Köprüler yaptırdım gelip geçmeye

guleryildiz@gmail.com | 14 Haziran 2017 Çarşamba

GÜLER YILDIZ

Van’ın Çatak ilçesinde Kürüklü demir köprüsü kayyum tarafından sökülerek kaldırıldı. Kayyum kaymakam ve belediye başkan vekili Hacı Asım Akgül dermiş ki, “bu köprü PKK’liler istediği için yapılmış. Kürüklü Vadi’de eylem kararı aldıklarında bu köprüden geçerek eylem yapıyorlar. Şimdi bağlantılarını kopardık.”

Kulağa şaşırtıcı gelmeyen bu yıkım işini güvenlikten/tedbirden çok, bir korkunun gerekçesi sayabiliriz. Kayyum ölmekten, öldürülmekten korkuyor ve kendisine çıkan yolları bir bir yıkarak, bozarak rahatlıyor. Ve üstelik daha da vahimi bu korkunun kaynağının kimler olduğu... Gerilla mı gerçekten? 1989 yılından beri “özel güvenlik bölgesi” içinde kalıyormuş köprü. Kürdistan’ın daha bilmediğimiz birçok koyağı, vadisi, kanyonu gibi... Ve yine kulağa tuhaf gelecek ama 40 yıldır mücadele eden Kürt hareketine yeni mi lazım olmuş köprü, çünkü köprünün tarihi bir yıllık! Koçerler istemiş, yayla yolu için, Wan Belediye Eşbaşkanı Bekir Kaya’da yaptırtmış. Hikaye kısa ama bu.

Ahh, “köprüler yaptırdım gelip geçmeye...”

Oysa köprü, köprüdür. Yine de tanım istenirse, yine bir korku nedeniyle Türkiye’de erişim engeli olan sanal ansiklopedi Wikipedia’ya bakalım:

“Köprü, nehir ve vadi gibi geçilmesi güç bir engelin iki kıyısını bağlayan veya herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan veya trafik akımının, başka bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan yapı.”

Bir de “köprüleri atmak” deyimi vardır, geri dönmek, vazgeçmek olanağı bulunmayacak biçimde kesin davranış yapmak.”

Kayyum köprüyü yıkarak, köprüleri de atmış oldu bir bakıma.

Artık bu paronaya ile hayat arasında ruhsal köprüye ihtiyacı olur ki onu da tahtalar ya da metaller değil ancak psikiyatrlar halledebilir.

Köprü demişken...

Köprülerle ilgili en eski yazılı belge, Yunanlı tarihçi Herodotos’un sözünü ettiği M.Ö. VIII. Yüzyılda Babil’de, Fırat nehri üzerindeki köprüdür. Ama yine de bilinen ilk köprü Çinlilere ait. Avrupa’da ise ilk köprüler hep kilise adamlarınca yapılmış. Mimarlar mühendisler çok sonra girmiş devreye. 

Savaşların, işgallerin olmazsa olmazıdır köprüler. Köprü adını taşıyan onlarca film yapılmış ve bir dönemin en önemli başlangıç ya da bitiş noktası olarak tarihteki yerini almıştır köprüler. Şarkı, türkü ve hikayeleri anlatmıyorum bile. Mühim bir iş köprü kurmak. Doğaya inanan için hayatla anlaşmak çünkü. Doğayı yıkan içinse köprü, köprüdür işte.

Hem devlet kaynaklarında hem de tanıkların anlatımında her şey “köprü”nün yakılmasıyla başladı” denir, Dersim katliamı için.

"37 geldiği zaman bir köprü meselesinden geldi. İki ya da üç kişi köprüyü yaktılar. Cehaletten çoban mı yaktı, başkası mı yaktı bilemezsin yani... Belli değil, yani bilmezlikten yaktılar. Ondan sonra başladı. Olay büyüdü..." Bu tanıklar tarafından aktarılan...

"İlk olay, Pah bucağı ile Kahmut bucağını birbirine bağlayan Harçik deresi üzerindeki tahta köprünün 20/21 Mart 1937 gecesi Demenan ve Haydaranlılar tarafından yıkılması ve köprü ile Kahmut arasındaki telefon hattının tahrip edilmesiyle başladı." Bu da devlet ağzı...

On bini aşkın insanın vahşice katledilmesi bir köprünün yakılmasıyla mı başladı? 

Köprü bir kıvılcımdı. “Avusturya veliahtının öldürülmesi Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasında ne ölçüde etkense, köprünün yakılması da Dersim olaylarını başlatmada o ölçüde etkendi,” deniyor. Sonra Mustafa Kemal’in Seyit Rıza’nın idam edildiği günlerde Pertek’ten geçiş fotoğrafı... Mesele köprüyse Keban üzerinde Singeç köprüsü de önemli bir durak. Sin-Geç... Sindir ve geç... Seyit Rıza asılmış, Dersim sorunu bitmiştir. Devlet bitişi bir köprü açarak kutlamayı ihmal etmez. Başlangıcı ve bitişi “köprü”lü olan bir katliam... Kalanların çocuk ve torunlarının devletle gönülden köprü kuramamasında bu yakılan ve yapılan köprü metaforunun izi büyük.

Ve noktalayalım:

İngiltere'nin Trabzon Konsolosu, Dersim olaylarıyla ilgili olarak Ankara'daki Büyükelçiliği'ne gönderdiği son raporunu şu değerlendirmeyle sonuçlandırıyordu: "Artık söylenen şu: Türkiye'de Kürt sorunu bitmiştir."

Kayyum da hep topu bir yıllık köprüyle Van bölgesindeki Kürt sorununu bitirmiş. Kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz.



435
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: