Almanya MİT’e göz mü yumuyor?

esonzamanci@gmail.com | 12 Ekim 2017 Perşembe

ELİF SONZAMANCI

Bir MİT davası daha sonuçlandı. MİT ajanı olduğu ortaya çıkan, Kürt siyasetçilere suikast planları deşifre olan Mehmet Fatih Sayan, iki yıl tecilli (şartlı tahliye) hapis cezasına çarptırıldı. 

15 Aralık 2016’dan bu yana tutuklu bulunan Sayan, ifadelerinde MİT adına çalıştığını itiraf etmiş, fakat mahkeme sürecinde söylediklerini inkar etmiş, değişik ifadeler vermişti. Gerekçeli kararda Sayan’ın profesyonel olmadığı belirtilirken, bilgilerinin bir sonuca yol açmadığı, Alman devleti için tehdit oluşturmadığı kaydedildi. Sayan 2 yıl boyunca her hafta imza vermeye gidecek. Dolayısıyla Almanya’da ikame etmeye devam edecek. 

Hatırlarsanız profesyonel olarak MİT çalışanı, aynı zamanda Erdoğan’ın danışmanı görevini de yapmış Muhammed Taha Gergerlioğlu davasında da sürpriz bir kararla dava kapatılmıştı. Muhammed Taha Gergerlioğlu ile Ahmet Yüksel ve Göksel Güler ‘Kürtler ve Êzîdîlerle’ ilgili bilgi toplama ve casusluk faaliyeti yürütme suçlamasıyla yargılanıyorlardı. 25 oturumda tamamlanması planlanan mahkeme süreci Merkel’in Türkiye ziyareti sonrası apar topar kapatılmış, Gergerlioğlu 70 bin, Ahmet Yüksel 5 bin Euro ödeme karşılığı, Göksel Güler ise sosyal bir kurumda 100 saat çalışması kararıyla serbest bırakılmıştı. Kararın ardından ise sınır dışı edildiler. Karar tartışma yaratsa da diğer gündemler arasında kaybolup gitmişti. Öyle ki, MİT’in Almanya’daki çalışmaları sadece bir kaç ajan faaliyetinden oluşmuyor. 

Yine Sayan’ın mahkeme süreci devam ederken, Mustafa Karataş adında bir MİT ajanının MİT görevlisi ile birebir telefon görüşmelerine ait yazılı metin Kürt Kurum temsilcileri tarafından basına dağıtılmıştı. Konuşmalar suikast planları açısından yeterince fikir veriyordu.  

Alman resmi makamlarınca MİT’e çalışan 6 bin kişinin varlığından bahsediliyor. Darbe sürecinin ardından ise çalışmalar hızla yükselen bir eğri ile devam ediyor. Zira Alman resmi makamlarına sunulan listeler hummalı bir istihbarat çalışmasının da ürünü ayrıca. Bu listelerden biri MİT Müsteşarı Hakan Fidan tarafından bizzat Alman makamlarına teslim edilmişti. Söz konusu listede şahıslara yönelik verilen bilgilerin normal bir faaliyetle elde edilemeceğinden hemfikir olan Alman makamları, diğer taraftan MİT’in son yıllarda inanılmaz artan faaliyetlerine göz yumuyor. 

Almanya, MİT’in istihbarat faaliyetlerinin sadece Gülencilerle sınırlı olmadığını, başta Kürtler olmak üzere bütün muhalif kesimler hakkında bilgi toplandığını da gayet iyi biliyor. Zira iki MİT çalışanının davasının sonuçlarına baktığımızda zaten bu argümanlar yeterince açık. Nitekim Federal Meclis Parlamento Kontrol Komitesi, MİT’in Almanya’da “inanılmaz gizli faaliyetleri” olduğu belirtmiş ve araştırma talep etmişti. Yine Alman Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkanı Hans-Georg Maassen MİT’in Almanya’daki faaliyetlerinde yasaların dışına çıktığını söylemişti. Öyle ki, casusluk faaliyetleri, soruşturmaları süren DİTİB’in imamlarından, okullardaki öğretmenlere kadar birçok alana yayılmış durumda. 

Gelelim tekrar Sayan davasına: Sayan davasında da, Gergerlioğlu davasında olduğu gibi karar en hafif cezalarla sonuçlandı. Sayan’ın topladığı bilgilerin Almanya için tehdit oluşturmadığına kanaat getiren Mahkeme, aynı zamanda Sayan’ın “profesyonel” olmadığına da karar verdi. Ayrıca toplanılan bilgilerin bir sonuca yol açmaması da Sayan için hafifletici neden olarak kabul gördü. Sayan’ın dolayısıyla, inkar etse de hesabındaki para, MİT görevlileri ile gerçekleştirdiği görüşmeler, bilgi toplamak amacıyla yaptığı görüşmeler es geçildi. 

Örneklerden de görüldüğü üzere MİT Almanya’da tahayyül edilenden çok daha sistemli çalışıyor. Zaman içerisinde açığa çıkan belgeler, bilgiler de bu veriyi kuvvetlendiriyor. Almanya ise verilen kararlarla bu ağın genişlemesine göz yumuyor. 



808
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: