Srebrenitsa Efrîn ve adına BM denilen Bellboy

12 Mart 2018 Pazartesi

FERDA ÇETİN

Srebrenitsa, Sırbistan ile Bosna Hersek'in sınırında, huzuru yerinde küçük bir kentmiş. 1995 Temmuz'una kadar kimsenin tanımadığı, o tarihten sonra da ismi katliamla anılan kent.

Efrîn seferini gerçekleştirenlerin, destekçilerinin, Tayyip ve Hulusi Akargillerin adını 'derin bir kederle' andıkları kent.

Yıkılan Yugoslavya'nın yerine, yeni bir egemenlik tesis etmek isteyen Sırplar, 1992 yılında bir savaş başlatmıştı. Bu savaşın Bosna'da şiddetlenmesi üzerine Birleşmiş Milletler müdahale etmiş ve 6 bölgeyi 'Güvenli Bölge' ilan etmişti. Srebrenitsa da ilan edilen bu güvenli bölgelerden biriymiş.

Srebrenitsa'nın savaştan önce 24 bin olan nüfusu, iç savaş başlayınca üç katına çıkmış. Nüfus, BM'nin ilan ettiği, 'güvenli bölgenin güvenli kenti' olması itibarı ile, iç savaştan kaçanların göçü ile 60 bine ulaşmış. 

Tıpkı Suriye savaşından kaçan 200 bin göçmenin 'güvenlikli ve korunaklı' bularak sığındığı Efrîn gibi.

Srebrenitsa halkının bütün silahları daha önceleri BM tarafından toplatılıyor. Şehrin güvenliği, BM Barış gücü askerlerine emanet ediliyor. BM askerlerine de Hollandalı Thom Karremans komuta ediyordu.

Sırp Cumhuriyet Ordusu 1995 Temmuz'unda, Srebrenitsa'ya karşı, adına 'Krivaya 95' adıyla bir harekat başlatıyor. Harekat başlamadan bir gün önce, BM Barış Gücü askerleri, Hollandalı komutan Karremans'tan aldıkları talimat doğrultusunda kenti boşaltıyor.

Böylece BM, 24 bin nüfuslu kenti ve oraya sığınan 40 bin göçmeni kendi elleriyle Sırp ordusuna teslim ediyor. Daha sonra ortaya çıkan bir videoda, Sırp General Ratko Mladiç'in, Srebrenitsa'yı boşaltan Hollandalı komutanı kutlama görüntüleri ve hediye takdimi ortaya çıkacaktı.

İleride Hulusi Akar'ın, Efrîn sınırından askerlerini çeken Rus komutana hediye verdiği görüntüler de çıkar mı bilinmez. Ancak Tayyip'in Putin'e verdiklerini, şimdiden birer birer listelemek mümkün.

'Krivaya 95' ve 'Zeytin Dalı' arasında isim ve anlam benzerliği olmasa da, 19 Ocak günü Rus askerlerinin araç gereçleriyle birlikte Türkiye sınırından ve Efrîn'den çekilmeleri olayına çok benziyor.

Katliamdan 15 yıl sonra, 27 Haziran 2017 tarihinde Lahey Uluslararası Ağır ceza Mahkemesi, BM adına hareket eden Hollanda askerlerinin, yasadışı hareket ettiklerine karar vererek suçlu buldu. Aslında suçlu bulunan, BM ve onun adına görev yapanlardı.

Efrîn'deki işgal, katliam, yıkım ve talan da tartışmaya yer bırakmayacak bir savaş suçudur. Tayyip Erdoğan, Hulusi Akar ve ortaklık ettikleri ettikleri çetelerle birlikte bu mahkemelerde yargılanmaları kaçınılmazdır. 

Ancak BM denilen şey de, dünyanın gözleri önünde gerçekleşen Efrîn işgalinin temel sorumlularından biridir. En az Rusya ve Türkiye kadar sorumludur. Öyle ki görevi savaşı, çatışmayı, sivil ölümlerini ve toplu göçleri önlemek olan BM, Efrîn'de bunun tam tersi bir tutum içindedir. 

Birleşmiş Milletler (BM), Suriye'deki savaş ve sivil ölümlerine ilişkin olarak geçen ay iki toplantı yapmış, her iki toplantıda Türkiye'nin Efrîn işgali, sivil katliamları ve toplu göçlere ilişkin tek bir karar alınmamıştır. Bu görmezden bilmezden gelme sahtekarlığının Türk devletine, "gidebildiğin ve işgal edebildiğin yere kadar gidebilirsin" onayı olduğunu aptal olmayan herkes anlar.

BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, 6 Mart'ta yaptığı açıklamada; "Efrîn’deki yerel yöneticiler halen hiç kimsenin şehri terk etmesine izin vermiyor" diyecek kadar bayağılaşıyordu.

İnsanların yaşadıkları yerde, güven içinde yaşamalarını savunmak ve göçleri engellemek görevi olan BM, topraklarını, evlerini terketmeyen insanları suçlayacak kadar bayağılaşmıştır artık.

BM durumdan vazife çıkarıyor. Genellikle 'büyük patron'un ağzına bakıyor ve ona göre konuşuyor. Bazen zengin müşterisinden bahşiş bekleyen kibar bir bellboydur, bazen kaba bir mafya değnekçisi.

Velhasılı, BM denilen yaşlı hizmetkâr kendisine buyrulanı yapıyor. Şimdi o, savaş baronlarının ve mafyanın kapıcısı konumunda. Büyük patronların ve güç sahiplerinin pisliğini temizlemesi için işe alınmıştı. O şimdi, heves ve heyecanla kendisine verilen işini yapıyor.



2331
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: