Ege’de 9 Êzîdî hala kayıp

Dünya kör ve sağır gibi davransa da, diğerleri gibi rutin mülteci ölümleri listesine eklenseler de, onlar halen Ege’nin sularında aynı aileden kayıp 9 Êzîdî Kürt.

05 Ocak 2016 Salı | Dünya

9 Aralık gecesi Ege’de bir mülteci katliamı daha yaşandı. Türkiye’den Yunanistan’a geçmek isteyen ve içerisinde 46 Şengalli Êzîdî Kürt’ü taşıyan bot alabora oldu. 

Can simidi kullanan yolcular düzenli olarak telefonlarla kurtarma ekiplerine ulaşmaya çalıştı. Ancak ekipler geç geldi. Soğuk sulara gömülen 12 kişinin cesedi bulundu.


Bir aile sularda kayboldu 

Bottaki 13 kişilik aileden ise sadece 2 kişi sağ kurtulabildi. Haji Hasan Kheder (1976), Ayham Haji Hasan (2012) ve Meshtaq Qawal Hasan’ın (1999) naaşlarına ulaşılırken; Hadiya Huşien Faris (1980), Amanda Haji Hasan (2007), Rahaf Haji Hasan (2005), Anmar Haji Hasan (2014), Tofaha Merza Khalaf (1967), Mashaher Qawal Hasan (2001), Malik Qawal Hasan (2006) ve 2003 doğumlu Mithaq Qawal Hasan’dan ise halen haber alınabilmiş değil. 


Onlar rakam değil insan!

Berlin’de yaşayan Nawaf Kheder, olaydan hemen sonra kayıp akrabalarını bulmak için Almanya’dan Yunanistan’a gitmiş. 

Ancak Nawaf Kheder, Yunanistan’da sadece rakamlarla karşılaştığı söylüyor. “Ölen insanlar sadece rakamdan ibaretti. İsimlerinin, kendilerinin hiç bir önemi yoktu” diyen Nawaf Kheder, “Onlar sadece bir rakam değil. Onlar birer insan” sözleriyle isyanını dile getirdi. 


Kayıplar hala yaşıyor mu?

Olayın meydana geldiği akşam kazayı haberleştiren gazeteci Thomas D. Willims, 4 kişinin hastaneye kaldırıldığını yazmış. Haber üzerine hastaneye giden Kheder’e ise yetkililer sadece iki kişinin hastaneye getirildiği bilgisini vermiş. 

Bottakilere hem Türkiye hem de Yunanistan tarafında kurtarma ekiplerinin müdahale ettiğini belirten Kheder, bundan dolayı da kayıp yakınlarının halen yaşıyor olabileceğinden umutlu. 


Girişimleri sonuçsuz kaldı

Nawaf Kheder, akrabalarının bulunması için Yunan Sahil Güvenlik’e onlarca kez hem yazılı hem de sözlü olarak başvuruda bulunmuş fakat tüm girişimleri sonuçsuz kalmış. 


Yunanistan’dan tehdit

Yunan makamları kayıplar için herhangi bir girişimde bulunmadığını gibi Nawaf Kheder’i de tehdit etmiş.

Kheder, Yunan Sahil Güvenlik Müdürlüğü’ne başvurduğuna dair kendisine verilen belgenin zorla elinden alındığını anlattı: 

“Müdüriyetten başvuru yaptığımı gösteren bir belge aldım. Ama kısa süre içinde müdüriyettekiler beni çağırtıp belgeyi geri istediğini söylediler. Geri vermeyeceğimi söylediğim de beni cezaevine atmakla tehdit ettiler. Buna rağmen belgeyi geri vermedim. Sonra kaldığım otele Sahil Güvenlik’ten bir memur geldi ve belgeyi zorla benden aldı. Ben daha sonra Birleşmiş Milletler ve Kızıl Haç’a durumu bildirdim. BM’nin devreye girmesi ile birlikte belgeyi tekrar aldım.”


DAİŞ’ten kaçıyorlardı

Kheder, Êzîdî akrabalarının DAİŞ zulmünden kaçtığına dikkat çekerek, “Katliamdan kaçıp, burada başka katliamlara maruz kalıyoruz” dedi.


Êzîdîleri PKK kurtardı

Kayıp Êzîdîlerin yakın akrabası olan Atto Şengali de DAİŞ’in Ağustos 2014’te Şengal’e saldırdığını hatırlatarak şunları söyledi: “Êzîdîler artık bütün güvenlerini kaybettiler. Şu anda içinde bulunduğumuz durum tam bir trajedi. 2014 yılında DAİŞ çeteleri Şengal’e saldırdıklarından ben oradaydım. Barzani’ye bağlı Peşmergeler tek bir kurşun sıkmadan bizler ile beraber kaçtı. Sonrasında DAİŞ 5 bin Êzîdî’yi katletti, 5 binden fazla Êzîdî’yi de esir aldı. Ben hiç bir partiye mensup değilim. Fakat doğruları söylemek gerek. Haklının hakkını da teslim etmek lazım. Eğer PKK gerillaları olmasaydı, oraya gelip Şengal Dağı’nda bir koridor açmasaydı; 40 binden fazla insanımız katledilecekti.”


Barzani korusaydı Avrupa’ya kaçmazlardı

Güvendikleri Güney Kürdistan yönetiminin kendilerini DAİŞ çeteleri karşısında kaderlerine terk ettiğini belirten Atto Şengali, “Bu durumdan kaynaklı güvenlerini kaybeden binlerce Êzîdî Kürdistan’ı terk etmek zorunda kaldı. Şimdiye kadar binlerce Êzîdî Avrupa’ya geldi. Bu sayı artar” dedi. Kendisinin inşaat mühendisi olduğunu belirten Şengali, “Şengal’de evim var. Eğer bir güvence sağlanırsa evimize tekrar döneceğiz” dedi.


FEHMİ KATAR / BERLİN


1458

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA