HDP MYK Üyesi Çilem Küçükkeleş: Ortak bir kadın bloğuna ihtiyaç var

HDP MYK Üyesi Çilem Küçükkeleş, kadınlara yönelik artan baskılara karşı bütün kesimlerden oluşan ortak bir kadın bloğuna ihtiyaç olduğunu söyledi.

17 Haziran 2017 Cumartesi | Kadın

HDP MYK Üyesi Çilem Küçükkeleş, kadınlara yönelik artan baskılara karşı bütün kesimlerden oluşan ortak bir kadın bloğuna ihtiyaç olduğunu söyledi. 

Ülkedeki savaşın son 2 yıldır derinleştiğini belirten Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu Üyesi (MYK) Çilem Küçükkeleş, “Alevilikte damladan derya, deryadan damla olmak vardır. Hepimiz damlayız ama bir araya gelirsek derya olabiliriz. Bu sistemi değiştirmeliyiz” diyerek tüm kadınları baskı ve cinsiyetçi politikalara karşı ortak mücadele ağını örmeye çağırdı. 

‘En çok direnen kadınlar’

Kadın iradesinin dünya siyasetini etkileyen bir güç haline geldiğini söyleyen Küçükkeleş, “Dünyayı etkileyen bir siyaset haline dönüştük. Burada AKP ile mücadele ederken Amerika’daki kadınlar da Trump’la mücadele etmeye devam ediyor. Bu yüzden kadın hareketi büyürse, örgütlenirse dünya o zaman değişebilecek. Çünkü bu diktatörleşme haline en çok direnen biz kadınlarız” diye belirtti. 

‘Arîn gibi ölürken de yaşatmalı’

Küçükkeleş, Arîn Mîrkan’nın verdiği mücadelenin Ortadoğu’daki direnişin en önemli örneklerinden biri olduğunu vurgulayarak, şöyle dedi: "Arîn, Ortadoğu’da bir insan bedeninin neye karşı direnebileceğini ve neyi başarabileceğini anlatan bir örnektir. Coğrafyamızda yaşanan bunca yıkıma karşı buraları terk etmiyoruz, burada yaşamaya devam edeceğiz, başımıza ne gelirse gelsin diyen biridir. O yüzden 'dünyayı sadece biz yaşayacağız, biz tüketeceğiz' diyen değil, biz ve bizden sonraki nesillerle yaşayacağız diyen kesimleriz. Bu dünyayı tüketmeyeceğiz. Tıpkı Arîn gibi. Öldük, bittik, feda ettik değil de aslında ölürken de yaşattık diyeceğiz” şeklinde konuştu.

AKP iktidarının tüm baskıcı politikalarını önce kadınların üzerinde uyguladığını vurgulayan Küçükkeleş, kadınların gösterdiği kararlılık sayesinde AKP’nin daha çok İranvari bir şekilde yoluna devam etmesinin engellendiğini, kadınların korku politikasını boşa çıkardığına vurgu yaptı. 

Saldırılara karşı kadın blogu

Küçükkeleş, Türkiye ve bölgedeki kadın örgütlerinin yapması gerekenleri şöyle anlattı: "Çünkü savaşın ana kuralıdır kadına saldırmak. Taciz ve tecavüz etmek, belki de silahtan önceki kuraldır. Çünkü bir toplumun kimliğiyle oynamanın yolunun buradan geçtiğini bilen bir anlayışla karşı karşıyayız. Bu yüzden bunlara karşı tüm kadınları bir araya gelip demokrasi için mücadelede birleşmesi gerekiyor. Bütün kesimlerden oluşan ortak bir kadın bloğuna ihtiyaç var. Mesele CHP ve HDP’li kadınlar bir araya gelebilmelidir. Erkeklerin 'Hayır’ında bir ortaklık yok ama biz kadınların 'Hayır’ında büyük ortaklık var. Bu ortaklığı mutlaka göstermeliyiz. Gösterebilirsek Türkiye siyasetine de örnek oluşturabiliriz. Gerçek ilerici devrimci bir hareket ancak kadınların yapabileceği bir şeydir. Böylece doğru bir hayat kurulabilir." 



DİHABER/AMED


115

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA