Zeytin dallarına takılan uçaklar

13 Şubat 2018 Salı

NURETTİN DEMİRTAŞ

Yer, Efrîn’de çocukların oyun parkı. 8-9 yaşlarında bir kız çocuğu; elinde bir zeytin dalı; dallara çakılıp parçalanmış üç savaş uçağı; uçakların kuyruğunda bayraklar var; birinde gamalı haç, ikisinde al yıldız…

Resmi anlamlı kılan Efrîn halk direnişi neredeyse bir ayını doldurmak üzere. Günümüzdeki egemen savaş teorilerini alt-üst eden tarihi bir direniş yaşanıyor. Zeytin dalı bir hakikati ifade ediyor. Faşizmin tüm savaş politikaları halkın öz direnişine çarpıp parçalanıyor. Haklı olanın özgür yaşam tutkusuyla sergilediği çağdaş direniş sayesinde ortaya yenilmezlik çıkıyor.

Efrîn direnişi dahil Kürdistan genelindeki direnişin temel farkı, açığa çıkardığı ve temsil ettiği hakikatte; oluşturduğu yeni sistemdedir. Bu sistemi tüm insanlık adına demokratik modernite şeklinde tanımlayan ve bütünlüklü bir alternatif projeye dönüştüren Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü bu nedenle tüm insanlığı ilgilendirmektedir.

Özgürlüğün önderi rehin tutulurken felsefesi ve demokratik ulus projesi halklar nezdinde her geçen gün daha fazla kabul görmektedir. Efrîn direnişine yön veren bilinç ve ruh da demokratik modernite paradigmasından kaynaklanmaktadır. 

Özgür kadın kimliği ve demokratik-komünal yaşam kültürüyle Efrîn tüm insanlığın özgürlüğünü temsil etmektedir. Yaşananları kapitalist moderniteye karşı demokratik modernitenin direnişi olarak görmek gerekiyor. Bu direnişin tüm insanlığın direnişi olduğu iddiası bu şekilde temellenmektedir. 

Direniş var fakat faşizm sivil halkı katletmekten geri durmuyor. Katliamları önleyecek direnişi her yerde örgütlemek ve eyleme geçirmek, bu anlamda eylemde birliği yaratmak gibi bir sorunun yaşandığı açıktır. Her yer direniş alanı olacaksa nerede olursa olsun öncelikle kişinin kendisini bir direniş odağı haline getirmesi, direniş ruhunu kuşanması ve eyleme geçmesi gerekir. 

Koşulları gerekçe yapmak faşizmin kazanacağını düşünmekle eş anlamlıdır. Gerekçeci, karamsar ve umutsuz yaklaşımlar ile sorumluluk asla birbiriyle bağdaşmaz. Yani öncelikle gerekçeci anlayışlardan kurtulmak gerekiyor. Bu sayede koşullara göre yaratıcı tarzda örgütlenmek ve eyleme geçmek mümkün olabilecektir.

Yüreği cesaretle dolu olan gençlik ve kadın öncülüğünün toplumsal direnişte oynayacağı rol „serî hilde” kampanyasıyla belirlenmiştir. Bu anlamda tüm baskıları aştıracak psikolojik güç eylem içinde ortaya çıkar. Eylemsiz bir örgütlenme kuru bir propagandaya benzer, sonuç alıcı olmaz. Fakat her örgütlenme çabası kendisini bir eylemle ifadeye kavuşturduğunda zincirleme etkiyle kalıcı sonuçlar doğurur.

Direnişi tüm parçalarda örgütlemek için baskı psikolojisini aştıracak küçük ama seri adımlara ihtiyaç vardır.

Küçük-seri adımlarla büyük bir devrimsel sürece öncülük yapılabilir. Faşizmin yetişemeyeceği hıza ulaşmaktan başka çare yoktur. Milyonlarca insanın her birinin başına bir polis, bir jandarma koyarak halkın özgürlük tutkusunu yok edemezler. Katliam, tutuklama, işkence gibi faşizan uygulamalardan korkup yılacak bir halk gerçekliği yoktur; her türlü acıyı tatmış ve kaybedecek bir şeyi olmayan direngen halk gerçekliğine güvenilmelidir. Bu halk gerçekliği defalarca kendisini kanıtlamıştır. “Halk örgütlediğin kadardır” prensibiyle hareket edildiğinde sonuç almamak için bir gerekçe yoktur.

Mevcut durum olağanüstü bir eylem durumunda olmayı gerektiriyor. Sadece Efrîn’i desteklemek değil faşizmin saldırılarından kendini korumak için de sürekli eylem haline geçmek zorunludur. Faşizm her yerde var, her yerde saldırıyor; o halde her yerde direniş olmalıdır. 

“Ara formüllerin” geçerli olmadığı keskin bir süreçten geçilmektedir. “Barış” kelimesine bile tahammülü kalmayan, internet ortamında eleştiri yapanları bile tutuklayan bu rejimin yıkılmasından başka seçenek yoktur. Tüm dünya nezdinde faşizme karşı her türlü mücadele meşrudur. Net ve keskin olmak gerekiyor. Çünkü faşizm başka seçenek bırakmış değildir. 

Zeytin dallarında parçalanan savaş uçakları herkese gerekli umudu, cesareti ve eyleme geçme gücünü veriyor. 

Faşizm ve DAİŞ artığı çetelerinin Efrîn’den İdlib’e yönlendirilebileceğini söyleyen Erdoğan dolaylı olarak yenilgisini ilan etmiştir! Şimdi sadece katliam yapıyorlar. İşgal umutları kalmadı. Halkı katletmelerini bir an önce durdurmak için eyleme!



2478
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: