TECRİTTEN bağımsız değil

Pervin Buldan, Öcalan’ın kadın özgürlük mücadelesine etki ve katkısını hatırlatarak “Öcalan şahsında Kürt halkı ve kadınları tecrit edilmek isteniyor” dedi.

15 Haziran 2017 Perşembe | Kadın

İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan, son dönemlerde kadınlara yönelik artan saldırıların Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecritten bağımsız olmadığını söyleyerek, tecridin kaldırılması için mücadeleyi yükselteceklerini vurguladı. 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili, TBMM Başkanvekili ve İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan, Öcalan’ın cezaevi koşullarını değerlendirerek, bu koşulların kadın katliamları, şiddet ve cinsel istismar vakalarına yansımalarını anlattı. 

Özelikle son 2 yıldır Öcalan’ın kimseyle görüştürülmediğine dikkat çeken Buldan, Öcalan’ın Kürt ve Türkiye halkları açısından önemli bir şahsiyet olduğunu ifade etti. Buldan, Kürt kadınları ve halkı olarak ağırlaştırılmış tecridi kabul etmediklerini söyleyerek, Tevgera Jinên Azad’ın (KJA) ara dönem toplantısında özelikle Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılmasına yönelik yapabileceklerini masaya yatırdıklarını aktardı. Türkiye’nin barışı ve demokrasisi açısından Öcalan’ın varlığı ve konumunun önemli olduğunu söyleyen Buldan, “Maalesef iktidar-devlet kör dilsiz ve sağırları oynamaktadır. Aksine Öcalan’ın görüşlerini benimseyen insanları da tutuklamaktadır. Bunun Türkiye’ye faydası yok” dedi.

Kadına saldırılar tecritle bağlantılı

Türkiye’de kadına yönelik artan şiddet, cinsel istismar, katliam gibi birçok saldırının Öcalan üzerindeki tecritle birebir bağlantılı olduğunu söyleyen Buldan, “Öcalan ile yapılan görüşmelerde Türkiye’de kansız bir süreç geçirdik. Bunda Öcalan’ın rolü çok büyük. Öcalan, çözüm sürecinde Türkiye’deki kadına yönelik şiddet, katliamların durdurulması için çok önemli perspektifler verdi. Öcalan ile yaptığımız görüşmeleri kadın örgütleri ile paylaştığımızda bu konuda bir yol izlendi. Öcalan ile görüşmeler kesildiği gibi kadına yönelik baskı, şiddet, katliam, cinsel istismar vakaları da arttı” şeklinde konuştu. 

Öcalan her fırsatta kadın sorununu dile getirdi

Barış ve müzakere süreçlerinde kadınların rol almasındaki en büyük etkenin Öcalan olduğunu kaydeden Buldan, şöyle devam etti: “Kadınsız bir müzakere sürecinin ilerleyemeyeceğini söyleyen, kadınların bir araya gelip ortak tavır sergilemesinden birlikte mücadele yürütmesine kadar en büyük etken Öcalan’dır. Kadın özgürlük mücadelesinde çok büyük bir etkisi ve katkısı vardır. 33 kez Öcalan ile görüşen biri olarak söylüyorum, yaptığımız tüm görüşmelerde hiçbir toplantımız kadın gündemsiz olmamıştır. Her toplantımızda mutlaka kadın gündemi ve meselesi masaya yatırılmıştır. Sorunların çözümü için mutlaka tartışılmıştır. Devlete ve AKP’ye kadın sorunu üzerinde çok ciddi mesajlar verilmiştir. Öcalan’ın kadın meselesiyle bu kadar ilgili olması elbette ki kadınların verdiği özgürlük mücadelesiyle bağlantılıdır.” 

Türkiye tecritle kan kaybediyor

Öcalan şahsında Kürt halkı ve kadınların tecrit edildiğini söyleyen Buldan, “Ağırlaştırılmış tecridin bir an önce kaldırılması ve bununla birlikte kadınların Sayın Öcalan’la buluşması hedeflerimiz arasındadır” dedi. Öcalan üzerindeki tecridin Türkiye’ye yansımasını değinen Buldan, “Türkiye gün geçtikçe kan kaybeden bir ülke konumuna gelmiş durumda. Savaş elbette ki arzu etmediğimiz bir yöntemdir. Tüm Ortadoğu ve Türkiye’deki barış ancak ve ancak Kürtlerle ve Sayın Öcalan’la gerçekleşecektir” diye konuştu. 

Öcalan’ın fikirlerini anlatmak da ‘suç’

Amed’de kaldığı otelde gözaltına alınma gerekçesini de anlatan Buldan, kendisine yöneltilen suçlamalardan birinin Öcalan ile çözüm sürecinde yaptığı görüşmeleri kamuoyuna aktarmak olduğunu söyledi. Buldan, “Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bana yönelttiği suçlamalardan bir tanesi sayın Öcalan ile yaptığım görüşmeleri kamuoyuna aktarmakmış. Öcalan’ın görüşlerini kamuoyuna taşımak suçmuş. O görüşmeleri kamuoyuna aktarmak benim görevimdi. Bu görev bana verilirse ben tekrar seve seve yaparım. Öcalan bu ülke için bir şanstır. Barışın anahtarıdır. Bunu böyle bilip görmek lazım. Onun düşüncelerini kamuoyuna aktarmak suç ise ben bu suçu işlemeye devam edeceğim” mesajını verdi. 


Kadınlar izleyeceği yolu çiziyor

TJA’nın bileşenleri ile yeni yol haritasını belirlemek için dün başlattığı toplantı bugün de devam ediyor. Toplantıda kadınlar olarak nasıl bir mücadele yolu izleyeceklerine dair öneriler alınıyor.

DBP İl Binası Vedat Aydın Konferans Salonu’nda TJA’nın tüm bileşenlerinin katılımı ile önceki gün başlattığı ara dönem toplantısı dün de devam etti. İlk gün süren oturumda kadınlar Ortadoğu ve dünyada yaşanan savaş ve siyasal süreç değerlendirilirken, kadın katliamları ve çocuklara yönelik istismar da tartışıldı. Kadın kurumlarının kapatılmasına dönük de değerlendirmeler yapan kadınlar, alternatif kurumların oluşturulması yönünde önerilerde bulundu.

İkinci oturum şeklinde süren dünkü toplantının açılışında sabah saatlerinde ev baskınları ile gözaltına alınan kadın siyasetçilerin gözaltına alınmasına tepki gösterildi. Kadınlar bu gözaltıları toplantıya karşı bir misilleme olarak değerlendirdi.

Yeni yol haritasına dönük öneriler ve değerlendirmelerle akşam saatlerine kadar devam eden toplantı, haberimiz yayına hazırlandığı sırada henüz bitmemişti. 


 DİHABER/AMED


319

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA