Umut ŞERZAN: Kayıt dışı direniş

Promethe’nin zincirini kıran sensin. Zincirin her bir halkasında dönen dairenin bitmezliğinin ifade bulduğu yer sensin: Di-re-niş. Botan’sın biraz, biraz Dersim, Sûr’sun, Cizre’sin, Nusaybin’sin biraz. Amed’sin biraz, biraz Şengal’sin, Kobanê’sin biraz…

01 Ağustos 2017 Salı | PolitikART

Alnın secdeye varışı gibi bir hal direnmek. An da yılda ama sabırsızca bir ibadet şekli. Faturası yok bunun, kayıt dışı bir eyleme hali. Münkir ve Nekir’e atılan bir çalım. Naylonlaşan insanlığın kuru sıkıca atımlık mermisi değil elbet, atılan yer yanar attığı yeri kanatır barutun iğneye vurma anı. Bir annenin koynunda kem gözlerden sakındığını bebesine verdiği süt kadar aziz, süt kadar temiz. İçe sinen korkuya, yola pusulanan onursuzluğa baskın, di-ren-iş.

Fahişliğin ortasında feleğin çemberine kazık çakanların öyküsü, en yanık sesin türküsü ve zalimlerin en afilli ürküntüsü: Di-re-niş. Dağın gölgesinden ovaya, Sûr’a saklanan heybenin ağırlığı gibi. Bir deli çoban kavalı belki de kim bilir, bir cızırtıdan başlayan senfoninin estetize halde senkronizesi. 

Dağılan bir tesbihin her bir tanesi gibi dağılan zerre, zerredeki her bir katre ve muhteşeme varan bir tekke, direniş. Zümrüd û Anka’nın kanadında taşıdığı her bir tüy, her çırpınışta yaratılan kaos. Alından akan ter, tere gizlenen tuz. Gözleri tavana dikilip, kapı önünde beklenen o ana, o güne değin fırlatılan en keskin en can yakan en çapkın bakış, di-re-niş.

Yola koyulan kervanda, görülmeyeni gören gözsün sen.  Sevdasın, suveydasın leylim leylim. Kara gözlülere verilen kavil sensin. Baykuşun tünediği dalı kesen, uğursuzlar karşısında bilgece duransın sen.

Dimdik duran gerdana saçılan inci gibi saklı, inci gibi değerlisin. Sinsinin evinin ortasın dikilen incir ağacı. Göğe uzanan, bulutlara varan merdivenimsin. Her adımın ‘bize’ gebe, sancılarının İsa doğuracak en babasızından, annesine emanet bir çocuk yürüyecek. Yadelleri tutmayan, doğruya varan yolsun sen: Di-re-niş.

Atılan taşlarla kale örme, sedler çekme deneyimi zulme. İnat halisin Azraille, İsrafil’in üflediği nefessin.

Azap ortağısın, destan gibi dile gelensin, yüreğe serpilen su, karın ortasında serçe şirinliğindesin. 

Promethe’nin zincirini kıran sensin. Zincirin her bir halkasında dönen dairenin bitmezliğinin ifade bulduğu yer sensin: Di-re-niş. 

Botan’sın biraz, biraz Dersim, Sûr’sun, Cizre’sin, Nusaybin’sin biraz. Amed’sin biraz, biraz Şengal’sin, Kobanê’sin biraz. Gittiğimiz her patika, döndüğümüz her köşebaşı, sokakların çıkanısın. Canansın, candasın..

Ve biliyor musun bizle çok güzelsin!


738

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA