‘Beyazlar giremez’ denilince...

selmaakkaya@hotmail.fr | 16 Haziran 2017 Cuma

SELMA AKKAYA

Fransa Gündemi


Fransa'da hava sıcaklıkları her geçen gün artıyor. Mevsim yaza dönerken sosyal aktiviteler parklara ve sokağa taşınıyor diğer taraftan her yıl düzenlenen rutin yaz festivallerinin hazırlıkları ise sonlanıp, katılımcılarını beklemeye koyuldu. Tüm bunlar içerisinde son dönemde gözle görülür yeni bir durum ortaya çıkıyor. Paris ve çevresindeki parklarda Afrikalı siyahiler oturdukları alanların etrafında "sadece siyahiler sohbet" yazılı küçük dövizler iliştiriyor. Diğer taraftan yazın yapılması beklenen Siyahi feministlerin 28-30 Temmuz tarihlerindeki festivali Paris Büyük Şehir Belediyesi tarafından "ırkçılık" gerekçesiyle yasaklandı!

Siyahiler ve ırkçılık denince insan şöyle bir "yanlış mı anladım" demekten kendini alıkoyamıyor. Yüzyıllardır ırkçılığa maruz kalmışların-ötekilerin ırkçılığı nasıl olur! Afrikalı feminist kadınlar bu yıl Paris 11. bölgesinde iki günlük bir festival düzenlemek istedi. İlgili valiliklere başvurduğunda festivale "beyaz" kadınların girişinin yasak olduğunu ifade etti. Fransız kadın örgütlerinin belediye ile kurduğu diplomasi sonucu festival alanı belediyeye ait olduğu için belediye rezervasyonu iptal edip ilgili valiliğe bildirdi. Buna tepki duyan Afrikalı kadın ve erkekler parklarda oturduğunda etraflarına dövizler koyup "sadece siyahiler olarak sohbet alanı" ibaresini kullanıyor.  

Peki siyahi kadınlar neden böyle bir karar almıştı: internet ortamında yaptıkları açıklamada; "Fransa'da kadın ve feminist olsanız dahi sırf rengimiz nedeniyle beyaz feminist kadın tarafından ayrımcılığa uğruyoruz. Bu anlamda kendimize bu alanlarda yer bulamıyoruz. Beyaz kadın feministlerin ırkçı tutumuna karşı geliştirdiğimiz bir refleks bu. Koyduğumuz yasak anında tepki buldu. Oysa biz bunu yüzyıllardır yaşıyoruz!" denildi. 

Siyahi kadınları bu sürece götüren, kendilerine uygulanan yöntemi tekrarlatan, ötekileştirilenin de ötekileştirdiği dönem nasıl işliyor: Fransa'da bilindik ve on yıllardır çalışma yürüten feminist oluşumlar mevcut. Yöneticilerine ve temel çalışanlarına baktığınızda katıksız Fransız kadınlardan oluşuyor. Hatta temel kadroları pek değişkenlik göstermiyor. Özellikle bu kadınların son 10 yıldır yürütmüş oldukları kampanya ve organize ettikleri eylemlerde yabancı kadınlara açıktan bir ayrımcılık uyguladığı açık. Başı kapalı kadınların eylemlere katılımını yasaklama ya da göçmen kadın örgütlerini eylemin görünür yüzü olmaktan uzaklaştırma vb tutumlar bir sistematik kazandığında Fransız bazı feminist oluşumlar ve göçmen kadın örgütlerinin bazıları bu duruma tepkilerini açıktan dile getirip alternatif eylemler ortaya koydu. Hatta Fransa'da 8 Martlar bu nedenle iki eylem şeklinde gerçekleşti. 

Afrikalı feministlerin aldığı karar elbet tartışmaya açık ama bu sonucu yaratan yine Fransız feminist oluşumlar oldu. Bu durumu değerlendirmek, onlarla bir iletişim kurmak, kadın örgütü olarak çözücü bir yerde durmak yerine belediye kanalıyla festivali yasaklatmanın kendisi de bir "ırkçılık" oysaki! 



669
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: