Tanrıları anlamak!

16 Ağustos 2016 Salı

CENNET BİLEK

Başlangıçta kaos vardı! Böylece kaostan sonraki dünyada insanlar temel haklarına sahip çıkmış ve otorite karşısında az da olsa güç toplamıştır. Bunun böyle olması elbette kaostan korkmayan ve kaosun yaratıcılığına inanan bireylerin tarihte aldığı rolle ilgilidir. Tarihte bunun pek çok örneği mevcut. Ama ne yazık ki yüzyıllardır bizim üzerinde yaşadığımız topraklarda kaostan sonra otorite daha güçleniyor ve toplumsal ilişkilerin içindeki insanların temel hakları her seferinde daha çok çiğneniyor. Yani bizde kaostan sonra yeni insan doğmuyor. Tam tersi insan kıyamete, ölüme mahkûm ediliyor.

Ne yazık ki kaostan sonra hep aynı tarz çözümle yeni bir kaosun çekirdeği oluşturuluyor. Bu çekirdek bu toplumun iliğini kurutan cemaat anlayışıdır. Çünkü her kaos farklı bir cemaatin otoriter olmasını sağlıyor. Böylece kaos sadece cemaat olmaya hevesli hasta toplumların işine yarıyor.

Başlangıçtan günümüze kaosla yaşıyoruz. Sanki evrenin ve dünyanın yaratılışı tamamlanmamış gibi savaşıyoruz. Tanrılar ve insanların savaşı devam ediyor. Tanrılar olanca güçlerini ortaya koyarak konuşmaya devam ediyor! Şimdilik çok güçlüler ve bu güç onlara sınırsız hatta kendilerini bile şaşırtacak kadar güç veriyor. Ama biliyoruz ki Tanrılar her ne kadar ölümsüz olsalar da saltanatları gün gelip çöküyor. 

Tanrıların çıkardığı bütün savaşlarda Tanrıların çocukları ve yakınları da ölmüştür. Tanrıların da gözyaşı vardır ama hiçbir zaman bizim gibi gözyaşı dökmediler sevdiklerinin ardından. Çünkü Tanrılar, yarattıkları insanlara karşı hiçbir zaman adil olamadılar.

Tanrıların ve insanların savaşı acımasızca devam ederken psikolojik savaş iyi işliyor. Saldırılar hız kesmeden devam ediyor. Genellikle Türkiye’de televizyon haberlerini dinlerken şaşkınlığa uğruyor insan. Fantastik ve saçma sapan, yalan haberlerle izleyenleri uyuttuklarını sanıyorlar. Oysa korkunç bir baskının altında gizlenmiş derin bir sessizlik var. Bu baskıyı ve sessizliği, sinmişliği hiçbir şey örtemiyor. Doğal olarak her türlü habere kuşkuyla yaklaşıyoruz.

Tanrılar, halkla içli dışlı yaşamayı bir türlü gerçekleştiremediler. Yüzyıllardır süren uyumsuzluklar, savaşlar devam ediyor. İstenilen değişim, dönüşüm gerçekleştirilemiyor. Ayaklanmalar bastırılıyor, endişeler, ihtiyaçlar görmezden geliniyor. 

Merak ediyoruz; 

HDP neden muhatap alınmıyor?

HDP binaları neden basılıyor?

Hız kesmeyen asker ve sivil ölümleri ne zaman son bulacak?

İnsanların şusun busun diye damgalanıp gözaltına alınması ne zaman son bulacak?

Ben inanıyorum ki Tanrılar bu soruları kendilerine defalarca sormuşlardır. Öyleyse Türkiye’nin en önemli sorunu olan bu konuları çözmek zor olmasa gerek! Adeta bir ateş üstünde yaşayan insanların sabrının kalmadığını da bilmeleri gerekiyor.

 Sevgiye, barışa ve huzura susayan insanların bu kaostan kurtulup üretime geçmeleri Tanrıların hayrınadır. Yoksa başkalarına uyguladıkları zulme yarın kendileri maruz kalacaktır. Yarın sizlere zulmedenlere başkaları gelip zulmedecektir. Unutmayın ki bu kısır döngünün sadece tek bir çıkış noktası vardır. O da kaostan yaratıcılığı öğrenmek, kendini tanıma cesareti ve aklını herhangi bir cemaatin vesayetine bırakmamak olacaktır.



3594
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: