Zarrab AKP’yi beslemiş

Zarrab, İran’a yönelik ambargonun delinmesinde AKP’li bakanlar ve Türk bankalarıyla çalışmış. Egemen Bağış’ın Aktifbank’ta hesap açılması için aracı olduğunu söyleyen Zarrab, Zafer Çağlayan’a ise 45-50 milyon euro, 7 milyon dolar ve 2.5 milyon TL’lik rüşvet vermiş. Kurulan mekanizmanın İran tarafında ise eski Cumhurbaşkanı Ahmedinejad ve İran Merkez Bankası bulunuyor.

01 Aralık 2017 Cuma | Dünya

Reza Zarrab, tanık olarak çıktığı mahkemenin ilk gününde AKP hükümeti ile oluşturdukları rüşvet çarkını ve İran’a yönelik ambargonun delinmesine ilişkin ayrıntıları açıkladı. 

* İran’a yönelik ambargoyu delmek, kara para aklamak ve kara para aklamak için ABD bankalarını aldatmak suçlamasıyla New York’ta başlayan davada konuşan Reza Zarrab, AKP hükümetinin bakanlarını ve Türk bankalarını bu uluslararası suçun işlenmesinde adres olarak gösterdi. 

* Zarrab, AKP’nin eski bakanları Egemen Bağış ve Zafer Çağlayan’ın isimlerini verirken, milyarlarca doları bulan uluslararası yolsuzlukta Türk bankaları Halk Bank, Aktif Bank ve Deniz Bank’ın isimlerini telafuz etti. 

* AKP yönetimindeki Türk devletinin yoğun diplomatik çabalarına rağmen Zarrab’ın Türkiye’ye iadesini gerçekleştirememiş. İpuçları, bu diplomatik çabaların sahibinin bizzat Türk AKP’li Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ı gösteriyor. 

* Zarrab’ın ağzından yapılan rüşvet itiraflarını haber yapan Financial Times, “Erdoğan hükümeti için utanç verici gelişme” dedi.


Salonda Atilla’yı gösterdi

Duruşma sırasında tek tutuklu sanık, Halk Bank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’yı parmağı ile gösteren Zarrab, 

“Yaptırım kuralları hakkında bankadaki en bilgili kişi. Oluşturduğumuz yapının Amerikan yaptırımlarıyla uyumlu gözükmesi için katkıda bulundu” dedi. 

Davayı yakından takip eden gazeteci İlhan Tanır, Ahval adlı sitede Zarrab ifadeleri hakkında şunları yazdı:”Zarrab, Halk Bank içinde toplanan İran’ın parasının bankanın en üst düzey düzey yetkililerinin yardımları ile önce Dubai’ye, oradan parası ile İran adına yurtdışı ödemeleri yapıldığını ifade etti. Levent Balkan, Hakan Aydoğan ve Seyid Ahmed, Zarrab’ın saydığı diğer Halkbank üst düzey yöneticileri oldu. Türkiye’den çıkarılan altının hiçbir zaman İran’a ulaşmadığını, Dubai’deki ofisinde kaldığını ve oradan bozdurularak İran adına, İran’ın uluslararası paralarının ödendiğini söyledi.”

Zarrab, Türkiye’nin bu şekilde ambargo altında olan ve borçlarını ödeyemeyen İran’ın dış borçlarının bu şekilde ödendiğini söyledi. 


Aktifbank ve Egemen Bağış

Zarrab, duruşmada Aktif Bank’ta hesap açılması ve dönemin Avrupa Birliği’nden Sorumlu Bakanı Egemen Bağış’ın bu hesabın açılmasındaki fonksiyonunu anlattı. 

Zarrab, 2011 yılında İranlı müşterilerin paralarını Türkiye’den çıkarabilmek için Aktif Bank’ta hesap açmak istediğini ancak bankanın bunu İran’a yönelik ambargo olmasından dolayı kabul etmediğini kendisinin de hesabın açılması için Bağış’a başvurduğunu söyledi. Zarrab’ın ifadesinin ardından Bağış’ın adı mahkeme tutanaklarına Aktif Bank’ta hesabın açılmasına aracı olarak geçti. Bu ifade ile birlikte Aktif Bank ve Egemen Bağış’ın bilerek ve isteyerek ambargoyu deldikleri ortaya çıkıyor. 


Zafer’in aldığı rüşvet ötesi bir şey

Zarrab’ın tanık, Mehmet Hakan Atilla’nın tutuklu sanık olduğu New York’taki davada AKP’li eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan hakkında da tutuklama kararı var. Çağlayan, Türkiye’de 17/25 Aralık 2013 soruşturmalarında Zarrab’ın kendisine ‘hediye’ ettiği 700 bin dolarlık kol saatiyle gündeme gelmişti. 17/25 Aralık soruşturmaları, Erdoğan’ın zoruyla üstü örtülünce Çağlayan da kurtulmuştu. 

Ancak önceki gün Zarrab, şarkıcı Ebru Gündeş’in eşi olmasından dolayı o dönemin Halk Bank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın kendisiyle çalışmak istemediğini bundan dolayı da Çağlayan’a 45-50 milyon euro, 7 milyon dolar ve 2.5 milyon TL’yi rüşvet vererek bu bankada hesap açtığını ve İran ile olan para trafiğini bu hesap üzerinden yürüttüğünü söyledi.  Zarrab’ın verdiği bilgilere göre Çağlayan, İran’a para transferi karşılığında kendisinden kârı yüzde 50-50 paylaşmak istemiş.

Zarrab’a “Süleyman Aslan seni geri çevirince neden Zafer Çağlayan ile irtibata geçtin” diye soruldu. Zarrab şu yanıtı verdi: “Çünkü o ekonomi bakanıydı.”



Mahkemede Zarrab, İran’ın doğalgaz ve petrolünün BOTAŞ ve Tüpraş’a satıldığını bunların parasının Halk Bank’ta toplandığını ve bundan sonraki para trafiğini şema çizerek anlattı. 

Halk Bank eski Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın yaptırımların ne olduğunu ve hangi işlemlerle yaptırımların delinebileceğini bildiğini aktaran Zarrab, Halk Bank’a gelen paranın ise Euro ve Türk lirası olarak Denizbank’a gönderildiğini söyledi. 



Erdoğan’ın çabaları tutmadı

Öte yandan bütün gelişmeler, Erdoğan’ın Zarraf’ı ABD’den almak için yoğun bir çaba harcadığı, bunun için OHAL KHK’sini devreye koyduğunu ancak başarılı olamadığını gösteriyor. 

Cumhuriyet’in haberine göre, Zarraf, 694 sayılı OHAL KHK’si ile Cumhurbaşkanına verilen tutuklu değişimi yetkisi kapsamında Türkiye’ye iade edilmek için girişimde bulundu. Kanun Hükmünde Kararname ile Erdoğan’a diğer ülkeler ile tutuklu ve hükümlü takas etme yetkisi  de verilmişti. New York eski Belediye Başkanı Rudy Giuliani ve eski Adalet Bakanı Michael Mukasey de bu temaslar kapsamında Türkiye’ye geldiği ancak girişimlerinde başarısız olduğu belirtiliyor. 


İran ile bağlantılar

Zarrab, kirli para trafiğinde İran eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ile de babasının aracılığı ile görüştüğünü söyledi. 

İran Merkez Bankası’na ve Bank Mellat isimli İran bankasına yazdığı mektuplar ile eski Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’a yazdığı mektupları da kabul etti. Bu mektupları Zarrab ilk duruşmalarda reddetmişti. İran Merkez Bankası başkanı ile yaptığı görüşmelerde Merkez Bankası’na daha ucuz maliyetli para ödeme için anlaşıldığını vurguladı. 

Duruşmayı izleyen gazeteci İlhan Tanır, Zarrab’a ilişkin şu izlenimlerini paylaştı: “Zarrab’ın ilk günkü ifadesi sonrası ve konuşmaktan çekinmeyen tavrı, önümüzdeki günlerde Zarrab’ın kendisine gelen sorulara karşı açıkça cevap vereceği yönünde bir izlenim yarattı. Ne şemayı anlatırken, ne banka isimleri ve siyasetçi isimleri verirken Zarrab’ın pek düşünmediği görüldü. Soru şu: bu saatten sonra savcılar ‘bu dava nereye varırsa oraya gitsin’ tavrıyla sorgularına devam edecek mi?”


Financial Times: Utanç verici

Zarrab’ın davası Amerikan basınında geniş yer buldu. Gazete ve televizyonlar Zarrab davasına geniş yer ayırdı.  Öte yandan İngiliz Financial Times, Zarrab’ın rüşvet açıklamasının Erdoğan hükümeti için utanç verici bir gelişme olduğunu yazdı. 


HABER MERKEZİ


605

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA