydi. Bu saldırılar kesinlikle bağımsız saldırı  ve yönelimler değildir. Naki’nin silahlı saldırıya uğraması korkutma ve tehdit amaçlı değil, öldürme amaçlıydı. Çünkü susturulmak istendi ve böylece diger muhaliflere de gözdağı verilmek istendi“ dedi.


‘Kanıtlar ciddiye alınmıyor’

HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan’ın da Avrupa’da muhaliflere yönelik suikast yapılacağı açıklamasını hatırlatan Özdemir, şunları söyledi: „Neredeyse üç yıldır Alman güvenlik makamlarına muhaliflerin ciddi tehlikede olduğunu görüşmelerde anlatıyoruz. Muhaliflerin MİT ajanları tarafından kasıtlı olarak ‘ortadan kaldırılmak‘  istenmesi, (KCDK-E Eşbaşkanı) Yüksel Koç’a hazırlanan suikast planın ortaya çıkmasından sonra ve Paris katliamından sonra artık sır değil. Yüksel Koç’a hazırlanan suikast planı ise sağlam kanıtlara rağmen mahkeme tarafından görmezden gelindi. Hamburg’da deşifre edilen diğer ajan Mustafa Karataş’ın soruşturması ise sağlam kanıtların güvenlik makamlarına iletilmesine rağmen yargıya bile taşınmadı.”


6 bin MİT ajanı cirit atıyor

Suikast liste ve planlarına dair belgelerin güvenlik makamlarına teslim edildiğini hatırlatan Özdemir, yetkililerin uyarıları ciddiye almayarak büyük hata işlediklerini şu sözlerle dile getirdi: “Güvenlik makamları ile yapılan görüşmelerde bizlere söylenen şu oldu; ‘Tehlike teşkil edecek veya ajanlık faaliyeti sayılacak bir şey göremiyoruz.’ Eğer gerçekten bu tehlikeden haberdarlarsa, neden yeterince güvenlik önlemleri alınmadı? 6000 MİT ajanı nasıl olurda elini kolunu sallaya sallaya Almanya’da müdahale edilmeden gezebiliyor? Rahat bir şekilde suikast planları yapabiliyor? Ciddi bir tehlike var iken, Alman güvenlik makamları bu tehlikeyi görmemezlikten geliyor, hatta Paylan’ın açıklamasına ‘maceraperest‘  diyerek dalga geçiyor. Eğer, Almanya bu saldırıdan sonra da bu tehlikeyi yeterince ciddiye almazsa, nice saldırılara maruz kalanlar olacak.”


‘Gabriel’in tavrı utanç verici’

Almanya-Türkiye ilişkilerini ve Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel ile Mevlüt Çavuşoğlunun son görüşmesini de değerlendiren Özdemir, Almanya-Türkiye arasındaki çıkar ilişkilerinin onlarca yıldır mevcut olduğunu söyledi.

Özdemir, şunları kaydetti: “Bu çıkarlar uğruna, Türkiye talep ettiği anda, Almanya Kürtlere yöneldi. Dışişleri Bakanı Gabriel’in Çavuşoğlu’nu evinde ağırlaması da, bunca Nazi benzetmesinden ve Erdoğan’ın Alman devletinin anayasasını ve egemenliğini ayaklar altına almasından sonra, yüzsüzlük ve utanç verici. Türk devletinin sadık dostu Gabriel’den başka bir yaklaşım da beklemiyordum zaten.”


‘Silah satışı hiç durmadı’

Gabriel’in “Deniz Yücel bırakılsın, ‘biz de Türkiye’ye silah ihracatina onay veririz‘ demesiyle kamuoyunu yanıltmaya çalıştı, fakat bunu başaramadığını söyleyen Cansu Özdemir, “2017 yılının ilk dört ayında Türk ordusu Alman silah firmalarından 5 milyon 600 bin Euro değerinde silah ve mühimmat satın aldı. Yani silah satışı bunca diplomatik krize rağmen durdurulmadı. Rehinlerin serbest bırakılmasını panzer fakrikasi ile ödüllendirmek isteyen Gabriel, yeter ki çıkar ilişkilerimizi geliştirelim, kimin cezaevinde olması, kimin katledilmesi, hangi muhalifin Almanya sınırları içersinde suikast saldırısına uğraması umurumda değil politikası uyguluyor.”


Hükümetin tavrı cesaret veriyor

Alman hükümetinin insan hakları ihlallerine rağmen Türk devletine tavizkar ve hoşgörülü yaklaşımının Almanya’da muhaliflere ve Kürtlere suikast girişiminde bulma cesareti verdiğini söyleyen Özdemir Gabriel’in istafa etmesi girektiğini söyledi: “Gabriel’in bu yaklaşımı şaşırtıcı değil, Naki’ye yönelik bu saldırının da bu buluşmadan sonra olması da şaşırtmıyor. Gabriel’in aşırı samimi ve hoşgörülü yaklaşımı,  Çavuşoğlu’nun önünde neredeyse diz çökmesi, Türk devletini suikast konusunda gittikçe cesaretlendirdi. Kamuoyuna yansıyan kirli pazarlık tepki görünce, Gabriel ertesi gün sözlerini düzeltmeye çalıştı, fakat herkes onun kirli pazarlığını çok iyi anladı. Dolayısıyla henüz daha ortaya çıkmayan fakat eninde sonunda ortaya çıkacak olan nice kirli pazarlıkların mevcut olduğunu düşünüyorum. Gabriel, bu görüşmede söylediği sözlerden ve bu saldırıdan sonra istifa etmeli.“  


ANF/HABER MERKEZİ


1962

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA