Maxmur’a saldırı kapsamlı bir planın parçası

halilsavda@gmail.com | 08 Aralık 2017 Cuma

HALİL SAVDA

Çarşamba günü saatler 18:45’i gösterdiğinde Maxmurlular büyük bir patlamayla evlerinden çıktılar. Patlamanın şiddeti kampta küçük ölçekli bir deprem etkisi yarattı.

Saldırının hedefinde Maxmur Öz Savunma Güçleri vardı.

Kürt medyası ilk dakikalarda ölü sayısını 3 olarak verse de ilerleyen saatlerde 5 kişinin yaşamını yitirdiği, 3 kişinin de yaralandığı açıklaması geldi.

Maxmur Halk Meclisi aynı gün gece yarısı öz savunma güçlerine ilişkin şunları söyledi: „Maxmur Öz Savunma Güçleri, 2014 Ağustos ayında DAİŞ saldırılarına karşı bizi korumak için oluşturulmuştur.“

Saldırı işte bu güçlere dönük yapıldı.

Saldırıyı kim veya kimler yaptı?

Maxmur halkı Türk Hükümeti’ni sorumlu tutuyor. Saldırının hava saldırısı ya da füze ile yapıldığı tahmin ediliyor.

Kampın bulunduğu bölge Irak hava sahası. Irak Hükümeti’nin de sorumluluğuna dikkat çekiyorlar.

Bu saldırıda Erdoğan’ın parmağının olduğu konusunda herkes hemfikir.

Saldırı Abadi’nin bilgisi dahilinde mi yapıldı?

Emin değilim.

Erdoğan’ın birçok operasyonuna maruz kalan Abadi’nin Erdoğan’a ‘olur’ demesi zor bir ihtimal, ama aradan saatler geçmesine rağmen henüz bir açıklama yapmamış olmaları ise dikkat çekicidir.

Dikkat çekici bir başka husus ise şu: Maxmur (Rustem Cudî) Kampı Birleşmiş Milletlerin denetimindedir.

BM’den de henüz bir açıklama yok!

Bu sessizlik Maxmur Mülteci Kampını DAİŞ vb çete saldırına açık hale getiriyor. Maxmurlular bu nedenle endişeli.

Bu ikinci bir Roboskî denemesidir.

Mültecilerin bulunduğu bir kampı koruyan silahlı güçlere dönük yapılması açık ki uluslararası anlaşmalara da aykırıdır. Bu saldırı için bir inceleme yapılacak mı?

Bilmiyoruz.

Ancak biran önce bir inceleme yapılmazsa ilgili kurumlar töhmet altında kalacaktır.

Bu tipik bir Türk kontrgerilla saldırısı gibi... ANF Maxmur muhabiri Çekdar Tufan saldırıdan hemen sonra şu değerlendirmeyi yaptı: „Maxmur’da gelişen saldırı suikast şeklindedir, şehit ve yaralıların olduğu büyük bir saldırıdır. Saldırı Türk devleti tarafından yapıldı.“

Nitekim gelen ilk bilgiler saldırının Başika’daki Türkiye askeri üssünden atılan bir füze ile yapıldığı yönünde.

Eğer iddia doğruysa saldırının sonuçlara Erdoğan hükümeti için ağır olacaktır. Bu olasılık Erdoğan Hükümeti için Abadi, Trump ve BM ile yeni bir kriz demek.

Eğer bu iddia doğruysa o zaman Abadi Hükümetinin sorumluluğu da artmış oluyor.

Şunu not etmek lazım: Saldırı Neçirvan Barzani’nin Türkiye ziyaretinden hemen sonrasında gerçekleşti.

Saldırıdan bir gün önce Maxmur yolunun KDP güçlerince kapatıldı söyleniyor.

Saldırıdan hemen sonra KDP’ye yakın basın ‘bombalı araçla saldırı oldu’ haberlerini geçti. Bu açık ki faili AKP Hükümetinden DAİŞ’e kaydırma çabası...

Bu saldırı ile amaç kampı DAİŞ ve Heşdi Şabi güçlerinin saldırısına açık hale getirmek mi?

Kanaatimce değil!

Çok daha kapsamlı bir planın parçası.

PKK’nin gelişen inisiyatif ve etki alanını daraltma çabası da denilebilir.

Saldırı bununla kalır mı?

Hiç sanmıyorum.

Daha büyük saldırılar gelişebilir.

Rusya ile Türk hükümetinin yeni füze anlaşmaları benzer saldırıların daha da çoğalacağının işaretlerini veriyor.



1339
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: