Belki bir tanıyan olur diye...

Eylemlerin yüzü Dayika Hesîna, ‘belki bir tanıyan olur da bana anlatır’ diye her etkinlikte şehit oğlunun fotoğrafını taşıyor.

02 Aralık 2017 Cumartesi | Kadın

HÜSEYİN HAZAR / GİESSEN


Eylemlerin tanıdık yüzü Hazine Erdem, nam-ı diğer Dayika Hesîna, oğlunu tanıyan bir yoldaşına rastlar da nerede, nasıl şehit düştüğünü kendisine anlatır diye her etkinlikte fotoğrafını taşıyor. 

11 çocuk annesi Dayika Hesîna (72), yaşadığı Nisêbîn ilçesinden Türk devletinin zulmü nedeniyle ’90’lı yıllarda, yanına çocuklarını da alarak Avrupa’ya göç etmek zorunda kalır. Oğlu Ferhat, Avrupa’da yaşamayı kendine yedirmez, Nisêbîn’e dönme koşulu da olmadığı için yönünü Kürdistan dağlarına verir. 



Geriye bu fotoğrafı kaldı

Dayika Hesîna, oğlu Ferhat’a ilişkin duygularını şöyle ifade ediyor: “Ferhat’ın burada çalışmasını istedik ama o, ne burada ne de Türkiye’de yaşamak istediğini söyledi ve Kürtlerin yaşam hakkını aramak için dağlarda yaşamayı seçti. Ana yüreği işte; gitmesini istemedim ama o kararlıydı ve gitti. Onunla başım dik, o bizim onurumuz. Her zaman haksızlıklar karşısında dururdu. Çalışkandı, şeref, haysiyet sahibiydi; bilen bilir. Yürekli insanlar bu yolu seçer. O da ‘Hakkını helal et ana’ dedi ve 1992’de gitti. Ondan sonra bir daha hiç göremedim oğlumu. Sadece bir fotoğrafı elime geçti.” 


‘Belki karşıma bir yoldaşı çıkar’



Dayika Hesîna, Avrupa’da yapılan tüm etkinliklerde elinde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve şehit düşen ARGK’li oğlu Ferhat Erdem’in (Ferhat Mehmet Bagok) kolaj biçiminde yaptırdığı fotoğrafını taşıyor. 

“Her yürüyüşe, her etkinliğe gittiğimde oğlumun bu fotoğrafını götürüyorum. Bir ihtimal karşıma bir yoldaşı çıkar da ‘dayê ben bu arkadaşı tanıyorum’ der” diyen Dayika Hesîna, tek isteğinin oğlunun nerede ve nasıl şehit düştüğünü öğrenmek olduğunun altını çiziyor. 



‘Önderimizin yolundayız’

Son dönemlerde Almanya’nın Kürt halkına karşı baskısına anlam veremediğini de ifade eden Dayika Hesîna, “Almanya flamalarımızı yasaklayarak Türk devletine hizmet ediyor. Almanlar kendi başkanlarını nasıl seviyorsa, biz kendi önderimizi daha fazla seviyoruz. Her şeyimizle önderimizin yolunda olmaya devam edeceğiz” diyor. 



438

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA