Erdoğan tank ihalesine giriyor

hevaltaha@riseup.net | 13 Haziran 2017 Salı

HEVAL TAHA

Geçtiğimiz haftanın yoğun gündemi içerisinde bir „ekonomi“ haberi oldukça dikkat çekiciydi. Habere göre Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM) uygun bulmadığı için Koç Grubu’nun „yerli ve milli tank Altay“ için verdiği teklifi reddettiğini açıklamıştı. Haberde tank yapımı için yeniden ihaleye çıkılacağı vurgulanıyordu.

Oysa 2007’de bu projeye davet edilen Koç Holding’in Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Otokar Yönetim Kurulu Başkanı Ali Koç, geçen yıl MÜSİAD tarafından düzenlenen bir fuarda Altay tankının prototipini bitirdiklerini açıklamıştı. Koç ilk sipariş olan 250 tankı üretmeye de hazır olduklarını söylüyordu. Muhtemeldir ki zaman içerisinde bu gelinen aşama konusunda ilgili müsteşarlığı da bilgilendiriyorlardı. Zira söz konusu ihalenin milyar dolarlara varan bedeli de bu bilgilendirmeyi zorunlu kılıyordur. Yani müsteşarlık projenin gelişimi hakkında bilgi sahibi olmalı.

Oysa Savunma Sanayi Müsteşarlığı geçen hafta Koç’un sunduğu projenin „uygun bulunmadığını“ belirterek tank projesi için yeniden ihaleye gidileceğini duyurdu. Bu hali ile sıradan bir ekonomi haberi gibi görünse de böylesi bir kararın kimleri ilgilendirdiğine bakınca ortaya bambaşka bir tablo çıkıyor. Burada da devreye AKP’nin Tayyip Erdoğan kontenjanından MKYK üyesi Ethem Sancak giriyor. 

Sancak’ın sahibi olduğu Akşam Gazetesi’nde 11 Haziran 2017 Pazar günü yer alan „Altay’da rekabet ihaleye taşınacak, BMC de hazır“ başlıklı haber konuya yeni bir boyut katıyor. Haberin içinde „Talibiz demişti“ ara başlığı ile yer alan bölüm şöyle: „BMC Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, daha önce Altay tankının seri üretimi ihalesine girmeye hazır ve projeye talip olduklarını belirtmişti. Sancak, konuya ilişkin şöyle demişti: „Çok ciddi planlarımız var. SSM Türkiye’nin güzide şirketlerinden birine 5 tane tank modeli ürettirdi. ALTAY tankı... SSM seri üretim için ihale açacak. Biz de ihaleye girmek için hazırız ve talibiz.“

Sancak’ın kendi gazetesi olması hasebi ile Akşam’da yer alan haber dikkate alınması gereken bir haber. Ancak haberde Sancak’ın bu açıklamayı nerede ve özellikle de ne zaman yaptığı yer almıyor. Haberin ara başlığına bakılacak olursa Sancak’ın bu açıklamayı SSM’nin Koç Grubu’nun teklifini reddetmesinden önce yaptığını ve SSM’nin tank ihalesi açacağını önceden bildiğini öğreniyoruz. Nitekim Sancak da tank projesi konusunda çalışmalarını çoktan başlattıklarını bu konuda „planları“ olduğunu söylüyor. 

AKP MKYK üyesi ve Erdoğan’ın oluşturduğu havuz sermayesinin başında yer alan Sancak’ın Erdoğan’ın kirli para trafiğini yöneten küçük ortaklarından biri olduğu bir sır değil. 17-25 Aralık sürecinde deşifre olan telefon görüşmelerinde Sancak havuz sermayesi oluşturulması konusunda bizzat Erdoğan tarafından görevlendirildiğini açık seçik ifade ediyordu. 

Havuz sermayesinin başına geçtikten sonra Erdoğan’ın talimatı ile basın sektörüne el atan Sancak, ilk olarak Kanal 24 ve Star Gazetesi’ni satın aldı. Ardından TMSF tarafından el konulan 360 televizyonu, Akşam ve Güneş gazetelerini girdiği „ihalelerle“ ele geçirdi. 

Yine TMSF tarafından el konulan BMC’nin satış ihalesine „tek başına“ girerek ihaleyi „kazanan“ Sancak, TMSF’nin 985 milyon lira muhammen bedelle satışa çıkardığı BMC’yi 751 milyon liraya satın almayı „başardı“. Sancak böylesine büyük bir şirketi açık artırma amacı ile konan taban fiyatın da altına alarak cumhuriyet tarihinin en ciddi haksız kazançlarından birine imza attı.

Ayrıca Sancak bu ihale ile TSK’ya Kirpi, kamyon, belediyelere otobüs üreten BMC’yi, hazır siparişleri ve gelecekte kamu kuruluşlarına araç satma „garantisiyle“ satın aldı. Sancak bu ihale ile BMC’nin İzmir Bornova’da bulunan fabrikasının kurulu olduğu 220 dönüm arazinin de üzerine oturdu. 

Tüm servetini Erdoğan tarafından atandığı havuz sermayesi ile ele geçiren Sancak Grubu’nun en büyük ortağı Erdoğan’ın „başkanlık“ koltuğuna oturması bu gruba BMC üzerinden yeni ihalelerin de önünü açtı. İktidarını savaş politikaları üzerine inşa eden Erdoğan’ın savunma sanayi alanında da yatırımları olmaması düşünülemez. 

Koç Grubu’ndan alınan projenin bir süre sonra yapılacak göstermelik bir ihale ile Erdoğan’ın büyük ortağı olduğu Sancak Grubu’na bağlı BMC’ye verilmesi kimseleri şaşırtmayacaktır. Bir damadı da insansız hava araçları üreten bir silah üreticisi olduğu düşünüldüğünde Erdoğan ailesinin kandan beslendiğini söylemek de yersiz olmaz. 

Bu yüzden Erdoğan’ın Kürdistan’da giriştiği yıkım da Rojava’dan Güney Kürdistan’a oradan da Katar’a kadar uzanan askeri müdahale çabalarının bir yanıyla da kişisel servetini büyütme saldırganlığı olduğunu unutmamak gerekir.



1198
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: