Kadınlar güçlü hesap soracak

Meclis İçişleri Komisyonundan alt komisyona gönderilen ve müftülere nikah yetkisi verilmesiyle de bilinen “Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”yla müftülere resmi nikah yetkisi verilerek, doğum kaydının da yazılı belge yerine sözlü beyanla yapılması amaçlanıyor.

12 Ekim 2017 Perşembe | Kadın

Meclis İçişleri Komisyonundan alt komisyona gönderilen ve müftülere nikah yetkisi verilmesiyle de bilinen “Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”yla müftülere resmi nikah yetkisi verilerek, doğum kaydının da yazılı belge yerine sözlü beyanla yapılması amaçlanıyor. Yine çocuk yaşta evlilikler, cinsel istismara maruz kalan kişilerin istismarcılarıyla evlenmesi gibi, kadınlara yönelik her türlü saldırıyı beraberinde getireceği ön görülüyor. Komisyonda görüşülen yasa tasarısı kadınlar nezdinde büyük bir tepkiye neden oluyor. 

Yasanın asıl amacının kadını biraz daha eve kapatmak, evlilik yaşını aşağı indirebilmek, çocuk yaşta evliliklerin hoş görüyle karşılanabilmesini sağlamak olduğunu söyleyen CHP Mersin Kadın Kolları Başkanı Pakize Güler, “Kadınlar bu yasaya karşı Meclis’in kapısında mücadele ederek engel olacak” dedi. 

 

Dini nikah meşrulaştırılıyor

 AKP iktidarının ilk günden bu yana kadını eve hapsetmeye yönelik politikalar izlediğine dikkat çeken Güler, “Son günlerde televizyon programlarında bilinçaltına yönelik saldırılar var. Buralarda topluma iki eşlilik, üç eşlilik hoşgörülü gösteriliyor. Müftülere resmi nikâh yetkisi verilmesiyle de dini nikahlar meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Müftülere nikah yetkisi verilmesi ile birlikte kadınların tüm resmi ve yasal hakları ellerinden alınmaktadır. Doğal olarak doğurdukları çocukların da haklarını korumaktan mahrum bırakmaktadır” ifadelerinde bulundu. 

 

Kadınlar dinle terbiye ediliyor

Ülkenin içerisinde bulunduğu kaosta kadın cinayetlerinin de her geçen gün arttığına dikkat çeken Güler, “AKP hükümeti kadın cinayetlerinde yaşanan artışı araştırmak yerine kadın haklarını yok etmeye yönelik yasalar çıkartıyor. Cumhurbaşkanı akşam bir şeyi düşünüp sabah yasa çıkartarak onu gerçekleştiriyor” dedi. Ülkede çözülmesi gereken sorunlar bulunurken AKP hükümetinin kadınları dinle terbiye etmeye çalıştığını kaydeden Güler, “Daha önce de AKP hükümeti küçük çocukların istismarcıları ile evlendirme yasasını çıkarmaya çalıştı. Kadınlar nasıl o yasaya karşı Meclisin kapısına dayandıysa bu yasaya karşı da mücadele ederek engel olacak” şeklinde konuştu. 

 

Amaç erkeğe biat

HDP Mersin İl Eşbaşkanı Hatice Şahin ise, AKP hükümetinin son 2 yılda çıkardığı yasalarının kadına yönelik şiddetin artmasına neden olduğunu ifade etti. Ülkedeki savaş ve çatışmaların sadece bölgede değil, toplumun her katmanına indiğine dikkat çeken Şahin, “İktidarın iletişim dili şiddet olunca, erkeğin kadına yaklaşımı da daha çok şiddet içermeye başlıyor. Dolayısıyla kadına uygulanan şiddet, iktidar eliyle organize edilen toplumsal ruh halinin bir yansımasıdır. İktidarın zihnindeki kadın, erkeğinin dizinin dibinde oturan kadın. Kadın politikasının altında  kadının erkeğe biat ettirilmesi var” diye konuştu.

AKP’nin özellikle kadınları siyasetten uzak tutmaya çalıştığını vurgulayan Şahin, “Kadın kazanımlarımızdan ödün vermeden, kadın mücadelesini daha da geliştirerek AKP hükümetinin anlayışı karşısında yer alacağız” dedi. 


MA/MERSİN



’Topyekûn ayaklanmalıyız’


Müftülük yasa tasarısına bir tepki de Amedli kadınlardan geldi. Tasarıyla kadına yönelik saldırıların yasallaştırılmak istendiğini belirten kadınlar, yaşamlarını hedef alan yasaları kabul etmeyeceklerinin altını çizdi.   

Tasarının sadece müftülere nikah kıyma yetkisi verilmesinden ibaret olmadığını söyleyen Ece Bilgin, çıkarılan yasaların bir bütün ele alınması gerektiğini ifade ederek, bugüne kadar elde edilen kadın kazanımlarının yok edilmesinin hedeflendiğinin altını çizdi. 



Sadece erkeklerin söz hakkı olduğu ve desteklediği çeşitli yasaların çıkarıldığına dikkat çeken Bilgin, “Müftülük yasası da bunun bir ürünüdür. Müftülük yasası kadına yönelik birçok hak ihlalinin yeniden yaşama geçirilmesi anlamını taşıyor. Kadına yönelik saldırılar yasalaştırılıyor. Müftülük yasasıyla cinsel istismar artacak, çocuk gelinler çoğalacak. İstismara maruz kalan kadın ve çocuklar yasaya dayanılarak evlendirilecek. Suç işleyen erkekler yasalar eliyle affedilecek” diye konuştu.  


Herkese dokunacak bir yasa

 Türkiye’de namus olgusunun sadece kadınlara kilitlendiğine işaret eden Bilgin, “Bu yasayla aileler kendilerini temize çıkarmak için kadınların istismarcıyla evlenmesini onaylayacak. Tasarının geçmemesi için büyük bir sesin çıkması gerekiyor. Bu maddelerin hepsinin OHAL döneminde hayata geçiriliyor olması; ‘OHAL neye karşı ilan ediliyor?’ sorusunu tekrar gündeme getiriyor. Herkese dokunacak bir yasa, bu nedenle herkesin karşı çıkması gerekir” diyerek çağrıda bulundu.  

 Rojin Şeker de, Rosa Lüksemburg’un, “Hareket etmeyenler, zincirlerin ağırlığını fark edemezler” sözünü hatırlatarak, erkek zihniyetin bunun farkında olduğunu aktardı. Küçük yaşta evliliklerin kadınların hayatının bitişi, toplumun esir alınması anlamına geldiğini ifade eden Şeker, “Erkekler eliyle hayata geçirilen yasayı kabul etmiyoruz. Yaşamımızı hedef alan bu yasaya karşı topyekûn ayaklanmalıyız” dedi.


MA/AMED



109

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA