Türk ırkı var mıdır yok mudur?

14 Aralık 2013 Cumartesi

DOĞAN BARIŞ ABBASOĞLU

21. yüzyılda ırkçılık yapmak büyük mesele. Her ne kadar halen büyük oranda ırk esasına göre şekillenmiş bir dünyada yaşıyor olsak da, bunu iki inek türü arasındaki farkın ırk olarak tanımlanan iki ayrı insan toplumunun bireyleri arasındaki farktan kat be kat daha fazla olduğu artık en el değmemiş faşistin dahi inkar edemeyeceği bir gerçek.

Adamın biri de çıkıp “Türk ırkı diye bir ırk yoktur” dedi diye bir sürü tartışma yaşandı. Türkiye Cumhuriyetinin inkarcılığını artık ırçılıktan çıkarıp din konsepti üzerine bina ettiği için bu tartışmanın ömrü öyle uzun sürmedi. Sadece üç beş faşistin höykürüşleri akılda kaldı.
***
Türk ırkı gerçekten yok. Ama Kürt ırkı da yok. Alman ırkı da yok. İnsanın biyolojik evrimi masaya yatırıldığında görülüyor ki öyle diğer insan toplumlarının bireylerinden farklı bir genetik yapısı olan bireylerden oluşan bir ırk yok.
Irk olarak kendini tanımlayan grupların içindeki ve farklı ırk olarak tanımlanan grupların bireyleri arasındaki morfolojik farklılıklar bilimsel açıdan hemen hemen hiçbir anlam ifade etmiyor. İnsanların, değişik topluluklar arasındaki deri pigmentasyonu, yüz şekli, saç rengi gibi farklılıkları bir Montofonla Holstein arasındaki farktan daha fazla görmesinin (ki başta da belirttik bu iki inek türü arasındaki fark çok daha fazladır) başka açıklamaları var.
Ünlü biyolog Jan Sapp’a göre öncelikle modern insanlar açısından ırksal farklılıkların oluşması evrim biyolojisine ters bir durum. Zira modern insanların tümünün ortak ataları bundan 60 ila 100 bin yıl kadar önce dünyaya yayılmaya başladı. Bu süre 30 yaş bunalımı, 40 yaş sendromu yaşayan bizler için baya uzun bir süre olsa da canlıların evrimi açısından son derece kısa bir süre. Bu kısa sürede insan türü ancak farklı çevresel etkenler altında yaşamaktan kaynaklı morfolojik evrimler ve çok cüzi oranda genetik değişimler geçirdi.
Bir örnek vermek gerekirse iki kurbağa türü arasında görme yeteneği, daha uzağa sıçrama yeteneği gibi ciddi anatomik farklılıklardan kaynaklı evrimsel değişimler gözlemlenirken insanlar açısından böyle bir durum söz konusu değil. Irk olarak tanımlanan insan toplumlarının bireyleri arasında bu ve benzeri konulardaki farklılıklar yok. (Bir beyazın 100 metreyi 9.95 saniyede koşmasıyla bir siyahın aynı mesafeyi 9.58 saniyede koşmasını büyük farklılık sayan salaklara kulak asan kimse yoktur umarım.)
***
Irk dediğimiz olgu biyolojik değil, sosyal bir konsepttir. Hatta bazı noktalarda iktisadidir. İnsan toplumlarında ırk dediğimiz kavram temelini biyolojik ayrışmadan değil, sosyo-kültürel ayrışmadan alır. Sosyo-kültürel açıdan bakarsan ise Türk de vardır, Kürt de vardır, Alman da vardır. Bunların varlıklarını ırkçı bir yaklaşımla temellendirememek yok oldukları anlamına gelmez. Bazı ulusal, kültürel kimlikler yaratılır, tarih boyunca yaratılmıştır da. Bu kimliklerin değeri ne yüzyıl önce ortaya çıkmalarıyla azalır ne de binlerce yıl öncesine dayanmasıyla artar.
Bu kimlikler basitçe vardır. Modern anlamda Türklük de basitçe vardır. Kendini Türk olarak tanımlayan bir topluluk var oldukça da var olacaktır.
Bu her toplum ve kültür açısından geçerlidir.
Ama ırk derseniz orada durmak lazım.



5930
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: