Efrîn direniş ruhuyla 8 Mart meydanlarına

02 Mart 2018 Cuma

ZILAR STÊRK

Faşist Erdoğan AKP’si, Rojava devrimsel gelişmesini ve Kuzey Suriye’deki halkları rahat bırakmıyor. Bunun çok önemli iki nedeni var. Birincisi Kürtlere olan düşmanlığıdır. Dünyanın neresinde yaşayan Kürtler varsa, faşist Erdoğan ve AKP’si onları kendine düşman ilan etmiş durumda. Kendi literatürü kapsamında adeta Kürtlüğü “terör” ile, Kürt olmayı ise “terörist” olmak ile özdeşleştirmiş durumdadır. Bu açıdan Kürtlere dair elde edilmiş kazanımlar, yaratılmış değerler, kimlik kazanmış kişilikler dünyanın neresinde olursa olsun kendi keyfine göre yöneliyor, saldırıyor. Efrîn’i işgal girişimini ise bunlara ilave olarak demografik hedeflerle sürdürüyor. Elindeki yüksek NATO tekniğini kullanarak Efrîn ve köylerini boşalttırarak bu güzel verimli topraklara, Suriye’nin çeşitli yerlerinden göç etmiş, savaştan kaçmış sünni Arapları yerleştirmeyi ve bu Arapları Efrîn’in yerli halkıyla çatıştırmayı hedefliyor. Yani Efrîn’i Kürtsüzleştirmek ve Efrîn’deki Kürtler ile dışarıdan satın alıp çeteleştirdiği Araplarla çatıştırmak istiyor. Çok çirkin bir hesaptır bu.

İkincisi ise; Erdoğan ve AKP’si Kürtler öncülüğünde demokratik ve özgür topluma dönük ortaya çıkarılmış tüm gelişmeleri yok etmek istiyor, adeta katletmek istiyor. Kuzey Suriye coğrafyası üzerinde yaşayan halkların özellikle de Arap ve Kürt halklarının kendi aralarında geliştirdikleri dostluk ve kardeşlik bağlarını daha olgunlaşmadan, kalıcılaşmadan koparmak ve yeniden birbirine düşman hale getirmek istiyor. Yeni yeni oturtulmaya çalışılan demokratik komünal yaşamı parçalamak ve kendi faşist kapitalist sınırlarına mahkum etmeyi hedefliyor. İlk defe devletsiz bir toplumun örgütlenerek kendi demokratik özerk yönetim iradesini büyük bir çaba ve gayretle geliştirdiğini görüyor ve buna saldırıyor. Adeta “devlet değilsen hiçbir şeysin” demeye getiriyor. 

Yine Kürtler öncülüğünde Demokratik Toplum lehine bu coğrafyada ortaya çıkarılan gelişmelerin dünyada uyandırdığı ilhamı görüyor. Yarattığı umut ve coşkuyu heyecanı görüyor ve bunun büyümesinden korkuyor. Bir de Demokratik Toplum lehine yaşanan bu gelişmeler, sınırının hemen yanı başında boy veriyor ve kendi ülkesine de sıçrayacağından korkuyor. Kendi ülkesindeki Kürtlere, kendi ülkesindeki Demokrasi ve Özgürlük yanlısı kesimlere bulaşacağından korkuyor. Zaten hem kendi ülkesindeki Kürtleri hem de demokrasi ve özgürlük yanlısı binlerce onurlu insanı sırf bu yüzden zindanlara kapatmış durumda. Aklınca şuraya buraya saldırarak, Rojava Devriminin etkisini kırmaya çalışıyor. Rojava’da gerçekleştirmek istediği soykırımı başarıncaya kadar, devrimden etkilenmeye açık olan demokratik ve özgürlükçü potansiyeli zindanlarda fiili olarak etkisizleştirmiş oluyor. O yüzden her gün kadın hareketinden, HDP’den, HDK’den, çeşitli meslek gruplarından, demokratik sivil kurum ve kuruluşlardan yeni insanları tutukluyor. Halkın demokratik oylarıyla seçilmişlerin vekilliklerini düşürmeye devam ediyor. 

Efrîn direnişine büyük bir kadın desteği var. Çünkü Erdoğan ve AKP’sinin insanlık dışı tüm faşist uygulamaları, aynı zamanda kadın karşıtı uygulamalar oluyor. Kadınlar özgür bir dünya yaratmanın kapısını artık Kürdistan’da aralamış durumdalar. Evrensel çapta büyümeye başlayan kadın özgürlük mücadelesindeki katkılarından dolayı da Kürt Kadınları, merkezi bir rol üstlenmiş durumdalar. Kürt Kadın mücadelesi Kürdistan dağlarından ovalarına doğru tam kırk yıldır sürmektedir. Tüm bu yıllar içerisinde çok ciddi çabalar harcadılar, büyük bedeller verdiler ve önemli tecrübeler biriktirdiler. Kürt Kadının kırk yılda biriktirdikleri, şimdi tüm Ortadoğu’ya ve dünyaya yayılıyor. Arîn Mîrkan’ların kurduğu YPJ’nin öncülüğünde, dünya insanlığına paha biçilmez bir değer olarak kazandırılan Kobanê zafer süreci, insanlık düşmanı DAİŞ çetesinin kendisine başkent olarak seçtiği Reqa’nın kurtarılmasıyla taçlandı ve bu gün Efrîn Direniş mevzilerinde, TC işgal ordusu ile DAİŞ-El Kaide devşirme çetelerine karşı kıran kırana sürüyor. 

Kürt Kadınları, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutlamak üzere eylem programlarına başlıyor. Kürt Kadınlarının yüreği 8 Mart Meydanlarında Efrîn için atıyor. Sadece Kürt Kadınları değil, Dünya Kadınlarının da bu yıl yüreği 8 Mart meydanlarında Efrîn için atacak. Çünkü Efrîn’i savunmak, Efrîn’i sahiplenmek insanlığın demokrasi ve özgürlük değerlerini savunmak ve sahiplenmek anlamına geliyor. Efrîn’i savunmak ve sahiplenmek, özgür kadın kazanımlarını ve etrafında gelişen demokratik komünal değerleri savunmak ve sahiplenmek oluyor. Bu açıdan Kürdistan’ın dört parçasında ve dünyanın her yerinde yaşayan Kürt Kadınları ve dostlarıyla beraber, 8 Mart Meydanlarından Efrîn Direniş mevzilerine sesini ve yüreğini ulaştırmayı mutlaka gerekli kılıyor.



1083
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: