Bakan zor durumda

ozlemgalip@hotmail.co.uk | 30 Nisan 2018 Pazartesi

DR. ÖZLEM BELÇİM GALİP

Hükümetin sınır dışı etmek istediği kaçak göçmenlerin sayılarına dair belgelerin The Guardian gazetesine sızmasıyla ortalık bu hafta iyice karıştı. İçişleri Bakanı Amber Rudd ise en büyük sorumlu kişi olarak görülüyor. Rudd, belgelerin basına sızmasıyla bu hükümetin hedeflediği bu sayıya ilişkin bir bilgisi olmadığı açıklamasını yaptı, ama hiç kimse ikna olmuş değil. 

Sızan belgelere göre 2017-2018 senesi içerisinde yani bir yıl içinde 12,800 göçmen sınır dışı edilmiş. Bu sızan bilgiden daha acı olan ise hükümetin hedefledikleri sayıyı geçmekle övünmeleri oldu. Övünme kısmı da şöyle geçiyor: “İçişleri Bakanına yıllık sınır dışı etmeleri yüzde 10 dolaylarında artırmayı hedefleme sözü vermiştik ve bunu gerçekleştiriyoruz”. Belge İçişleri Bakanlığına bağlı Göçmenlik Bürosunun genel direktörü Hugh Ind tarafından geçen sene Haziran ayında hazırlanıp hem İçişleri Bakanlığına hem de Göçmenlik Bakanlığına iletilmiş. Sızan belgelere ilk tepkisini Bakan Rudd 8 saat sonra gece yarısı sosyal medya paylaşımlarıyla gösterdi. Bakanın verdiği ilk tepkiler genel olarak böylesi sayısal bir hedeften haberi olmadığı yönünde oldu. Hemen de ekledi: “Haberim yoktu ama böyle bir politikayı hemen uygulamadan kaldırıyoruz”. İnkar etmek dışında bir seçeneği yok Bakan’ın. Aksi takdirde kamuoyu gözünde tüm meşrutiyetini yitiren acımasız ve vicdansız bir göçmen karşıtı politikacıya dönüşecek. Ve aslında en büyük sorumlunun eski İçişleri Bakanı olduğu sonucu ortaya çıkacak ki bu da hiç doğru olmaz, çünkü eski bakanı bugünün başbakanı.

Sayısal olarak spesifik bir sınır dışı etme hedefi etik bir duruma arz etmiyor. Ne adilce bir durum ne de insani. Göçmenlerin adilce mahkemelere başvurmalarının önünü engel koyan anti-demokratik bir yaklaşım. Bu sayısal hedefi, İçişleri Bakanlığının anayasal hukuk mekanizmasını hiçe sayması anlamına geliyor. Bu sızan belgeler sömürge ülkelerden II.Dünya savaşı sonrası çocukken gelen binlerce kişinin 50-60 yıl sonra illegal konuma düşüp işlerini ve evlerini kaybetmesi haberleriyle hükümetinin hedef gösterildiği döneme denk gelmesi bakımından tepkiler de haliyle daha sert oldu. Rudd’un zaten istifası isteniyordu bu sızan belgeler tam tuz biber oldu. Muhalefetteki İşçi Partisi istifayı iyice dayatıyor. Rudd daha ne kadar inkar edecek merak ediliyor. 

Rudd’a ya da bizatihi İçişleri Bakanlığın yönelik bu sert tutumlar, ikircikli bir tutum bir nevi. Zira, Muhafazakar hükümetinin göçmen politikası zaten tamamen bu zihniyet üzerine kurulu. Neden bu şok yaşanıyor anlaşılır değil. Adamlar İngiltere’de Avrupa vatandaşını bile istemiyorken Afrikalı ya da Asyalı bir kaçağı nasıl isteyebilir ki? Hastanelerde doktor eksikliğinden dolayı binlerce hasta risk altında olmasına rağmen bakanlık, geçtiğimiz Aralık ayından beri 400 yabancı doktorun başvurusunu ret etti. Neden? Çünkü üçüncü dünya vatandaşılar. 400 kişiden 100’ü İngiltere’deki hastanelerden iş kabulü almış Hindistanlı doktorlar. Yani İngiltere’nin sömüre sömüre bitiremediği Hindistan. Sömürecek bir tarafı kalmamış ülkenin insanını da istemiyor İngiltere, bu böyle biline. 



663
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: