Almanya ve sermaye

08 Mart 2018 Perşembe

METİN YEĞİN

DÜNYANIN SOKAKLARI


Bir koca makine düşünün, bir tarafından insanların içine sıkıştırıldığı, pardon her tarafından, onların birbirlerinin üstüne bastıra bastıra, belki çarklar çok klasik olsa da ya da sadece insanın ki ondan ucuz ve kötü çark olamaz, kullanıldığı bir makine. Nihayetinde sermaye dedikleri, daha çok insan kanından, bolca insan kemiklerinden, ezilmiş toz gibi ve birbirine girmiş, biraz önce öldürenlerle öldürülenlerin de birbirine karıştığı ve çarklardan da parçalar kopararak meydana gelmiş, gelmeye devam eden ve her seferinde daha da çok insanı tepesinden sıkıştırmaya aç, sadece tepesinden değil her yerinden, mutlaka ihtiyacı olan, doymayan ve yedikçe büyüyen, büyüdükçe daha zor doyacak olan ve yeniden büyüyen ve doymayan…

Böyle bir tarif gözünüzün önünde dursun, çünkü bunun etrafında dönüyor hayatımız. O yüzden mesela Almanya hükümetinin bir yandan çemkirip öte yandan tank yapımı anlaşması imzalamasının ve gittikçe büyüyen bu pastadan, ki makine ürünü bu, yani kan ve kemik parçası, pay kapmaya çalışmasının nedeni bu. Dayanamaz bu makine. Durduramaz kendini istese bile ki istemez zaten. Bu yüzden silah satın alıcı hükümet, iki-üç şeyi birden satın alır. Birincisi zaten doğrudan bu silahların üstünde oturur, onların kara gölgeleri, soğuk metalleri, insanlı ya da insansız, kıçlarını yasladıkları bir yer olarak, ikincisi sermaye makinesine yeni, blok olarak yeni insanları tıkıştırmasından dolayı bir süre ona hoş gülümsemesi, yani kan ve kemik parçalarından birazını onların suratına tükürmesi, dedim ya yeniden büyümesi ve aç kalması, yeniden istemesi…

Üçüncüsü, kendisi alınca etrafında hepsinin de satın almak zorunda olması. Komşunun çocuğunun yeni telefonuyla hava basması, bütün komşu ana-babaların borca girip bunlardan alması, makinenin yemesi, yeniden büyümesi ve yeniden aç olması ki hiçbir zaman doymamış olması... Komşular alınca, kendi farklılığının ortadan kalkmasından ve tabii ki yeniden yüzüne gülümsemesini istemesinden, yani demiştim ya kan ve kemik tükürmesinden, hoşnut, tutkun, işbirlikçi makinenin, işbirlikçi küçük -kelimenin bir sürü anlamında küçük ortakları– çocuklar gibi şen bin tanklı, yeniden ve yeniden besleyecekler kendilerini…  

Böyle bir tarif gözünüzün önünde dursun çünkü bunun etrafında dönüyor hayatımız, pardon içinde… 



540
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: