Rusya, TC Bakanlar Kurulu Kararı ile terör örgütleri listesinden çıkarılan örgütleri destekliyor

12 Şubat 2018 Pazartesi

FERDA ÇETİN

Türk Devleti, Suriye’de iç savaşın başladığı 2011 yılından itibaren El Kaide, El Nusra, DAİŞ, Ahrar'uş Şam, ÖSO çetelerini destekledi. 

Bu destek o kadar açık ve görünürdü ki, Türk devleti alenileşen bu ilişkilere resmiyet ve meşruiyet kazandırma ihtiyacı duyuyordu. Nitekim TC.Bakanlar Kurulu, 16 Haziran 2014 günü, El Nusra ve bağlı örgütleri terör listesinden çıkardı. Bu karar, 18 Haziran 2014 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. 

Bu kararla birlikte, Türkiye açısından El Nusra ve ondan türeyen gruplar artık terörist örgüt sayılmayacaktı. Dolayısıyla bu örgüt mensuplarına parasal destek, silah, mühimmat yardımı, eğitimleri ve hastahanelerde tedavileri "hukuki" ve "yasal" kılıfa kavuşturuluyordu.

Suriye sahasında başından beri, terörist örgütler listesi konusunda BM, ABD ve Rusya arasında bir uzlaşı söz konusudur. El Kaide, El Nusra, DAİŞ, Ahrar’uş Şam, Ceyş-ül İslam ve türevleri her zaman bu listenin içinde yer aldılar.

24 Kasım 2015 günü Türk uçaklarının Rusya'ya ait SU-24 tipi Rus savaş uçağını düşürmesinden sonra, Rusya Genelkurmay Başkanlığı yetkilileri, uydu görüntüleri eşliğinde, Türkiye-DAİŞ ilişkilerini açıkladılar. 2 Aralık 2015 tarihinde yapılan bu görüntülü basın toplantısında, Türkiye'nin DAİŞ'e yaptığı askeri yardımlar yanında, Erdoğan ailesinin de dahil olduğu petrol kaçakçılığı da belgeleriyle açıklanıyordu. (www.youtube.com/watch?v=JzRqhqD7aQ0)

28 Temmuz 2016 günü, Suriye’de savaşan cihatçı El Nusra örgütü lideri Muhammed El Culani, El Kaide’den ayrılarak Fetih el Şam Cephesi'ni kurduğunu ilan ettiğinde, El Kaide içindeki bu elbise değişikliğine Rusya Dışişleri Bakanlığı 29 Temmuz 2016 günü; “teröristlerin imajlarını değiştirmeye yönelik tüm girişimler nafiledir. El Nusra Cephesi, kendisini nasıl adlandırırsa adlandırsın yasadışı bir terör örgütüdür" açıklaması ile yanıt vermişti.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, Rusya ile aynı görüşte olduklarını çok önceleri açıklamış; “Suriye’de Esad rejimine karşı savaşan ve Rusya’nın terör örgütü ilan ettiği DAİŞ ve Nusra Cephesi ile alt gruplarını, Ahrar’uş Şam ve Ceyş’ül İslam’ı, terörist grup olarak tanımlıyoruz” demişti.

Birleşmiş Milletler teşkilatı da, isim değişikliğine rağmen bu grupların terör listesinde kalacağını duyurmuştu.

Türk devletinin Suriye topraklarını işgali ile birlikte, Rusya daha önce terörist ilan ettiği El Nusra/Ahrar'uş Şam ve DAİŞ çetelerini fiilen destekleme kararı almıştır. Bu yardımı Türk ordusuna yapıyor görünse de, bu destek sahada El Nusra ve DAİŞ çetelerine yapılmaktadır.

Rusya Efrîn işgali ile birlikte, içine düştüğü büyük bataklığın farkına varmış olmalı ki, El Kaide/El Nusra/Ahrar'uş Şam ve DAİŞ'le hangi çıkarlar temelinde ortaklık kurduğunu izah etmek yerine, Demokratik Suriye Güçleri(DSG)'ni suçlama yoluna gitmiştir.

7 Şubat 2018 günü, BM Güvenlik Konseyi'nde, "Uluslararası Barış ve Güvenliği Tehdit Eden Terör Eylemleri"nin görüşüldüğü bir toplantı yapıldı. Toplantıda konuşan Rusya'nın BM Daimi temsilcisi Vasiliy Nebenzya, YPG'nin geçen ay Suriye'de 400 DAİŞ militanını serbest bıraktığını ve 120 DAİŞ militanının DSG saflarına katıldığını, bu durumun görmezden gelinemeyeceğini belirterek YPG'ye tutum takınılması gerektiğini belirtti.

Rus temsilci Vasiliy Nebenzya, BM Güvenlik Konseyi'ne El Kaide, El Nusra, Ahrar'uş Şam veya DAİŞ'i değil, YPG'yi şikayet ediyordu. Rus temsilci başta kendi ülkesi olmak üzere BM, ABD ve Avrupa Birliği'nin "terör listesi"nde yer almayan meşru bir gücü "terörist" ilan ediyordu. Şüphesiz bu Türkiye'nin istemiydi ve kapalı kapılar ardında Rusya'ya sunulanların karşılığıydı.

Rus temsilci Nebenzya, YPG güçlerinin elinde tutuklu bulanan ve 12 Kasım 2017 günü Rus görevlilere teslim edilen, Rusya vatandaşı ve DAİŞ üyesi 23 aileden habersiz midir? Basın önünde, YPG-Rusya resmi protokolü ile bırakılan bu aileler de, "YPG tarafından serbest bırakılan DAİŞ'liler" listesinde midir?

QSD Genel İlişkiler Sorumlusu Redur Xelil, Rus temsilicinin iddialarını yanıtladı:

“Rusya Federasyonu DAİŞ terör örgütü ile açık ve yazılı anlaşma imzalayan ilk devlettir. Ağustos 2017’de Rusya ile DAİŞ arasında imzalanan anlaşmaya göre, Şam’ın batısındaki Kalamun ve Lübnan’ın Cerud bölgesindeki DAİŞ çeteleri, Dêra Zor’un Meyadin bölgesine gönderildi. Tüm dünya QSD’nin DAİŞ’e karşı savaşta binlerce şehit verdiğini ve DAİŞ’in başkent ilan ettiği Reqa’da yendiğini biliyor. Rusya’nın güçlerimizi suçlaması, Türk devletinin Efrîn’e yönelik zalimane saldırılarını meşrulaştırma amacı taşıyor." 

Efrîn işgali ile birlikte Rusya, TC.Bakanlar Kurulu'nun 16 Haziran 2014 tarihinde aldığı karara uygun olarak, El Nusra ve onunla türdeş örgütleri terör listesinden çıkarmış ve onlarla işbirliği içine girmiştir.

Rusya, Efrîn'e yönelik işgal girişiminde, Türkiye-El Kaide-El Nusra-DAİŞ koalisyonunu destekleyen bir konumdadır. Kürt halkının canına, malına, mülküne, toprağına kasteden bu saldırıya destek vererek önünü açmak, savaş içindeki geçici bir arıza hali değil; Kürt halkının kazanımlarına, özgürlüğüne ve geleceğine yönelik saldırının ortağı olmak anlamına gelmektedir.



4507
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: