Mücadele devam edecek

Batman’da 1 ay cezaevinde kalan Fransız gazeteci Mathias Depardon, bulunduğu cezaevindeki koşulların çekilmez olduğunu söyledi. Gezi’den sonra gazetecilerin kısıtlı alanlarının daha da daraltıldığına işaret eden Depardon, Türkiye’de tutuklu meslekdaşları ile dayanışmayı sürdüreceğini ve mücadeleye devam edeceğini belirtti.

16 Haziran 2017 Cuma | Dünya

SELMA AKKAYA / PARİS


Mathias Depardon, Fransız gazeteci. National Geographic için Hasankeyf’te barajları konu alan fotoğraf çekimindeydi. Sürekli askeri sevkiyatların yapıldığı ve kontrollerin yoğun olduğu bölgede, 8 Mayıs günü gözaltına alınarak PKK’yi desteklediği iddiasıyla tutuklandı. 

9 Haziran günü Fransa’ya sınırdışı edilene kadar Batman Cezaevi’nde tutuldu. Uluslararası basın örgütleri, Fransız Konsolosluğu ve en son Fransa’nın yeni Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, Brüksel’de NATO zirvesi sırasında Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan ile görüşme sonrasında serbest bırakılan Depardon ile yaşadığı bu süreç üzerine görüştük. 

Bir Fransız gazeteci aracılığı ile kendisine ulaştırdığımız Depardon, kendi ifadelerinden de anlaşılacağı üzere yaşadığı sürecin şokunu henüz atlatabilmiş değil.

Uyuyamıyorum, yorgunum!

Depardon, “Geldikten sonra otel odasından iki gün boyunca üzerimde bornoz ve elimde sigara dışarı çıkamadım. Uyuyamıyorum. Bunun sürekli arayan gazetecilerle ilgisi yok. Yorgunum ve bu yaşadıklarımın etkisi” ifadesini kullandıktan sonra şunları ekliyor: “Ben bir fotoğrafçıyım ve benim rolüm sahnenin önünde olmak değildi.”

Cezaevi çekilmezdi

Depardon, bir aylık süreç içerisinde yaşadıklarının etkisinde olduğunu ifade ediyor. Depardon “İlk olarak 2012 yılında Türkiye’de çalışmaya başladım. İlk çalışmam Suriye, Pakistan ve diğer ülkelerden gelen göçmenler üzerine oldu. Türkiye’den son olarak da onlarla oldum. Tutulduğum hücrede göçmenler kalıyordu. Afganlar, Iraklılar, çocuklu hasta kadınlar vardı. Üst katta ise Fransız mücahitler” diyor. 

Depardon, cezaevindeki koşulların ağırlığına dikkat çekerken, aynı zamanda bu sürecin kendisinde var olan klostrofobi (Kapalı alanda kalma korkusu) nedeniyle daha da çekilmez olduğunu belirtiyor. 

En büyük korkusuydu

Depardon devamla şu ifadeleri kullandı: ”Bende, biraz klostrofobi var ve evimde pencereler hep açıktır. Benim en büyük korkum hep hapse girmekti. O da oldu. Aslında uzun süre değil sadece 30 gün ama bu sorundan kaynaklı bana bu süreç çok uzunmuş gibi geldi.” 

Konsolosluğun müdahalesi

Depardon, cezaevinde tutuklulara verilen yemeğin iğrenç olduğunu da sözlerine ekliyor: “Açlık grevini bitirdikten sonra konsolosluk yetkililerinin müdahalesiyle dışarıdan gıda alımına izin verildi.”

Tutuklu gazeteciler ağır koşullarda

İlk olarak 2012 yılında Türkiye’de çalışmaya başladığını ifade eden Depardon, Gezi’den sonra adım adım gazetecilerin sınırlı olan çalışma alanlarının da tükendiğine işaret ediyor. Türkiye’de şu an en ağır koşullarda 100’ün üzerinde gazetecinin olduğunu ifade eden Depardon, kendisi için kampanya yürüten tüm meslektaş ve kurumlara teşekkür ediyor. 

Bundan sonra aynı şekilde Türkiye’deki meslekdaşları için mücadelenin devam edeceğini belirten Depardon, aynı hücrede kaldığı göçmen tutukluların da durumlarının Türkiye’de kötü olduğunu ifadelerine ekliyor. 



281

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA