Kendi gücüne inan eril zihniyeti yık!

Hamburg Rojbin Kadın Meclisi “Özgür eş yaşam” konulu seminer organize etti. Seminerin tartışmalarında; yeni toplumun inşasında kadının kendi gücüne inanmasının önemine vurgu yapıldı.

13 Haziran 2017 Salı | Kadın

M. ZAHİT EKİNCİ / HAMBURG


Rojbin Kadın Meclisi’nin düzenlediği seminere Avrupa Kürt Kadın Hareketi aktivisti Rojda Yıldırım konuşmacı olarak katıldı. Yaklaşık 50 kişinin katıldığı seminer, Hamburg Hak-Evi Dergahı’nda yapıldı. “Özgür kadın, özgür erkek kimdir?”, “Kadınlar olarak ne kadar özgürüz” gibi soruların gündeme alındığı seminerde daha çok soru-cevap şeklinde bir tartışma yürütüldü. 

Feodal özelliklerden arınalım

Semineri veren Rojda Yıldırım, “Bizler özgür bir toplumun bireyleri değiliz. Bizler sadece özgürleşmenin ve özgür bir toplum yaratmanın mücadelesini veriyoruz. Kendimize ne kadar özgür olduğumuzu ve ‘ben kimim’ sorusunu da sormamız gerekiyor” dedi. “Toplumu özgürleştirmeye çalışırken kendimizi de özgürleştireceğiz” diyen Yıldırım, “Bunun için de feodal özelliklerden kendimizi arındırmalıyız” vurgusunda bulundu. 

Yeni bir toplum inşası

Politik ve ahlaki bir toplumun yaratılışın amaçlandığını dile getiren Yıldırım, “Bu toplumun yaratılması için verilen mücadelede şimdiye kadar 40 bin insan canını verdi” hatırlatmasında bulunarak şöyle konuştu: “Her şeyin bir bedeli olduğu gibi özgür yaşamın da bedeli var. Yeni bir toplumu inşa ederken de kadınlar olarak birbirimize güç vereceğiz.” 

Gücümüze inanalım

Seminerde söz alan Ayten isimli Dersimli kadın, “Özgür olmak, erkeğe benzemek anlamına gelmiyor” dedi ve sözlerine devam etti: “Gücümüze inanacağız. Maalesef kadın, kadını güç olarak görmüyor. Her şeyden önce kendimize ait olacağız. Kadının kendi rengiyle ve mücadelesiyle kendini özgürleştirmesi gerekir. Bunun için de kimseden lütuf istemiyoruz.” 

Hürü Saç isimli bir diğer katılımcı ise şöyle dedi: “Erkekten beklentisiz olmak gerekir. Ben kendi ayaklarımın üzerinde durabiliyorum. Bir toplumun yaratılması için önce kadının özgür olması gerekir.” 

İlkeli özgürlük anlayışı

Mirbek Çıkaray isimli bir katılımcı ise Avrupa’da özgürlüğün bireysel yaşam ile sınırlı kaldığını belirterek, şunlara değindi: “Özgürlük ‘ben her şeyi yapabilirim’ anlamına gelmiyor. Seviyeli ve ilkeli bir özgürlük anlayışımız olmalı. Bireysel özgürlük anlayışı ile beraber toplumda yalnızlık duygusu gelişiyor. İnsanlar birbirlerine anlatamadıkları dertlerini tanımadıkları bir psikoloğa anlatarak kendi paraları ile tedavi olmak istiyorlar. İnsanlar maneviyattan uzaklaşırken komşuluk ve akrabalık ilişkileri de zamanla ölüyor.”

Aile içi şiddet!

Seminerde aile içi şiddet, anne-baba ve çocuk ilişkisi de tartışıldı. Rojda Yıldırım, son olarak şunlara değindi: “Erkeği özgürleştirecek olan kadındır. Gelişen kadından korkmayalım. Edilgen, pasif ve var olanla yetinen kadından korkalım. Ama her şeyden öncede eril zihniyeti yıkalım. Ünlü düşünür Nietzsche’nin dediği gibi karşımıza çıkabilecek en büyük düşmanın biz olduğunu unutmayalım.”


666

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA