Maocular çok kızacak

68 hareketinin patlak vermesi hem Fransa hem de Godard için dönüm noktası oluyor. Öğrenci hareketinin eylemlerine katılan Godard, bir eylemde gözlüğünü yere düşürüyor ve o gözlük artık bütün film boyunca devlet otoriterleri ile karşılaştığı her seferde kırılıyor.

23 Mayıs 2017 Salı | Kültür-Sanat

Fehmi Katar - Cannes Günlüğü


“The Artist” fimliyle 2012 yıllında Oscar’da dört dalda aday gösterilen ve en iyi yönetmen ödülünü alan Fransız yönetmen ve senarist Michel Hazanavicius’un Cannes yarışma bölümünde gösterilen filmi “Redoutable” Maocuları kızdıracak gibi. Zira filmin baş karekteri, ortodoks Maoculuğundan dolayı kariyerinin zirvesinden en dibe yuvarlanıyor. 

 Fransız sinemasının 1960’lar ve 70’lerdeki en radikal yönetmenlerden biri olan Jean-Luc Godard’in 68 hareketinin etkisiyle de yaşadığı değişimi konu alan film, Godard’in ikinci eşi Anne Wiazemsky’nin evliliklerini ve Godard’in “Yeni Hareket” sinemasını konu alan romanından uyarlanmış. Godard, Fransa’nın dünyaca tanınmış yönetmeni. Son iki filmi La Chinoise ve Weekend’de oynattığı 20 yaşındaki Anna ile 36 yaşında evlenir. Başlarda eğlenceli, oldukça neşeli olan Godard, giderek politik duruşunda tutucu olmaya ve Fransız yönetmenlere karşı tavır geliştirmektedir. 

68 dönüm noktası

68 hareketinin patlak vermesi hem Fransa hem de Godard için dönüm noktası oluyor. Ögrenci hareketinin eylemlerine katılan Godard, bir eylemde gözlüğünü yere düşürüyor ve o gözlük artık bütün film boyunca devlet otoriterleri ile karşılaştığı her seferde kırılıyor. Godard da artık eski Godard değil zaten.

Godard artık Fransız endüstriyel filmlerine kesinkes tavır alıyor. Kendisine ün kazandıran filmleri de dahil dönemin bütün ünlü yönetmenlerinin filmlerinin yanlış olduğunu ve çöpe atılması gerektiğini savunan Godard, yeni devrimci bir sinemanın yaratılması gerektiğini savunur. Artık konferanslara, işçi ve meslek gruplarının toplantılarına da katılmaya başlayan Godard film yönetmeninden bir aktiviste dönüşüyor. Ne var ki ne öğrencilerden tam anlamıyla kabul görüyor ne de burjuvalıkla suçladığı diğer yönetmenler tarafından. 

Godard: Kürtlerle dayanışın

Üniversitede ögrencilerin yaptığı açık bir oturumda konuşması istenilen Godard, dünyada bu kadar sorun varken komedi filmlerini çekmeyeceğini söylüyor ve soruyor; Kürtlerin varoluşu ne olacak, Vietnam’daki savaş ve Filistinlilerin durumu ne olacak! Filmde yine başka bir tartışmada Godard, Kürtler ve Filistinliler ile dayanışma çağrısı yaptığı bir konuşma sırasında “İsrail bugünün Nazileridir” diyerek, salonda soğuk bir hava estiriyor. 


Politik film yapacağım derken…

Godar’ın yeni filmleri çok tutulmuyor. Godard’a giderek daha çok kişi eski filmlerini sevdiklerini ve onlar gibi filmler yapması gerektiği söylüyor. O ise bütün suçun dışarıda olayı anlamayan seyircilerde olduğunda ısrarlı. Bu kendi dışında herkesi haksız gören davranışları yüzünden çevresi giderek daralıyor. Godard’ın eski neşesinden ve şakacılığından eser kalmıyor. 

Bu durum aynı zamanda eşinin de giderek uzaklaşmasına neden oluyor. Etrafında nerdeyse hiçbir arkadaşını bırakmayan Godard giderek kıskanç, şikayetçi, sinirli bir yapıya dönüşüyor. Yeni bir film ekibi ile kollektif sinema yapmaya kalkışan Godard bununla birlikte aslında geçmişini öldürmüş ve yönetmenlikten feragat etmiş oluyor. Eşi başka yönetmenin filminde oynayacağını söyleyince inanılmaz derecede sinirlenen Godard bununla beraber aşkını da kaybetmiş oldu. 

Godard filmi biliyor mu ?

Hala hayata olan Jean-Luc Godard’ın filmi için “çok saçma ama çok saçma” yorumunda bulunduğu söyleniyor. Yönetmen Michel Hazanavicius Godard’a bir mektup gönderdiğini ama şimdiye kadar cevap alamadığını ve cevap almama olasılığının da yüksek olduğunu söyledi.

Sonuç olarak her ne kadar Godard’ın yaşadığı durum oldukça hüzünlü olsa da film bir çeşit siyah komedi ile oldukça neşeli. 


8236

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA