Üçüncü bin yılın düşünürü 200 yaşında

Selimferat@web.de | 17 Nisan 2018 Salı

SELİM FERAT

Dünya Karl Marx’ın 200’üncü doğum gününü kutluyor. 200’üncü yılında, “Karl Marx Biyografisi”nin Alman yazarı Jürgen Neffe, O’ni son bin yılın, Einstein ve Darwin’den önce gelen beyini olarak nitelendirdi. 

Neffe’ye göre, ölümsüz her dahinin arka planında ölümcül bir birey var.

Devam ederek, aynı zamanda bu biyografiden de faydalanarak, aktarıyorum:

Dünya hep hareket halinde ve Marx’ın bilimsel görüşleri, öngörüleri, Marx’ın dünyaya sonuna kadar refakat edecek kadar devasa bir dahi oluğunu gösteriyor.

Kapitalizm terimini bulmayan, ancak bu terimi popüler olmasını sağlayan Marx, kapitalist kaosu 170 yıl önce görebilmişti.

Global dünyanın ekonomik temelini oluşturan kapitalizmin, kaçınılmaz olarak bir dünya krizine yol açacağı tezine imza atan Karl Marx’tı.

Marx’a göre;

Sosyal ilişkileri kolonileştiren kapitalizmdi.

O’na göre, her bireyin özgürlüğü, geriye kalanların özgürlüğünün önşartı oluyordu.

Kendisinden 2 yıl sonra dünyaya gelen ve O’ndan yirmi yıl sonra hayata veda eden Spencer’in sosyal darwinizm teorisinin aksine, Marx, kapitalist iş dünyasının işgücünü satanları/proleterleri, iş makinalarına, müşterek yaşayanlara ve kendisine yabancılaştırdığının altını çizmişti.

Artı değer teorisi ekseninde oluşan bu yabancılaşma, Marx’tan 12 yıl sonra, Freud, “ben” olgusunu çatışma alanına çekmekle, psikolojik alanda da, “ben”i, kişinin değil, bilinçaltının tayin ettiği irdelemişti.

Ancak insanın kaderinin mahkum olduğu oranda, kendi kaderini bizzat tayin edeceğinin altını çizen öğreti de Karl Marx’a aitti.

Özellikle insan ve doğa arasındaki metabolizmada varolacak bozukluğun kapitalist ekonominin kaçınılmaz sonuçlarından biri olacağının altını çizen Marx, “Kölner Stadtanzeiger” için 1993 yılında: “Öldü!” ilan edilmişti.

1997 yılnda Newyorker “Karl Marx geri döndü” demiş ve Marx “Kapitalizm’in Peygamberi” ünvanını almıştı.

2013 yılında UNESCO “Kapital”in birinci cildi ve “Komünist Manifesto”yu Dünya Kültür Miras’ı olarak kabul etmişti.

Britanya’da yapılan bir kamuoyu yoklaması sonucunda Karl Marx, tüm zamanların en çok alıntı yapılan yazarı olarak betimlenmişti.

“Bildiğim tek şey Marksist olmadığımdır.” Cümlesi Marx’a aittir.Neffe’ye göre Marksizm ibaresi, ilk kez bir polis dosyasında kullanılmıştır.

Karl Marx’ın en son, 200’üncü yılında yayınlanan ve daha birçok tartışmaya zemin teşkil edecek biyografisi (Karl Marx, Die Biographie, Fischer Verlag, 2018/greatness and illusion/Büyüklük ve Yanılsama)‘nin İngiliz yazarı Greth Stedman Jones, Karl Marx efsanesinin, Sovyet Rejiminin bir buluşu olmadığının altını çiziyor.

Jones’e göre, Marksizm, Marx yaşarken, Engels’in yapıtlarında, birçok dergide, başlangıçta 1878’de “Anti-Dühring” adlı eserinde sistematik olarak kavramlaştırılmıştı. Daha sonra, Almanya’da August Bebel, Karl Kautsky, Eduart Bernstein, Franz Mehring ve daha sonrasında ise Georgi Plechanow ve Lenin tarafından propoganda düzeyinde gündemleştirilmişti. 

Jones’e göre Marx, sadece bir Yunan polis (şehir) güzelliği, Weimer şairleri ve oyun yazarlarının ilhamı değildi.

Jonas’a göre Marx, daha baştan beri, “dünyaya damgasını basmakta kararlıydı.”

Ve son 200 yıllık süreç Jones’in bu tezinde yanılmadığını gösterdi.

Üçüncü bin yılın da dahisi Karl Marx, kapitalizmin kurtulamadığı kaderin teorisyeni ve bir yerde de kâhini olarak, ölümsüzleşiyor. 



691
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: