Türkiye İmralı’da gardiyandır

İmralı sisteminin komplocu güçler tarafından oluşturulduğunu, Türkiye’nin de gardiyanlık yaptığını belirten KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, CPT ve Avrupa Konseyi ile AB kurumlarının sessizliğinin suç ortaklığından kaynaklandığını söyledi.

08 Aralık 2017 Cuma | Haber

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, İmralı sisteminin CPT tarafından inşa edildiğini ve Öcalan’a yönelik uygulamalardan bu kurumun sorumlu olduğunu söyledi.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik ağır tecrit koşullarını, Rojava ve Kuzey Suriye'de gerçekleşen seçimler ile Özyönetim direnişlerinin yıldönümünü Stêrk TV'de yayınlanan Rojeva Welat programına değerlendirdi.

Avrupa Konseyi, CPT ile Türkiye'nin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecritteki sorumluluğuna işaret eden KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, "İmralı sistemi dün oluşturulan sistem değildir. Komplocu güçlerin oluşturduğu ve Türkiye'nin de gardiyanlık yaptığı sistemdir. Önder Apo'ya yönelik tecridi geliştiren komplocu güçlerdir. Kürdistan halkı ve dostlarının tüm eylemleri ve çağrılarına rağmen eğer CPT ve Avrupa Konseyi sessizliğini koruyorsa İmralı sistemindeki sorumluluğundan kaynaklanan bir durumdur. Zaten Önder Apo'yu İmralı'da CPT heyeti karşıladı. Bu karşılamada da kendisine 'bu sistemi birlikte inşa ettik ve uygulamasını biz takip edeceğiz' denildi. Kürt halkı ve dostları, Avrupa Konseyi ve CPT'nin görev ve sorumluluklarını hatırlatarak uyarıda bulunuyor, ancak kendilerinden hiçbir ses çıkmıyor, cevap vermiyor. Bu durum İmralı işkence sisteminden Türkiye, Avrupa Konseyi ile CPT'nin sorumlu olduğunu gösteriyor" diye konuştu.


Destan yazıldı

Özyönetim direnişlerinin ikinci yıl dönümüne dikkat çeken Bayık, özyönetim şehitlerini anarak şu değerlendirmede bulundu: "Şehirlerde direnenler; şehit düşen, yaralanan ve esir düşen tüm direnişçiler gerçekten de destan yazdılar. Bu destan sadece Kürt halkı için değildi, tüm Ortadoğu halkları için yazıldı. Zulme, faşizme, imhaya direnen, demokrasi, özgürlük, adalet ve eşitlik uğruna mücadele eden herkes için bu direniş tarihiydi. Onlar direnmeseydi, faşist işgalci Türk devleti Kürt halkını teslim alacak, Kürt Hareketi’ni tasfiye etmek ve soykırıma uğratmak isteyecekti. PKK ve Kürt halkına karşı sonuç elde etmiş olsaydı Ortadoğu'da hiçbir halk artık mücadele edemez hale gelecekti. Eğer bugün Ortadoğu'da direniş gerçekleşiyorsa bu Çiyager, Mehmet Tunç ve Asya Yüksellerin direnişi sayesindedir. Bu direniş, Kürt halkının hiçbir zaman teslim alınamayacağını gösterdi."


Kuzey Suriye seçimleri kutsaldır

Bayık, 1 Aralık günü Kuzey Suriye’de gerçekleşen yerel seçimlere hakkında da şu değerlendirmelerde bulundu: "Böyle büyük bir savaşın ortasında, büyük yıkımın içerisinde seçimin yapılması; demokratik karakterinin ortaya çıkması, her kesin kendini özgür bir biçimde ifade etmesi, kendi kaderini tayin etmesi çok kutsal bir durumdur ve bundan daha kutsal bir durum yoktur. Dünya savaşları, bölgesel savaşlar, ülke savaşları oldu ama kimse savaş ortasında seçime gidemedi, demokratik bir seçimi gerçekleştiremedi. Bu Kuzey Suriye’de gerçekleşti. Bu kararı alanları ve başarılı bir biçimde bu seçimi yürütenleri kutluyorum. Gerçekten de büyük bir iş yapmış oldular, sadece Kuzey Suriye adına değil, tüm Suriye, tüm Ortadoğu ve insanlık adına…. Eğer Suriye’de yeni bir durum ortaya çıkacaksa Kuzey Suriye üzerinde ortaya çıkacak. Eğer gerçekten de diplomatik, siyasi bir sürecin başlatılması isteniyorsa, Suriye sorunlarının çözümü isteniliyorsa, Suriye’nin dağılmasının önüne geçilmesi isteniyorsa, Suriye’nin demokrasi temelleri üzerinden inşası isteniyorsa bunun temeli Kuzey Suriye’dir ve motor gücü Kürtlerdir. Bunu tüm dünya biliyor.’’



Karasu: Savaş alanı büyüyecek


MAHİR YILMAZKAYA

PKK Yürütme Komitesi üyesi Mustafa Karasu, Türk devletinin saldırılarının devam edeceğini; Başurê Kürdistan’a girmek isteyeceğini belirterek, "Önümüzdeki süreçte Türk devleti ile savaş sadece Bakurê Kürdistan’da değil, çok geniş bir alanda yaşanabilir" dedi. 

PKK Yürütme Komitesi Üyesi Mustafa Karasu, Rojava, Suriye ve Kuzey Kürdistan’daki gelişmeler başta olmak üzere birçok konuyu ANF’ye değerlendirdi. Karasu’nun dün ANF’de yayınlanan uzun ve kapsamlı değerlendirmelerinin bazı bölümleri kısaca şöyle: "Türk devletinin saldırıları devam edecektir. Başurê Kürdistan’a girmek isteyecektir. Önümüzdeki süreçte Türk devleti ile savaş sadece Bakurê Kürdistan’da değil, Başur’da, Rojava’da ve bir bütün olarak çok geniş bir alanda yaşanabilir. Kürt Özgürlük Hareketi de buna hazırdır. Türk devleti, Güney Kürdistan’a yönelirse tarihi bir direnişle karşılaşacaklar. Bu direniş AKP/MHP iktidarının sonunu getirecektir.


Öcalan’ın güvenliği ve sağlığı

Öcalan’ın sağlık ve güvenliğine ilişkin çıkan haberlerin zamanlaması dikkate alındığında, başka alanlarda yürütülen mücadeleye odaklanmanın belli düzeyde dağıtılmak istendiğinin ortaya çıktığını kaydeden Karasu, şöyle devam etti: "Yine Önder Apo için yapılan eylemlerin yönünü kaydırma gibi yaklaşımlar olabilir. Ancak biz bunları çok fazla önemsemiyoruz. Çünkü hepimiz için Önder Apo’nun sağlığı, güvenliği ve özgürlüğü gündemdedir. Önderliğin sağlığı ve güvenliği bizim için her zaman mücadele konusudur. Kürt halkının özgürlük mücadelesi ile Önderliğin sağlığı, güvenliği ve özgürlüğü için verilen mücadele iç içe yürütülen mücadeledir. Bunları birbirinden ayırmıyoruz. Önder Apo’nun özgürlüğü için doğru mücadelenin, Kürt halkının özgürlük mücadelesini geliştirilerek verilebileceğini düşünüyoruz. Bu yönüyle bu haberlerden bağımsız olarak halkımız ve bizler Önder Apo’nun özgürlüğünün sağlanmasını önemli ve acil buluyoruz. Önderliğin güvenliği ve özgürlüğü için verdiğimiz mücadeleyi kesintisiz sürdürmeye devam edeceğiz."


ANF/BEHDİNAN



890

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA