Öldürmeyin, taleplerini kabul edin

İHD İstanbul Şubesi, TİHV İstanbul Temsilciliği, İstanbul Tabip Odası, Çağdaş Hukukçular, Özgürlükçü Hukukçular Platformu ve TOHAV, "Aslolan yaşamdır, yaşam hakkını savunuyoruz" diyerek, bir kez daha açlık grevinde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın taleplerinin kabul edilmesi için haykırdı.

19 Haziran 2017 Pazartesi | Haber

İHD İstanbul Şubesi, TİHV İstanbul Temsilciliği, İstanbul Tabip Odası, Çağdaş Hukukçular, Özgürlükçü Hukukçular Platformu ve TOHAV, "Aslolan yaşamdır, yaşam hakkını savunuyoruz" diyerek, bir kez daha açlık grevinde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın taleplerinin kabul edilmesi için haykırdı. 

İHD İstanbul Şubesi, TİHV İstanbul Temsilciliği, İstanbul Tabip Odası, Çağdaş Hukukçular, Özgürlükçü Hukukçular Platformu ve TOHAV, "Aslolan yaşamdır, yaşam hakkını savunuyoruz" şiarı ile Beşiktaş'ta bulunan küçük Kartal heykeli önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açlık grevlerinin 103. gününe giren ve açlık grevindeyken tutuklanan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'nın serbest bırakılıp işlerine geri dönmesi için yapılan eylemde, Özakça ile Gülmen'in fotoğraflarının olduğu "Yaşamı savunuyoruz" pankartı açıldı. "Ölümü değil yaşamı savunuyoruz" yazılı önlükler giyen insan hakları savunucuları ve hukukçular, "Asolan yaşamdır", "İnsan hakları ile insandır", "Nuriye ve Semih'in sesiyiz" ve "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz" dövizleri taşıyarak "KHK'lar gidecek biz kalacağız", "Nuriye, Semih onurumuzdur" ve "Direne direne kazanacağız" sloganlarını attı.

İHD MYK Üyesi Mukkades Şamiloğlu, Gülmen ve Özakça'yı tutuklamanın sorunu çözmediğini tam tersine sorunu ve direnişi büyüttüğü söyledi. Şamiloğlu, KHK’larla birçok kişinin işinden çıkarıldığını aktararak, Gülmen ve Özakça’nın 7 aydan bu yana işlerine dönebilmek için KHK düzenine karşı direndiklerini belirtti. Şamiloğlu, “Nuriye, Semih ve arkadaşlarına destek için yapılan basın açıklamalarına müdahale ederek onlarca insanın gözaltına alınmasının, soruşturmalar açılmasının çözüm olmadığı artık anlaşılmalıdır. Açlık grevinde daha fazla geç olmadan mutlaka yaşamı savunan irade dikkate alınmalıdır” dedi.

Gülmen ve Özakça’nın açlık grevlerini cezaevinde sürdürdüklerini hatırlatan Şamiloğlu, “Açlık grevinin hayati bir aşamasında olan iki insanı, tutuklama ile sınamak cinayettir ve sorumluluğu ağırdır. Siyasi iktidar ve yargı tutumunu gözden geçirerek, derhal iki insanın ölümüne neden olabilecek saldırganlıktan vazgeçmeli ve talepleri kabul etmeli. Nuriye ve Semih serbest bırakılmalıdır” diye konuştu. Şamiloğlu bütün demokrat kesimleri duyarlı olmaya çağırdı.  

 İSTANBUL


222. günde de saldırı

Açlık grevlerinin 103. gününü geride bırakan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'ya destek olmak için 222. gününde Yüksel Caddesi'nde ellerinde çiçeklerle bir araya gelen ihraç edilen emekçiler Nazife Onay ve Nazan Bozkurt polisin sert saldırısına maruz kaldı. Polisin saldırısı sonrası kısa bir açıklama yapan Nazife Onay, "İstedikleri kadar bizim ağzımızı kapatmaya çalışsınlar ve anıtın etrafını bariyerlerle çevirsin, açlık sesini duyurmaya devam ediyor" dedi.  


 ANKARA



119

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA