Kürtsüz Cenevre tıkanmaya mahkum

Suriye’nin geleceğine yönelik ellerinde bir projesi olmayan tarafların birbirine karşı kullandıkları suçlayıcı dil ve tarafların ortaya koydukları ön koşulları, Cenevre-8’inde sonuçsuz kalacağını göstergesi niteliğinde oldu.

05 Aralık 2017 Salı | Dünya

SERKAN DEMİREL / HABER / ANALİZ


28 Kasım’da başlayan Suriye konulu Cenevre görüşmelerinin 8. turunun ilk etabında neler yaşandı? Taraflar nasıl bir tavır sergiledi ve Kürtsüz gerçekleşen bu görüşmelerden bir sonuç çıkar mı? Daha önemlisi çözümün asıl yeri Cenevre mi..?

 Suriye’de iç savaşa siyasi çözüm geliştirmek amacıyla Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde gerçekleştirilen Kürtsüz Cenevre görüşmelerinin 8. turu devam ediyor. 

28 Kasım’da başlayan görüşmelere, rejim heyeti ve Riyad ekibi olarak bilinen ‘muhalefet’ katılıyor. BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, geçtiğimiz hafta taraflarla bir dizi toplantılar gerçekleştirdi. Bu görüşmelerde de tarafları aynı masa etrafında bir araya getirmeyi başaramayan de Mistura, heyetlerle BM Cenevre bürosunda bir dizi görüşmeler gerçekleştirdi.


Bu görüşmelerde neler yaşandı?

Rejim heyetinin Cenevre’ye gecikmeli olarak gelmesi nedeniyle de Mistura, Cenevre-8 görüşmelerine ilk olarak ‘muhalefet’ heyetiyle başladı. De Mistura, her gün sahada rejime karşı biraz daha güç kaybeden muhalefet heyetine karşı daha net bir tavır takınarak, muhalefetten görüşmelere ön koşulsuz katılmasını istedi. De Mistura ayrıca “Esad’a karşı bir savaş kazanılmadı” gibi bir cümle kurarak, bir anlamda muhalefet heyetine görüşmelerde nasıl davranması gerektiğine yönelik önemli bir mesaj vermiş oldu.

De Mistura’nın tavrına karşılık ise muhalefet heyeti diğer görüşmelerde takındığı tavrın aksine sahada kaybettiği gücün farkında olmalı ki, yaptığı açıklama ile Cenevre-8’de rejim heyetiyle doğrudan görüşmek istedi. 

Diğer taraftan De Mistura, diğer görüşmelere nazaran Cenevre-8’e eli daha güçlü katılan rejim heyetiyle de görüşmeler gerçekleştirdi. Muhalefete olduğu gibi rejim heyetine de görüşmelerde ön koşul istemediğini hatırlatan de Mistura, muhalefetin aksine rejim heyetini masada tutma gibi bir yaklaşım içerisine girdi. Rejim heyeti ise muhalefete karşı sahada ki güç üstünlüğünden olmalı ki, BM’nin önerilerine açık olduğunu ama ‘muhalefetin’ rejimsiz geçiş süreci gibi ön koşulları ve muhalefet ile doğrudan görüşmeyi kabul etmeyecekleri tavrı içerisine girdi. 


Muhalefet otel hizmetlerinden memnun 

Şimdi akıllardaki soruş şu: Cenevre-8’den bir sonuç çıkar mı?

Cenevre-8 kapsamında taraflarla ilk yapılan görüşmeler, bu havada gerçekleşirken daha sonra De Mistura, taraflara önümüzdeki süreçte üzerinde tartışılması için çözüm önerisi niteliğinde 12 madde sunduğunu açıkladı. 

Rejim heyeti, 12 madde üzerindeki düşüncelerini dile getirmek ve Cenevre-8 katılmaya devam edip etmeyeceğine yönelik kararını açıklamak üzere Şam’ın yolunu tutarken, muhalefet heyeti ise kaldıkları otelin lüksü ve gördükleri hizmetin memnunluğundan olmalı ki, Cenevre’de kalmayı tercih etti!

Bunların yanı sıra görüşmeler sürecinde de Mistura’nın “Karşılıklı olarak yapılan meşrutiyet tartışmalarından vazgeçin. Burada ön koşulları değil, Suriye halklarının geleceği önemli” diyerek, taraflara yaptığı uyarılarda dikkat çekiciydi. Çünkü De Mistura, heyetlerin masada kalmasını sağlamak için bugüne kadar tarafları doğrudan hedef alan bu tür açıklamalardan kaçınmıştı. 

De Mistura’nın bu açıklamalarına rağmen, Suriye’nin geleceğine yönelik ellerinde bir projesi olmayan tarafların birbirine karşı kullandıkları suçlayıcı dil ve tarafların ortaya koydukları ön koşulları, Cenevre-8’inde sonuçsuz kalacağını göstergesi niteliğinde oldu. 


BM’nin sunduğu 12 madde bir çözüm mü?

Peki, De Mistura’nın taraflara sunduğu 12 madde neyin göstergesiydi: Bu 12 madde ilk okunduğunda Suriye’nin demokratikleşmesi acısından önemli veriler ortaya koyduğu gözükse de, Suriye’deki iç savaşın nedenleri iyi ele alınarak değerlendirildiğinde ise Suriye halklarının geleceğine yönelik çözüm ortaya koymayacağını rahatlıkla görmek mümkün. Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve Suriye’deki farklılıklara atıfta bulunan maddelerin özüne bakıldığında bu maddelerin tamamen Ortadoğu’daki birçok savaşın temel kaynağı olan ulus devletçi ve Arap egemenlikçi bir mantıkla hazırlandığı gerçekliğini ortaya koyuyor.  Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu’nun ortaya koyduğu sistemin varlığını ve sahadaki güç dengelerini gözönüne almadan, yeniden Arap egemenlikçi mantığa sarılmak, çözüm değil, Suriye’deki iç savaşı daha da derinleştirme nedeni olabilir. 


Çözüm asıl nerede tartışılacak? 

Öte yandan Cenevre görüşmeleri ne kadar Suriye’deki iç savaşa bir çözüm adresi olarak gösterilse de aslında Cenevre sahnenin sadece tribünlere yansıyan kısmı. Suriye’deki iç savaşa siyasi çözümün tartışılacağı asıl yer, Türkiye’nin engellemelerine rağmen Kürtlerinde davetlisi olduğu rejim ve yaklaşık 40 örgütün katılımıyla Rusya öncülüğünde Soçi’de gerçekleştirilmesi planlanan Suriye Halkları Kongresi olacak. Çünkü yıllardır Cenevre’de tribüne oynayarak çıkar yarışına girenlerler, bu defa sahada ki asıl gücün yani Suriye halklarının geleceğine yönelik elinde tek projesi olan Kürtlerin karşısına çıkacaklar…



892

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA