Kızıl Meydan’ın sosyalist dengbêjî Sûsika Simo

Sûsika Simo, konser verirken, sarı, yeşil, kırmızı elbiseler giyer ve başına da kefiye bağlardı. O sosyalist bir kadın dengbêjdi. Simo ile dengbêjlik sosyalist söylemle tanışır.

24 Temmuz 2017 Pazartesi | Kültür-Sanat

ERTUŞ BOZKURT / İSTANBUL


Saat tam altıyı vurduğunda, başka bir renge çalardı radyosu olan Kürtlerin hayatı. Derin bir huşu içinde düğmeleri çevirirdi eller. İşte o vakitte, bir mabet yerine dönerdi radyolu evlerin önü. Çünkü Êrivan Radyosu’nda dengbêj saatiydi... Yanık seslerin zamanıydı.

Kürtçe konuşmanın yasak olduğu zamanlarda, bir başka ülkeden yayın yapan bir radyodan kendi dilinde haber, müzik, şiir ve şarkı dinlemek dinsel bir tören gibiydi.

Birçok dengbêjin yetişmesinde Erivan Radyosu’nun eşsiz bir yeri vardır. Maalesef burada yetişen dengbêjlerin birçok eseri günümüze ulaşmamıştır. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte artık kaybolduğunu düşündüğümüz bu eserler ise yeni yeni gün yüzüne çıkıyor. Bu dengbêjlerden biri de Kafkas ülkelerinde yaşayan Sûsika Simo’dur. 


Eserleri şimdi çıkıyor

İlk Kürt kadın dengbêjlerinden olan Simo o dönem imkansızlıklardan dolayı kaset çıkaramamıştı. Şimdi ise eserleri son dönemlerin en çok dinlenen stranları arasında.

Simo, kılamlarında gırtlağı ulusal gırtlak, duyguyu yerel duygu, sesi bir enstrüman gibi kullandı.

‘Lenînê Mezin-Büyük Lenin’ ve ‘Xerîb Bilbil-Garip Bülbül’ kılamları dilden dile dolaşan Simo’nun renkli hayatı da dikkat çekiciydi. 

O dönem hiçbir Kürt kadının cesaret edemediğini yaptı.  Ermenistan’ın önde gelen sporcularından Kulya Neftalyan’la evlenir. Bu evlilik yüzünden ailesini karşısına alır. Ama aşkından vazgeçmez.

Adeta bir kültür elçisi gibi çalışır. Eşiyle birlikte turnelere çıkan Simo, sadece Ermenistan’da değil, Gürcistan başta olmak üzere tüm eski Sovyet ülkelerinde sahneye çıkar. Sovyet ülkelerinin en ünlü sanatçılarının sahne aldığı Flarmonya’da uzun yıllar kılamlarını seslendirmiştir. 


Devlet sahnesindeki ilk dengbêj

Sûsika Simo da sanatını icra ederken diğer dengbêjler gibi birçok olanaksızlık ve engelle karşılaşır. Ancak dengbêjlikten, sahnelerden asla vazgeçmez. 

Simo, 1946 yılında Kürt halkı adına ilk kez sahne alan dengbêjdir. O zamana kadar hiçbir dengbêj devlet sahnesinde şarkı söylememiştir; ama Sûsiko Simo, Ermenistan’da devlet sahnesine çıkarak bu ilke imza atmıştır. 

Belgiya Qadir, Aslika Qadir gibi kadın dengbêjler sadece Erivan Radyosu’nda kılam söylerken, o bununla yetinmemiştir. Sürekli turnelere çıkan, baştan başa tüm Sovyet ülkelerinde Kürt sanatını yayan bir sanatçıdır. 


Kızıl Meydan’ın sosyalist dengbêjî

Simo, 1960’lı yıllarda Ermenistan’ın en büyük ve ünlü yeri olan Kızıl Meydan’da da açık hava konserleri verdi. Simo’yu dinlemek için günler öncesinden bilet alınır ve salona girmek için saatler öncesinden sıraya girilirdi. Simo konser verirken, sarı, yeşil, kırmızı elbiseler giyer ve başına da kefiye bağlardı. Simo’nun farklı diğer bir özelliği ise sosyalist bir dengbêj olmasıydı. Simo ile dengbêjlik sosyalist söylemle tanışır. 


Lenin anısına kılam

Ekim devrimi ve sosyalizmi müjdeleyen kılamlara imza atan Simo’nun en çok bilinen eseri Leninê Mezin (Büyük Lenin) kılamıdır. Sözleri şöyle başlar: “Devra berê, devra berê, belengaz bû/ Lenin rabû em xilas bûn/ Navê Lenin şirin şa bûn… (Eski dönem eski dönem hep yoksulduk/ Lenin kalktı biz kurtulduk/ Lenin’in ismiyle mutlu olduk.” 


1327

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA