Figen’le dayanışmak

14 Haziran 2017 Çarşamba

GÜLİZAR TURAL


Adı Deniz’di. Antep Araban’lıydı. Avrupa’da büyümüş, oradan katılmıştı özgürlük mücadelesine. “Güneş’in Sofrası’’ndan dört yıl beslenmişti. Bu dört yıl onun güzel özüne sayısız değerli hazine kattı. Babasının Haki Karer’le tanışıklığıydı onu önce Güneşin sofrasına, sonra Zağros’un asi zirvelerine taşıyan. Bir yoldaşının parmağı kanasa onun yüreği kanardı. Bir yoldaşının şahadetini duysa ekmek-sudan kesilir, dizlerinde derman kalmazdı. O kendi deyimiyle Kürdistanlı bir Türk’tü. “Anlamıyorlar bu Türkiyeli arkadaşlarım beni, onlar Türkiyeli Türkler, ben ise Kürdistanlı bir Türk’üm. Topraklarım için elbette Özgürlük Hareketinde savaşacağım. Türkiye devrimi için de yapmam gereken bu!” derdi. Kürdistanlı Türk Deniz, Çarçella zirvelerinde 11 Haziran 1999 günü Kürdistanlı çetelerin koordinesine destek verip aktif katıldıkları bir operasyonda teslim olmamak ve sağ ele geçmemek için; Hevi Haseki ve Reyhan Batman ile birlikte ortalarına aldıkları bir el bombasının pimini çektiler. Bir Keriyê Berfê’nin soğuğuna yaslanıp, birbirlerininkine karışan kanlarında ısındılar. 

“Yaşasın Halkların Kardeşliği!” sloganı, soyut bir ifade değildir bu topraklarda. Bir kan kardeşliğidir, onlarca yıldır yaratılan ve yaşatılan. Bu coğrafya, defalarca yaşamlarına tehdit oluşturan ortak tehlikeler karşısında omuz omuza savaşan halkların terini-kanını kardı birbirine. 

Bu hakikati iliklerine kadar hisseden, yaşayan ve dökülen bu kanlar uğruna Türkiyelileşmenin mücadelesini veren sembol isimlerden biri, Figen Yüksekdağ! Bu yüzdendir ki, en ağır ceza istemleri ile yargılanıyor ve hukuksal sınırlar zorlanarak HDP üyeliğinden atılıyor. Öylesine ırkçı ve şoven bir atmosfere boğulmuş ki Türkiye devleti, milyonlarca Türkün biatine tatmin olamıyor, bir Türkiyeli sosyalist devrimci kadının isyanında tahrik oluyor. Tek bir Türkün Türkiyelileşme amacına yüzünü dönmesini, halkların kardeşliği ve demokratik barışçıl birliği projesiyle tanışmasını istemiyor. Şovenizme, kan dökmeye endeksli yüz yıllık oyunlarını bozacak en güçlü anahtar bu proje çünkü. 

Özgürlük Hareketi, 40 yılı aşkın mücadelesiyle, Türkiye devrim dinamiklerini de hep canlı tuttu. Ancak bu dinamiklerin örgütlü ve bilinçli halk hareketlerine dönüşmemesi ve sistem karşıtı özgürlükçü Kürt hareketi ile buluşmaması için Türkiye devleti, onlarca yıldır, en çirkin, kirli özel savaş yöntemlerini devrede tuttu, tutuyor. Figen Yüksekdağ, tüm bu yöntemlere rağmen kendi renginde ayakta kalabilen, direngen ve kararlı bir mücadeleci olduğu için HDP ile çalıştığından beri daha fazla hedef alınıyor bu yüzden.  

Şimdi tüm Türkiyeli kadınların, feminist, sosyalist, İslami ayrımı yapmadan Figen Yüksedağ ile üst düzeyde bir dayanışma ve diyalog içinde olmasının zamanı. Sosyalist kadınların başlattığı kampanya bu açıdan anlamlı! Temmuz ayında gerçekleşecek mahkemesine katılmaktan tutalım, onunla mektuplaşmaya kadar bu kampanyaya kadınlar en üst düzeyde sahip çıkacaktır. Ancak bana göre Figen’le dayanışmanın en anlamlı ve etkili yolu, Türkiyelileşme, Türkiye ve Kürdistan’ın demokratik devrimini gerçekleştirme projesinde aktif yer almak ve mücadele etmektir. Figen, son derece olgun, mütevazı ve bilinçli tavırları ile her zaman nerede olacağını ve nasıl davranacağını bildi. Öz savunma direnişinin en önünde yer aldı çünkü faşizme karşı direnildiğinin farkındalığına sahipti. Onunla dayanışmak isteyen ve ona uygulanan tecridi kırmak isteyen biz kadınların, yapması gereken demokrasi, onurlu barış ve özgür yaşam direnişinin mevzilerini çoğaltmaktır. Yöntemlerini, araçlarını, militanlığını ve yollarını zenginleştirip güçlendirmektir. Faşizmi kırmamızın ve nihai yenilgiye uğratmamızın yol haritalarını sürekli tartışıp, kararlaştırmak ve uygulamaktır. 

Figen, Türkiyeli halkların barış ve demokrasi, özgürlük taleplerini gür kadın sesiyle, bilinçlice haykıran cesaretti. Onun cesaretini kuşandığımızda ona yönelik tüm hukuksuzlukların ve tecridin kapılarını kırmış olacağız. HDP İstanbul Kongresini “Lice-Taksim köprüsü ile kazanacağız” diyerek selamlayan Figen’e ve onunla dayanışmak için kesintisiz direnen tüm Türkiyeli kadınlara sevgilerimle…



781
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: