Ortadoğu labirenti ve Kürtler

serhatbucak46@hotmail.de | 06 Aralık 2017 Çarşamba

YUSUF SERHAT FAİK

Ortadoğu labirentinde Kürtler 2003 sonrasında bugünleri düşünmeden yan gelip yattılar. Kürtler (Güneyli Kürtler özellikle) balık hafızalı idiler. ABD’nin 1975 yılında kendilerini Arap ve Fars sömürgeciliği karşısında yalnız bıraktıklarını çabuk unuttular. İdeolojileri 1970 sonrasında kendi öz güçlerine değil, yabancıya dayanarak ayakta durmak esasına dayanıyordu. M.Mıstefa’nın ABD’de bir otel odasında yaşama gözlerini yumduğunu unutmuşlardı. ABD’nin kendilerini jeostratejik ve taktik gereği Irak’ın tamamen İran’ın hakimiyetine girmemesi için bir gün yalnız bırakacaklarını tahmin edemiyorlardı. ABD sırtını TC’ye yaslayan, Rusya ile petrol anlaşması yapan Güney yönetimini yalnız bırakacağını düşünemediler. Kaldı ki 2018 seçimlerinde Haydar Abadi’nin güçlenerek çıkmasının Irak’ın tamamen İran’ın denetimine girmesine mani olacağını hesap ederek adım atacaklarının hesabını yapamadılar. Ortadoğu labirenti meşakkatlıdır, kimin eli kimin cebinde belli değildir.

Rojava’da (G.Batı Kürdistan) ve yeni tanımı ile Kuzey Suriye’de seçimlerin ikinci etabı da tamamlandı. Rojava devrimi ilk önce kendi özgücüne dayanarak çiçek açtı. Rojavalılar toprakları için sonuna kadar direnmemiş olsalardı ne ABD ve müttefikleri ne de Rusya Federasyonu kendilerini kaale almazlardı. Hep birlikte yaşadık Miştanur tepesine Arîn Mirkan ve arkadaşlarının yaptığı fedai eylemine kadar ABD DAİŞ hedeflerini değil, boş alanları bombalıyordu. Miştanur tepesinin DAİŞ’ten alınmasından sonra ABD’nin DAİŞ mevzilerini bombalaması başladı. ABD’nin yeni stratejisine göre (Irak’ta verdiği zayiat sonrası) askerlerini Ortadoğu cehenneminde cepheye sürmesi söz konusu değildir. ABD’nin Ortadoğu’daki askeri varlığı sadece eğitim ve planlama alanındadır. Rojava devrimi kendi özgücüne dayandığı için ABD’den ağır silah yardımı ve hava desteği alması sorun değildir. ABD nasıl olsa arkamızdadır, arkamızda olduğu müddetçe bize bir şey olmaz mantığının esamesi Rojava devriminde yoktur. Kürtler herkesle düşmanlık yaptıkları gibi, herkesle dostlukta yapabilirler.

Ancak düşmanların günü geldiğinde dost, dostların da düşman olabilecekleri özellikle Ortadoğu labirentinde hiç unutumamalıdır. ABD’nin DAİŞ sonrası Ortadoğu politikasında net bir politikası yoktur. Musul’da Kürtlerle DAİŞ’e karşı birlikte mücadele ettikleri gibi Kerkük’te Kürtleri nasıl yalnız bıraktılarsa Rojava’da da Kürtleri yalnız bırakabilirler. Ancak Rojava’da Kürtler bunun tedbirini almışlardır sanırım. ABD’nin ağır silahlarını geri alabileceği söylentileri dolaşıyor. Rojavalılar kendilerine verilen silahları hiç bir zaman geri vermez. Mühimmattı verilmeyen ağır silahlar demir yığınıdır. ABD’den alınan ağır silahların demir yığını olmaması için bugünden gerekli tedbirler alınmalıdır. ABD’nin bugünkü TC yönetimi ile yaşadığı kriz apaçık ortadadır. Ancak TC’nin bir NATO üyesi olduğu, NATO’dan çıkışının da öyle kolay olmayacağıda bilinmelidir. Kaldı ki TC’nin Ortadoğu labirentinde bir dostu daha vardır: Rusya. Rusya ve ABD nasıl ki Cerablus, Bab ve İdlip’te TC ordusunun işgaline sessiz onay verdi ise TC’nin Rojava’nın diğer kantonlarına da müdahalesine sessiz kalabilir. TC ile Esad rejimi de Rojava’nın kazanımlarını imha etmek için anlaşabilirler. Dedik ya Ortadoğu labirentinde kimin eli kimin cebindedir belli değildir. Ortadoğu’da kalıcı dostluk yoktur, kalıcı düşmanlıkların olmadığı gibi. Kürtler geçmiş tarihlerinden ders aldıkları, birliklerini sağlayabildikleri oranda ayakta kalabileceklerdir. Şüphesizki öncelik öz güçtedir. Son kırk yıllık tarih böyle diyor.


KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:

* 5 Aralık 2015 tarihinde İleri Yurt gazetesi Yazı işleri müdürü, 49’lar ve DDKO davası sanığı, Kürt aydını Av.Canip Yıldırım aramızdan ayrıldı.

* Kurdolog, politikacı, yazar, Sorbonne Üniversitesi Kurdoloji bölümünün kurucusu ve hocası Apê Kamuran Bedixan 6 Aralık 1978 tarihinde Paris’te yaşamını yitirdi.

 * 8 Aralık 1966 tarihinde PKK esir aldığı altı askeri Türkiye’den gelen heyete yapılan protokol gereği teslim etti.

* 10 Aralık 1993’te, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabul gününde Özgür Gündem çalışanları gözaltına alındı. Aralarında daha sonra şehit düşen Gurbetelli Ersöz ve Mehmet Şenol da vardı. 

* 11 Aralık 1927’de Kürdistan’da Umumi Müfettişlik kuruldu. 

* 11 Aralık 1948’de Kürt şair Faîq Bêkes vefat etti 



501
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: