08:50

Dengir Fırat: Çürüme başladı, Erdoğan kokuyu aldı

08:28

75 yıldır Sur'da yaşayan Kevser Zengin: Başka yerde yaşayamam

08:36

Şehit Sakine Minbic’te son yolculuğuna uğurlandı

08:21

Dağlarına aşık şehir direnişçisi

08:35

'İdlib'e el koymak istiyorlar'

07:58

Öcalan’a Özgürlük Nöbeti 269’uncu haftasında

HDK: Adalet için herkesi sokağa çağırıyoruz!

HDK: Adalet için herkesi sokağa çağırıyoruz!

19 Haziran 2017 Pazartesi 12:09

“Adalet” talebi ile Ankara'dan İstanbul'a yapılan yürüyüşe katılım çağrısı yapan HDK Yürütme Kurulu, "Yürüyüş güzergahı üzerindeki yerel meclislerimizi, bileşenlerimizi ve tüm toplumsal kesimleri, uygun buldukları yol ve yöntemlerle adalet talebini açıklamaya, sokağa davet ediyoruz" dedi.

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Yürütme Kurulu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından başlatılan "Adalet Yürüyüşü" için bugün yazılı bir açıklama yaptı. "Saray iktidarı 7 Haziran'la başlattığı süreci 15 Temmuz sonrası tüm muhalif kesimlerine yönelik bir karşı darbeye çevirdi" denilen açıklamada, "Darbeden darbe çıkarıldı. Doğrudan Saraya bağlı bir yargı mekanizması oluşturuldu. Saray yargısı eliyle her türlü eleştiri, mizah, düşünceyi ifade hakkı yasaklandı, gazeteciler ve basın hedef haline getirildi. İlerici basının kapısına kilit vuruldu" ifadeleri kullanıldı.

'MÜCADELE OLMADAN GELECEĞE GÜVENME BAKAMAYIZ'

HDP eş başkanlarının, milletvekillerinin, belediye eş başkanlarının tutuklanarak cezaevine konulduğunun hatırlatıldığı açıklamada, şunlar da kaydedildi:

"Binlerce HDP il, ilçe yöneticileri ve üyeleri hukuki dayanağı olmaksızın tutuklandı. Onlarca yıl hapse mahkum edildi. İnsanlar diri diri yakıldı, evleri yıkılarak talan edildi. Önce adalet sarayları yapıldı, sonra Saray'ın adaletine bağlandı. Saraya biat etmeyen herkes yargı eliyle ve polis marifetiyle susturulmaya çalışılıyor. OHAL ve KHK'lar ile on binlerce insan işlerinden, haklarından mahrum edildi. Halklarımızın adalet ve eşitlik talebi hiç bu kadar yakıcı hale gelmemişti. Gelinen noktada kimsenin güveni, güvencesi kalmamıştır. Demokrasi ve adalet için mücadele olmadan geleceğimize güvenle bakamayız."

'ADALET YÜRÜYÜŞÜ MEŞRUDUR'

Kılıçdaroğlu'nun 'adalet' talebi ile Ankara'dan İstanbul'a bir yürüyüş başlattığının ifade edildiği açıklamada, "Siyasi mekanizmaların ve hukukun bu denli deforme edildiği koşullarda hiçbir siyasi irade bunun olumsuz sonuçlarından azade olamazdı. Kılıçdaroğlu'nun Bahçeli'ye söylediği 'Adalet bir gün sana da lazım olacak' sözü bu anlamıyla ironiktir. Saray'ın CHP'nin sürdürdüğü yürüyüşün yasa dışı olduğu gerekçesiyle güdümündeki yargı ile tehdit etmektedir. Adalet yürüyüşü meşrudur. Meşru olmayan sokağa çıkmak değil, gayrimeşru olarak her türlü yetkiyi ve gücü ele geçirmiş olmaktır" denildi.

'TALEBİMİZİ SOKAĞA TAŞIRALIM'

Tüm muhaliflerin mücadelesini kendi mücadelesi kabul eden Halkların Demokratik Kongresi'nin bu mücadeleyi de desteklediğini, bileşenlerini ve tüm demokrasi güçlerini bu eylemi büyütmeye davet etiğinin aktarıldığı açıklamada, şunlar ifade edildi:

"Demokratik ilkelere bağlılık konusunda iyi bir sınav vermemiş olsa da CHP'nin sokağa çıkması demokrasi güçleri bakımından hayırlı sonuçlara vesiledir. Halkların Demokratik Kongresi, talebin ve eylemin toplumsal kesimlere yayılması, büyütülmesi tarzında olması gerektiğine inanmaktadır. Bir güzergahta değil birden çok güzergahta, bir parkta değil birden çok alanda, bir kesimin değil tüm ezilen kesimlerin öz taleplerini yüksek sesle sokakta dile getirmesiyle adalet talebi doğru şekilde dillendirilmiş olur. Elbette adalet talebi gerçek sahiplerince toplumun mağdur edilmiş tüm kesimlerince savunulduğunda; dar siyasi hedeflerden çıkartılıp toplumsal taleplere dönüştürülebildiğinde, sınırlı eylemlerden geniş toplumsal hareketlere ve öz örgütlenmelere sıçratılabildiğinde demokrasiye hizmet etmiş olacaktır. HDK Yürütme Kurulu güzergah üzerindeki yerel meclislerini, bileşenlerini ve tüm toplumsal kesimleri kendi uygun buldukları yol ve yöntemlerle adalet talebini açıklamaya, sokağa taşırmaya davet etmektedir."


ANF


463

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA