Dersim’de 4 mevsim kalanlar

Dersim’de göç ettirme politikalarına rağmen köylerinden vazgeçmeyen yaşlıların hikayesini fotoğraflayarak “Mende - Çar Demserre Dêrsim’de Manenî” kitabına taşıyan fotoğraf sanatçısı Tahir Bozkurt, “Onlar da giderse elimiz ayağımız kesilmiş olur. O bildiğimiz coğrafyaya dönmemiz lazım” dedi.

17 Haziran 2017 Cumartesi | Kültür-Sanat

Dersim’de göç ettirme politikalarına rağmen köylerinden vazgeçmeyen yaşlıların hikayesini fotoğraflayarak “Mende - Çar Demserre Dêrsim’de Manenî” kitabına taşıyan fotoğraf sanatçısı Tahir Bozkurt, “Onlar da giderse elimiz ayağımız kesilmiş olur. O bildiğimiz coğrafyaya dönmemiz lazım” dedi.

1938 Dersim soykırımında insansızlaştırma politikasından sonuç alamayan devlet, 56 yıl aradan sonra 1994’te benzer bir senaryoyla tekrardan Dersimlilere katliam ve sürgünü yaşatmak istedi. Dersim’de kimileri katledildi, kimileri bir daha topraklarına geri dönmemek üzere göç ettirildi, kimileri ise dört mevsim boyunca topraklarında yaşamını sürdürme gayreti içerisinde kaldı. 

Fotoğraf sanatçısı Tahir Bozkurt, Dersim’de 4 mevsim boyunca yerini terk etmemek için direnen bir avuç insanın hikayelerini konu alarak fotoğraf albümü hazırladı. 

Fotoğrafların hikayesini Kirmanckî ve Türkçe anlatan “Mende - Çar Demserre Dêrsim’de Manenî (Kalan - Dersim’de Dört Mevsim Kalanlar)” kitabı Sancı Yayınlarından çıktı. 

2011 yılından bu yana kitap için çalışmalarına başladığını söyleyen Bozkurt, 1990’lı yıllarda Dersim ve diğer Kürt bölgelerinde devlet tarafından göç ettirme politikalarının yaşatıldığını hatırlattı.


38’den daha ağır bir durum

Bozkurt, “Belki Dersim için 1938’den daha ağır bir durumla karşı karşıyayız. İşte bu noktada Dersim’de göç etmeyip kalanların hikayesini işledim” diyor.

Kapitalist üretimin yeni nesil ile bir önceki kuşağı birbirinden ayırdığını ifade eden Bozkurt, “Onlar daha buraları terk edip gitmeden onlardan hem o kültür devrini almamız lazım hem de aslında oraya yeniden bir çivi çakmamız lazım” şeklinde konuşuyor.

Bozkurt, Kirmanckî’yi unutanlara da Dersim’i ve Dersim’de kalanları anlatmak için Türkçe de kullanmayı tercih etmiş.

Dersim bölgesinde kendi çektiği fotoğraflara benzer çok sayıda fotoğrafların olduğunu ifade eden Bozkurt, bu tarzda bir çalışmanın ilk defa yapıldığını kaydetti. 

Bozkurt kitabında, Dersim’de dağ köylerinde yıkılmış, harap olan evlerin fotoğraflarının yanısıra Ovacık’ta köyü yakıldıktan sonra Pertek’e göç eden Kumru Ninenin hikayesini de vermiş. n DİHABER/İSTANBUL



238

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA