Yolsuzluklar ve faşizm

Zeki AKIL

02 Aralık 2017 Cumartesi | Forum

Faşizm ve savaş bir ülkeyi nasıl çürütür. Türkiye her yönüyle deşifre olmuş durumda. 2015 seçimlerinden önce Devlet Bahçeli sürekli Erdoğan’dan hesap soracağını söyleyip dururdu. Hem de çok iddialı ve okkalı söylemlerle vurgulardı. “Hesap sormazsam namerdim” deyip duruyordu. Şimdi çalıp çırpmaları ayyuka çıkmış, belgeleri etrafa saçılmış Erdoğan’ı cansiperane savunur durumda. AKP’lilerden daha çok Erdoğancı olmuş.

Bahçeli’yi Erdoğan’a bu kadar yapıştıran ve AKP’yi de MHP’lileştiren ne ola diye merak edenler mutlaka vardır. Birçok çevre de bunun farkında ve bilincinde. Ancak korkudan ve çıkarlarının zarar görmemesi için üç maymunları oynayanlar da az değil. OHAL, baskı ve terörle susturulmuş geniş çevreler de var. Toplumu bastırmış, içeride ve dışarıda savaşı yaymış, büyük suçlara bulaşmış bu ırkçı ve faşist blok en ufak bir itiraza dahi tahammül edemez durumdalar. Kılıçdaroğlu binde bir bile olmayan bazı soygun belgelerini açıklayınca Bahçeli’nin de kuyruğuna basılmış gibi bağırıyor. Savaş suçlusu ortağı Erdoğan için Kılıçdaroğlu’na saldırıyor. Yakın zamana kadar Erdoğan’a hakaretler yağdırıp hesap soracağını söyleyen de kendisiydi. 

Faşizm toplumu hafızasızlaştırır. Bilen, hatırlayan, sorgulayan bir toplumda faşizm hâkim olamaz. Onun için sürekli psikolojik savaş operasyonlarıyla gerçekler saptırılır, ırkçılık ve milliyetçilik dalgası yükseltilir. Bir ülkede ne kadar ırkçılık ve milliyetçilik kampanyaları, söylemleri güçlüyse, o ülkede hırsızlık, çalıp çırpma ve karanlık işler de o kadar fazladır. Açık, demokratik ve şeffaf bir toplumda bu kadar büyük ve yaygın yolsuzluklar, hırsızlıklar yapılamaz.

Binali Yıldırım sıradan bir bürokrattı. Erdoğan da resmi bir maaş dışında gelir kaynaklarına sahip değildi. Çocukları da süper zekalı değillerdi. Aileden kalma büyük servetleri yoktu. Nasıl oldu da gemi filolarına sahip oldular? Milyon dolardan aşağı konuşmuyorlar. Ülkede yüksek işsizlik oranları varken, nüfusun geniş kesimi zor bela geçinirken, Erdoğan ve Binali’nin çocukları bu milyonları nereden peydahladılar? Basını susturulmuş, aydınları bastırılmış bir toplumda yönetici elitin aileleri ve yalakaları ülkeyi soyup soğana çevirirler. Meydanlarda istedikleri kadar vatan millet nutukları çeksinler. Onlar para ve mülk severdirler. Neden çocukları savaşa gitmiyor? Neden onların kapılarına bayrağa sarılmış tabutlar gelmiyor da milyon dolarlarla banka hesapları şişiyor?

Türkiye tarihinin en ırkçı-faşist savaş bloku boşuna kurulmadı. Bunun Türk halkına da bir faturası olacak. Sadece Kürtler ve demokratik muhalefet zarar görmeyecek. Devlette ve toplumda büyük bir kirlenme ve yozlaşma kaçınılmaz. Şimdi ortaya çıkan sonuçlara bakıp şaşırmanın bir anlamı yoktur. Bunun bir faydası da olmaz. Türkiye’nin başı beladan kurtulmayacaktır. Türkiye 2015 Temmuz’undan beri içine yuvarlandığı kanlı savaşı tartışıp sorgulayabiliyor mu? Hayır. Türkiye şimdi Suriye’de ne arıyor? Neden Efrîn’i kuşatıp işgalle tehdit ediyor? Neden Rusya’ya bu kadar taviz veriyor? Neden ABD ile bu kadar dalaşıyor? Neden bu kadar Zarrab derdine gark olmuşlar? Bunları Türkiye halkları her gün TV’lerde izleyip duruyor. Ama dondurulmuş, vurgun yemiş gibi. Faşist iktidar basında ve toplumda tartışmaya izin vermiyor. Tartışmayan, susturulan ve biate zorlanan bir toplumu istedikleri gibi yönetir, istedikleri gibi de güderler.

Erdoğan tüm ahlaki ve insani erdemleri bir kenara bırakmış, Hitler gibi tarihe geçmek için tam bir amok koşucusu gibi. Dünyanın ve tüm Kürdistan halkının gözü içine bakarak aslı olmayan yalanları rahatlıkla sıralayabiliyor. ‘’Efrîn’e huzur ve güvenlik getireceğiz’’ diyor. Efrîn halkı Türk devletine ne yapmış? Düne kadar adı ve kimliği olmayan bu Kürt şehri nasıl milyonluk orduya sahip Türkiye için bir tehdit olabiliyor? Ayrıca Efrînliler ne zaman Erdoğan’a başvurup gel bizi kurtar ‘aman yaman huzurumuz yok’ dediler? Efrîn halkı işinde gücünde, sade ve mütevazice yaşamını sürdürüyor. Kimsenin topraklarına, sınırlarına saldırdıkları yok. Sadece kendilerini yönetmek, kendileri hakkında karar sahibi olmak istiyorlar. Meclislerini kurmuş, kendi işlerini yürütüyorlar. Türk hükümeti neden bu kadar rahatsız olup onları savaşla, işgalle tehdit ediyor? Tankları ve topları neden Efrîn’e çeviriyorlar? 

Türk ırkçılığı ittihakçılarla geçmişte, tarihte kalmadı. Ermenileri, Asurileri yok eden, Kürtleri yüz yıldır saldırı altında tutan kafa bugün de iktidardadır. 

Rojavalı Kürtler Türk devletine savaş açmadılar. Hep iyi komşuluk ve dostluk istediler. Ama Türk devleti Kürt karşıtı olduğu için hem sınırları içinde hem de dışındaki Kürtlere karşı her türlü kumpasın ve düşmanlığın içinde oldu. Kürtler de kendisine düşmanlık yapan ve kazanımlarını hedefleyenlere karşı kendilerini savunacaklardır. Bir halkın kendisini savunması onun en meşru hakkıdır.



139

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA