13:07

Meşale Tolu ve 5 kişiye tahliye

12:07

Erdoğan'ın talebiyle: Carlos Latuff'un karikatürlerine erişim engeli kararı

12:36

Batı Şeria'da bir kadın: Çatışmaya siper oldu

11:32

Kemal Bülbül serbest bırakıldı

11:58

YPG 8 şehidin kimliklerini açıkladı

11:38

Dünya Türkiye'ye uçmayı bıraktı!

Af Örgütü’nden Türkiye’ye çağrı

Uluslararası Af Örgütü Türkiye'de tutukluluklarının yüzüncü gününe girilen insan hakları savunucularının serbest bırakılmaları çağrısında bulundu.

12 Ekim 2017 Perşembe 14:21
Af Örgütü tarafından yapılan açıklamada haksız bir şekilde tutuklanan 11 aktivistin koşulsuz bir şekilde derhal serbest bırakılmaları istendi.

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direktörü İdil Eser ve Alman vatandaşı Peter Steudtner de dahil 10 kişi 5 Temmuz'da İstanbul Büyükada'da düzenlenen bir seminer sırasında gözaltına alınmış, daha sonra ise tutuklanmıştı. Örgütün Türkiye Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Taner Kılıç ise bu olaydan bir ay önce tutuklanmıştı.

Geçen hafta açıklanan iddianameye göre insan hakları savunucularının "Örgüte yardım etmek" ve "Örgüt üyesi olmak" iddiasıyla 15'er yıla kadar hapsi isteniyor. Uluslararası Af Örgütü, bu iddiaları "saçma ve uydurma" olduğunu belirtti.

Örgütün Avrupa Direktörü John Dalhuisen yaptığı açıklamada, "100 gün önce meslektaşlarımız insan haklarını savundukları için hapsedildiler. Her geçen gün, darbe sonrası uygulanan baskılar Türkiye'deki adalet sisteminin kusurlarını daha da ortaya çıkarıyor" ifadesini kullandı. Dalhuisen, iddianamenin en ufak bir incelemeye dayanmayan yalan ve imalardan oluştuğunu, kendine saygısı olan hiçbir mahkemede yeri olmadığını ifade etti.

İnsan hakları savunucularını tutuklamanın muhalefete müsamaha gösterilmeyeceği mesajı vermeyi amaçladığını belirten Dalhuisen, ancak İdil Eser ve arkadaşlarının cesaretinin daha aydınlık bir mesaj verdiğini, eleştirel seslerin susturulamayacağını ifade etti.

Uluslararası Af Örgütü'nün açıklamasında üç aylık bir soruşturmanın ardından savcılığın iddia ettiği 'fantastik' suçlamalarıyla ilgili hiçbir delil bulunmadığı da belirtildi. Göz yaşartıcı gaz kullanımıyla ilgili veya açlık grevindeki eğitimcilerin serbest bırakılması çağrısı gibi sıradan insan hakları faaliyetlerinin terörizmle bağdaştırılmasının tuhaf olduğu kaydedildi.


232

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA